AVUKATLIK VE HUKUKİ DANIŞMANLIK[email protected]0258 257 57 07

Ceza Hukuku

CMK Madde 109 Kapsamında Adlî Kontrol Tedbiri ve Şartları

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 109. maddesi, şüpheli veya sanıklar hakkında uygulanabilecek adlî kontrol tedbirlerini ve bu tedbirlerin yasal şartlarını düzenlemektedir. Bu makalede adlî kontrol yükümlülükleri, mahsup durumları ve özel kanuni haller detaylandırılmaktadır.

Makale28 Ekim 20263 dakika okumaKoçArslan Yayınları

Adlî Kontrol Kararının Verilmesi ve Genel Şartları

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 109. maddesinin birinci fıkrasına göre, bir suç sebebiyle yürütülen soruşturmada, 100 üncü maddede belirtilen tutuklama sebeplerinin varlığı halinde, şüphelinin tutuklanması yerine adlî kontrol altına alınmasına karar verilebilir. İkinci fıkra uyarınca, kanunda tutuklama yasağı öngörülen hallerde de adlî kontrole ilişkin hükümler uygulanabilir. Kanunlarda öngörülen tutukluluk sürelerinin dolması nedeniyle salıverilenler hakkında da adlî kontrole ilişkin hükümlerin uygulanması mümkündür. Varsayımsal örnek: Soruşturma aşamasında tutuklama sebeplerinin varlığı tespit edilen bir şüpheli hakkında hakim tarafından tutuklama tedbiri yerine adlî kontrol tedbirine karar verilebilir; bu durum şüphelinin kesin olarak suçlu olduğu veya beraat edeceği anlamına gelmez.

Adlî Kontrol Yükümlülük Türleri ve Düzenlemeler

Adlî kontrol, şüphelinin kanunda gösterilen bir veya birden fazla yükümlülüğe tabi tutulmasını içerir. Bu yükümlülükler arasında yurt dışına çıkamamak, hâkim tarafından belirlenen yerlere belirtilen süreler içinde düzenli olarak başvurmak, hâkimin belirttiği merci veya kişilerin çağrılarına ve gerektiğinde meslekî uğraşlarına ilişkin veya eğitime devam konularındaki kontrol tedbirlerine uymak yer alır. Ayrıca her türlü taşıtları veya bunlardan bazılarını kullanamamak ve gerektiğinde kaleme sürücü belgesini teslim etmek, uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak amacıyla hastaneye yatmak dahil tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olmak, belirlenen güvence miktarını yatırmak, silâh bulunduramamak veya taşıyamamak, suç mağdurunun haklarını güvence altına almak üzere aynî veya kişisel güvence vermek, aile yükümlülüklerini yerine getirmek ve nafaka ödemek, konutunu terk etmemek, belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek veya belirlenen yer ya da bölgelere gitmemek şeklinde tedbirler uygulanabilir. Hâkim veya Cumhuriyet savcısı, taşıt kullanmama yükümlülüğünün uygulamasında şüphelinin meslekî uğraşılarında araç kullanmasına sürekli veya geçici olarak izin verebilir.

Özel Hal Kapsamında Adlî Kontrol Tedbiri

Maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremediği 5275 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca tespit edilen şüpheli ile gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçmemiş bulunan kadın şüphelinin tutuklanması yerine adlî kontrol altına alınmasına karar verilebilir. Hakkında mahkûmiyet hükmü verilmiş ve bu hükümle ilgili olarak istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulmuş olması hâlinde, UYAP kayıtlarını incelemek suretiyle hükmü veren ilk derece mahkemesi de adlî kontrol kararı verebilir.

Adlî Kontrol Sürelerinin Cezadan Mahsubu Hükümleri

Genel kural olarak adlî kontrol altında geçen süre, şahsî hürriyeti sınırlama sebebi sayılarak cezadan mahsup edilemez. Ancak bu hüküm, üçüncü fıkranın (e) bendinde belirtilen bağımlılıktan arınma amacıyla tedavi veya muayene tedbirleri ile (j) bendinde belirtilen konutunu terk etmemek hallerinde uygulanmaz. Kanundaki özel düzenleme uyarınca, (j) bendinde belirtilen konutunu terk etmemek yükümlülüğü altında geçen her iki gün, cezanın mahsubunda bir gün olarak dikkate alınır.

Sık sorulan sorular

Konutunu terk etmemek adlî kontrol yükümlülüğü cezadan nasıl mahsup edilir?

CMK Madde 109 fıkra 6 uyarınca, konutunu terk etmemek yükümlülüğü altında geçen her iki gün, cezanın mahsubunda bir gün olarak dikkate alınır.

Tutukluluk süresi dolan kişiler hakkında adlî kontrol kararı verilebilir mi?

Evet, CMK Madde 109 fıkra 7 gereğince kanunlarda öngörülen tutukluluk sürelerinin dolması nedeniyle salıverilenler hakkında adlî kontrole ilişkin hükümler uygulanabilir.

Resmî kaynaklar

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirme gerekir.

İLETİŞİM

Bir görüşmeyle
başlayalım.

Hukuki meselenizi birlikte değerlendirmek için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Bize ulaşın