Karar künyesi
- MAHKEME / DAİRE
- Danıştay 6. Daire
- ESAS NUMARASI
- 2021/376
- KARAR NUMARASI
- 2021/4400
- KARAR TARİHİ
- 24.03.2021
Karar incelemesi
Uyuşmazlık ve istem
Davacı dernek, Mersin ilinde yapılması planlanan Kültür Balıkçılığı (2-B nolu tesis) Projesi kapsamında verilen 22.04.2019 tarihli Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek iptalini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, temin edilen bilirkişi raporunu esas alarak ÇED raporunun mevzuatta öngörülen şartları taşıdığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Uyuşmazlık, projeye ilişkin ÇED raporunun mevzuata ve çevresel hassasiyet kriterlerine uygun olup olmadığının, mahkemece kurulan bilirkişi heyeti tarafından yeterli ve gerekli uzmanlık disiplinleriyle incelenip incelenmediğinin belirlenmesinde toplanmaktadır.
Mahkemenin gerekçesi
Danıştay 6. Dairesi tarafından yapılan temyiz incelemesinde, ilgili mevzuat uyarınca sit alanlarında ve sit alanlarına kıyısı bulunan koylarda su ürünleri üretim ve yetiştirme tesisi yapılamayacağının kurala bağlandığı vurgulanmıştır. Yargılama sürecinde alınan bilirkişi raporunda, dava konusu proje alanının sit alanlarına kıyısı olduğu ve Denizlerde Balık Çiftliklerinin Kurulamayacağı Hassas Alan Niteliğindeki Kapalı Koy ve Körfez Alanlarının Belirlenmesine İlişkin Tebliğ hükümlerinde yer alan parametreleri karşıladığı yönünde tespitler bulunduğu belirtilmiştir. Buna karşın, dava konusu alanın coğrafi yapısının, sit alanlarına olan kıyı ilişkisinin ve hassas alan kriterlerinin eksiksiz bir teknik değerlendirmeye tabi tutulabilmesi için bilirkişi heyetinde coğrafya ve harita mühendisliği uzmanlarının yer alması gerektiği ifade edilmiştir. İlk derece mahkemesince oluşturulan heyette bu uzmanlık dallarından üyelere yer verilmediği anlaşıldığından, eksik incelemeye dayanan bilirkişi raporu esas alınarak verilen davanın reddi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Kararın açıkladığı hukuki ayrım
Çevresel Etki Değerlendirmesi raporlarının yargısal denetiminde, projenin uygulanacağı alanın hukuki ve coğrafi statüsü ile çevreye olabilecek etkileri multidisipliner bir yaklaşımla incelenmelidir. Özellikle denizel alanlarda ve kıyı şeritlerinde kurulan su ürünleri yetiştiriciliği tesislerinde, sit alanlarına kıyısı bulunan yerler ile kapalı koy ve körfezlerin hassas alan niteliklerinin saptanması; coğrafya ve harita mühendisliği gibi teknik uzmanlık alanlarını zorunlu kılmaktadır. Bilirkişi heyetinin projenin niteliğine ve somut uyuşmazlığın gerektirdiği uzmanlık dallarına uygun olarak teşekkül ettirilmemesi, alınan raporu ve buna dayalı verilen kararları usul ve esasa aykırı hale getirmektedir.
Kararın sonucu
Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesine uygun bulunan temyiz istemlerinin kabulü ile İdare Mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararının bozulmasına oybirliğiyle karar verilmiştir. Dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere anılan Mahkemeye gönderilmesine, kullanılmayan yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacı yanında müdahil olan idareye iadesine ve 2577 sayılı Kanun'un 20/A-2-(i) maddesi uyarınca karar düzeltme yolunun kapalı olduğu hususunun duyurulmasına hükmedilmiştir.
Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA
Bu yayın, 24.03.2021 tarihli kararın kaynak metnine dayanan bir incelemedir. Kararın kesinleştiği veya aynı sonucun başka uyuşmazlıklarda uygulanacağı varsayılmamıştır. Güncel mevzuat ve somut olay ayrıca değerlendirilmelidir.
