AVUKATLIK VE HUKUKİ DANIŞMANLIK[email protected]0258 257 57 07

Yargıtay Kararları

Hukuk Genel Kurulu: Mal Rejimi Sona Ermeden Yapılan Feragat Kesin Hüküm Teşkil Etmez ve Ekonomik Baskı Altındaki Beyan Geçersizdir

Karar23 Ekim 20262 dakika okumaKoçArslan Yayınları

Karar künyesi

MAHKEME / DAİRE
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
ESAS NUMARASI
2025/401
KARAR NUMARASI
2026/364
KARAR TARİHİ
10.06.2026

Karar incelemesi

Uyuşmazlık ve istem

Davacı, evlilik birliği içerisinde edinilen taşınmazlar, banka mevduatları ve bir adet araç üzerindeki mal rejiminden kaynaklı katılma alacağının tahsilini talep etmiştir. Davalı taraf ise daha önce açılan bir davada bu haklardan feragat edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Temel uyuşmazlık, boşanma davası sürerken yapılan feragatin kesin hüküm teşkil edip etmediği ve davacının ekonomik baskı altında verdiği beyanın geçerliliğidir.

Mahkemenin gerekçesi

Mahkeme, mal rejiminin tasfiyesi davasının açılabilmesi için öncelikle eşler arasındaki mal rejiminin sona ermiş olması gerektiğini vurgulamıştır. Türk Medeni Kanunu uyarınca boşanma davasının açılmasıyla mal rejimi sona erse de, tasfiyeye karar verilebilmesi için boşanma hükmünün kesinleşmesi şarttır. Somut olayda, feragat beyanının verildiği tarihte henüz boşanma kesinleşmediğinden, mal rejiminin tasfiyesi davası yönünden 'görülebilirlik ön koşulu' oluşmamıştır. Bu hukuki eksiklik nedeniyle, usulüne uygun bir davanın varlığından söz edilemeyeceği için yapılan feragat de sonraki dava bakımından kesin hüküm teşkil etmez. Ayrıca davacının, çocuklarının eğitim masrafları konusunda davalıya bağımlı olması ve bu süreçte maruz kaldığı ekonomik baskı, feragat iradesinin sakatlandığını göstermektedir.

Kararın açıkladığı hukuki ayrım

Davadan feragat, haktan tamamen vazgeçme sonucunu doğuran ve kesin hükmün sonuçlarını hasıl eden tek taraflı bir usul işlemidir. Bu nedenle feragat beyanının hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde açık, net, kesin ve koşulsuz olması zorunludur. Mal rejiminin tasfiyesi gibi, hakkın doğumunun belirli bir hukuki şartın (boşanmanın kesinleşmesi) gerçekleşmesine bağlı olduğu durumlarda, bu şart gerçekleşmeden yapılan irade açıklamaları 'hakkın özünden vazgeçme' niteliği taşımaz. Özellikle ekonomik olarak güçsüz durumda olan eşin, temel ihtiyaçlar üzerinden baskı altına alınarak verdiği beyanlar, özgür irade ürünü kabul edilemez.

Kararın sonucu

Hukuk Genel Kurulu, Özel Dairenin bozma gerekçelerini yerinde bularak yerel mahkemenin direnme kararının bozulmasına karar vermiştir. Mahkemece, feragat beyanının geçersizliği ve kesin hüküm teşkil etmediği gözetilerek, araç ve diğer malvarlığı unsurları yönünden katılma alacağı hesaplaması yapılması gerektiği belirtilmiştir.

Direnme kararının 1 numaralı uyuşmazlık yönünden yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesi gereğince oy birliği ile BOZULMASINA (VI. D. 2. a.), Direnme kararının 2 numaralı uyuşmazlık yönünden de Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesi gereğince oy birliği ile BOZULMASINA

Bu yayın, 10.06.2026 tarihli kararın kaynak metnine dayanan bir incelemedir. Kararın kesinleştiği veya aynı sonucun başka uyuşmazlıklarda uygulanacağı varsayılmamıştır. Güncel mevzuat ve somut olay ayrıca değerlendirilmelidir.

Kararın kaynağını aç ↗

İLETİŞİM

Bir görüşmeyle
başlayalım.

Hukuki meselenizi birlikte değerlendirmek için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Bize ulaşın