Yargıtay Kararları
Yargıtay, elektrik hırsızlığı suçundan verilen mahkumiyet kararını, cezanın tür ve süresine bağlı olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının değerlendirilmesi gerekliliği nedeniyle bozmuştur.
Anayasa ve Bireysel Başvuru
Düşünce ve ifade özgürlüğü, temel insan hakları arasında önemli bir yer tutar. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 26. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. maddesi bu özgürlüğü güvence altına alır. Ancak pratikte, bu hakkın korunması ve ihlal edilmesi durumlarında bireylerin başvurabileceği yasal mekanizmalar vardır.
Danıştay Kararları
Danıştay, alkollü içki satış ruhsatının verilmesine yönelik başvurunun, genel güvenlik ve asayiş yönünden olumsuz görüşler gerekçe gösterilerek reddedilmesine dair İdare Mahkemesi kararını onayladı. Davalı idarenin temyiz istemi ise usul ve yasaya uygun bulunarak reddedildi.
Yargıtay Kararları
Yargıtay, hırsızlık malı almak suçundan mahkum edilen sanığın hukuki durumunu yeniden değerlendirmesi gerektiğine ve yerel mahkeme kararının hükmünün bozulmasına karar vermiştir.
Danıştay Kararları
Davacının genel kadın olarak tescil edilmesi talebinin, bulaşıcı hastalıkların kuluçka dönemleri göz önünde bulundurularak zımnen reddedilmesiyle ilgili olarak, Danıştay İdare Mahkemesi kararının hukuka uygunluğuna hükmedilmiştir.
Yargıtay Kararları
Yargıtay, elektrik hırsızlığı suçundan mahkumiyet kararı verilen sanığın ceza infazına ilişkin olarak, yasal ve yeterli gerekçe olmaksızın CMK'nın 231/5 maddesinin uygulanmadığını belirterek, Anayasanın ilgili hükümlerine aykırı davrandığına hükmetmiştir.
Ceza Muhakemesi
Ceza muhakemesi süreçlerinde sanığın duruşma salonundan çıkarılabilmesi, hem sanığın savunma hakkının korunması hem de adil yargılama ilkesinin sağlanması açısından önemli bir konudur. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 200. maddesi, bu durumun ne zaman ve nasıl gerçekleşebileceğine dair hükümler içermektedir.
Danıştay Kararları
Danıştay, Yüksek Öğretim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü'ne karşı açılan davada, idarenin sıkı bir kanuni denetime tabi olduğunu belirterek, davacının atanmasının iptaliyle ilgili işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiş ve yoksun kalınan parasal hakların ödenmesini istemiştir.
Yargıtay Kararları
Taraflar arasında anlaşmalı boşanma davası sürecinde, karar kesinleşmeden önce eşlerin irade beyanlarından dönmelerini engelleyen bir yasal hükmün bulunmadığına dikkat çekilerek, boşanmanın çekişmeli olarak değerlendirilmesi gerektiğine hükmedilmiştir.