📜 Danıştay Karar Künyesi
2. Daire – 2021/1345 – 2024/2959 – 15.05.2024
🔎 Karar Özeti
Danıştay, Antalya Gazipaşa İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde polis memuru olarak görev yapan davacının, pol-net sisteminde araca ait bilgileri usulsüz bir şekilde değiştirdiği iddialarıyla meslekten çıkarılmasına yol açan disiplin cezasını hukuka aykırı bulmuş ve iptal etmiştir. Soruşturmanın henüz sonuçlanmamış olması ve delil yetersizliği nedeniyle davacının suçlu olduğu ispatlanamamıştır.
Karar İçeriği
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1345
Karar No : 2024/2959
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Müdürlüğü
.
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen .. günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Antalya ili, Gazipaşa İlçe Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/6. maddesi gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti :… İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; pol-net sistemi üzerinden … plakalı kamyona ait bilgilerin usulsüz olarak değiştirildiği hususu sabit ise de, soruşturmanın Alanya sebze halindeki araçların bilgilerinin değiştirildiği ihbarı üzerine başlatıldığı, sistem üzerinden 19/12/2014 günü yapılan ilk sorgulamada araç ile ilgili bir değişikliğe rastlanmadığı, sonrasında ise 03/02/2015 tarihinde yeniden yapılan sorgulama sonucu aracın bilgilerinin 05/01/2015 tarihinde değiştirildiğinin tespit edildiği, davacı ile aracın sahibi ve olaya karışan diğer kişiler arasında herhangi bir bağlantının tespit edilemediği, pol-net sisteminin bir kez açılmasından sonra sürekli olarak aktif kaldığı, Gazipaşa İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şubesinin çalışma koşulları da dikkate alındığında, bu işlemin bir başkası tarafından da gerçekleştirilmesinin ihtimal dahilinde olduğu, olayla ilgili süren soruşturmanın henüz sonuçlandırılmadığı; öte yandan söz konusu işlemin davacı tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin olarak görüntü kaydı gibi somut bir bilgi ve belgenin de ortaya konmadığı hususlarının birlikte değerlendirilmesinden, anılan araca ait bilgilerin davacı tarafından değiştirildiği hususunun her türlü şüpheden uzak bir şekilde kanıtlanamadığı, bu nedenle şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği davacı üzerine atılı fiilin sübuta ermediği sonucuna varıldığı; bu durumda … plakalı kamyonun bilgilerini gerçeğe aykırı olarak ve başkasını aldatacak şekilde değiştirmek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/6. maddesi uyarınca davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; davacı hakkında yürütülen soruşturma sonucu isnat edilen suçlamaların sübut bulduğu, bu nedenle tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Antalya ili, Gazipaşa İlçe Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının da aralarında bulunduğu bazı polis memurları hakkında Pol-Net Tescil Projesi üzerinde gerekli bilgi ve belgeler bulunmadan usulüz olarak kamyonların cinsi, net ağırlığı ve azami yük ağırlığının değiştirildiği iddialarıyla ilgili olarak yürütülen soruşturma sonucu düzenlenen raporun davacıya yönelik kısmında özetle, 03/02/2015 günlü araç işlem sorgu çıktısının incelenmesinden, B.K. adına kayıtlı … plakalı kamyon ile ilgili olarak 05/01/2015 tarihinde, saat 14:06’da, Pol-Net Tescil Projesi üzerinde araç bilgi güncelleme işlemi yapılarak aracın net ağırlığının 5.470 kg’dan 6.350 kg’ye, azami yük ağırlığının 15.500 kg’dan 18.500 kg’a çıkarıldığının, ancak araç tescil belgesi dökümü alınmadığının, bilgilerin sadece sistem üzerinde kaldığının anlaşıldığı, ilgili mevzuat uyarınca, yapılan tadilat işlemleri ile ilgili bilgi ve belgelerin değişikliğin yapıldığı Gazipaşa İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Büro Amirliği’nde bulunması gerekirken, buna ilişkin bilgi ve belgeye rastlanmadığı, değişikliğin yapıldığı tarihte Trafik Tescil Büro memuru olarak davacının görevli olduğu hususlarının tespit edildiği, davacının … plakalı araçla ilgili olarak Pol-Net Araç Tescil Projesi üzerinde aracın kayıtlarına girerek net ağırlığı ve azami yük ağırlıklarını usulsüz olarak değiştirme ve Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şube Müdürlüğünde bu bilgiler doğrultusunda yeni bir Araç Tescil Belgesi düzenlenmesine neden olma fiillerini işlediğinin sübuta erdiği belirtilerek, anılan kamyonun bilgilerini gerçeğe aykırı olarak ve başkasını aldatacak şekilde değiştirmek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/6. maddesi uyarınca davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun 08/04/2015 günlü, 2015/152 sayılı işleminin tesis edilmesi üzerine temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT :
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/6. maddesinde hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kalpazanlık, kasden adam öldürme, veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira, meslekten çıkarma cezası gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dava dosyasına sunulan belgeler ile Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden gerçekleştirilen incelemelerde; davacının, dava konusu işleme dayanak gösterilen olaydaki fiili nedeniyle; kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suç isnadıyla açılan ceza davasında, Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin E:2019/258 sayılı esasına kayıtlı dosyasında yargılamanın devam ettiği ve henüz bir karar verilmediği görülmektedir.
Bu durumda, ceza yargılamasında verilecek kararın, işbu davanın sonucunu etkileyecek nitelikte olması nedeniyle, henüz ceza mahkemesinde derdest olan ceza davasının sonucunun beklenerek bir karar verilmesi gerektiği, bu sebeple İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. …. İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Yasa’nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay’da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava; polis memuru olarak görev yapan davacının, resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/6 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin disiplin kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 2. maddesinde, “E) Meslekten çıkarma, memurun, Emniyet Teşkilatı hizmetlerinde bir daha çalıştırılmamak üzere meslekten çıkarılmasıdır.” tanımına yer verilmiş olup; aynı Tüzük’ün “Meslekten çıkarma” başlıklı 8. maddesinin 6. bendinde ise, “Hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kalpazanlık, kasden adam öldürme veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti, suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira” suçu meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün dayanak maddesi olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 83. maddesinin iptali istemiyle açılan dava sonucunda; Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile; Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü uyarınca verilen dava konusu disiplin cezasının yasal dayanağı olan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, “yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememesi ve bireylerin hangi somut olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımaması nedeniyle, Anayasa’nın 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu” gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ve anılan madde, 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7068 sayılı “Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin Kabul Edilmesine Dair Kanun”un 37. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Öte yandan, 7068 sayılı Kanun’un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında, “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları, bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur.” şeklinde geçici hüküm yer almış; anılan Kanun’da Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/6 maddesinde yer alan düzenlemeyle aynı veya benzer nitelikte bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Dava devam ederken, davacının fiiline uygulanacak disiplin cezasına ilişkin mevzuatta değişiklik olması nedeniyle uyuşmazlığın çözülebilmesi için, davacının işlediği fiile, hangi mevzuat hükmünün uygulanması gerektiğinin de belirlenmesi gerekmektedir.
Ceza hukuku kökenli bir ilke olan, ancak zaman içinde hukukun tüm dallarında geçerli bir ilke olarak benimsenen “lehe olan hükmün uygulanması ilkesi”; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiilin, sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunması veya sonradan yürürlüğe giren düzenlemenin, suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehine sonuçlar doğurması durumunda, failin lehine olan sonraki normun, daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir.
İdare hukuku alanında, kural olarak, idari işlemlerin yargısal denetimi, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. İdari işlem niteliğindeki disiplin cezasının da, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, lehe olan normun uygulanması ilkesinin, disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir.
Dolayısıyla fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır.
7068 sayılı Kanun’un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’ne göre verilen disiplin cezalarının, bu Kanun hükümlerine göre verilmiş addolunacağı, dava konusu işlemin dayanağı olan, anılan Tüzük’ün 8/6 maddesinde düzenlenen fiile veya benzer bir fiile, 7068 sayılı Kanun’da yer verilmediği, anılan Kanun’da suç olarak betimlenmeyen eylemin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitine ve işlemin tesis edildiği tarihteki mevzuat uyarınca yargısal denetiminin yapılmasına imkan bulunmadığı sonucuna varıldığından, hukuki dayanaktan yoksun hale gelen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılmıyorum.
Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 02/05/2019 günlü, E:2018/944, K:2019/2096 sayılı; 16/03/2020 günlü, E:2019/2706, K:2020/765 sayılı ve 28/01/2021 günlü, E:2020/3248, K:2021/145 sayılı kararları da bu yöndedir.