Danıştay Kararı

Yetim Aylığı Kesintisi Üzerine Danıştay Kararı

📜 Danıştay Karar Künyesi

İdare Dava Daireleri Kurulu – 2023/1001 – 2023/1019 – 17.05.2023


🔎 Karar Özeti

Danıştay, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu kapsamında yetim aylığı alan davacının, boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı tespit edilerek aylığının kesilmesine dair kararı hukuka uygun bulmuş ve davanın reddine karar vermiştir.


Karar İçeriği

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/1001 Karar No : 2023/1019 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uyarınca yetim aylığı alan davacının, aylığının kesilmesine ilişkin işlem ile bu işlemi bildiren … tarih ve … sayılı işlemin iptali ve ödemesi durdurulan emekli aylıklarının ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tazmini istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 5434 ve 5510 sayılı Kanun hükümlerine göre kendisine aylık bağlanacakların ölümü halinde geride kalan evli bulunmayan kız çocuklarına aylık bağlanacağı, aylık bağlanmamış olan evli bulunan kız çocuklarının ise daha sonra boşanmaları ya da dul kalmaları halinde bu tarihleri takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanacağı, bağlanan bu yetim aylığının kız çocuğunun evlenmesi halinde kesileceği, varsa fazla yapılan ödemelerin mevzuat uyarınca geri alınacağı, Dava dosyasının incelenmesinden, davacının 1998 yılında eşinden boşandığı ve bunun üzerine 06/11/1998 tarihinde idareye başvurarak 30/10/1994 tarihinde vefat eden babasından dolayı yetim aylığı bağlanmasını talep ettiği, 01/11/1998 tarihinden itibaren davacıya yetim aylığı bağlandığı, ancak davalı idareye yapılan ihbar üzerine yapılan denetim sonucunda davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edilmesi üzerine dava konusu işlem ile aylıklarının kesildiğinin anlaşıldığı, Dava konusu uyuşmazlıkta, davacı hakkında yapılan soruşturmaya ait 08/10/2009 tarih ve 671 sayılı raporda, davacının adresine gidildiğinde, site görevlisinin, davacının yaklaşık bir aydır evde olmadığını, eşinin çarşıya çıktığını beyan ederek imza ve isminin tutanakta geçmesinden imtina ettiği, aynı adreste kapıyı açan davacının kızından dairede kimin oturduğunun sorulduğu, 9-10 yaşlarında olan kız çocuğunun kendilerinin oturduğunu belirterek, babasının şu an evde olmadığını, babasının, dayısının yanında çalıştığını ve akşamları gelip evlerinde kaldığını beyan ettiği, çevreden alınan bilgiye göre davacının eşi ile birlikte yaşadığı, hatta boşandıklarının bile bilinmediğinin öğrenildiği, davacının … Asliye Hukuk Mahkemesinin … tarih ve … sayılı kararı ile eşinden boşandığı, ancak nüfus kayıt sisteminden yapılan incelemede, boşanma tarihinden 11 ay, 5 gün sonra 20/09/1999 tarihinde boşandığı eşi ile ortak çocuklarının doğduğu hususlarının tespit edildiğinin görüldüğü, Bu durumda, davacı hakkında yapılan incelemede, davacının eşinden boşanmasına karşılık birlikte yaşamlarını sürdürmeye devam ettikleri, buna göre bu boşanmanın, davalı Kurumdan aylık alınabilmesi için muvazaalı olarak gerçekleştirildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 24/02/2021 tarih ve E:2020/328, K:2021/956 sayılı kararıyla; Bakılan olayda, davacının eşinden (muvazaalı) boşandığı halde eylemli olarak birlikte yaşadığı ileri sürülen uyuşmazlık konusu dönem yönünden ortaya konulması açısından davalı idarece; Davacı ile boşandığı eşinin yerleşim yerlerine ilişkin olarak muhtarlıktan ikametgah belgelerinin elde edilmesi, ilgili nüfus müdürlüklerinden sağlanan nüfus kayıt örnekleri ile yerleşim yeri ve diğer adres belgelerinden yararlanılması, ilgililerin su, elektrik, telefon aboneliklerinin, hangi adreste kimin adına tesis edildiğinin saptanması, adres değişiklik ve nakillerine ilişkin bilgilere ulaşılması, adres hareketlerinin ilgili nüfus müdürlüğü’nden istenilmesi, boşanan eşlerin kayıtlı oldukları bölge ya da bölgeler yönünden geniş kapsamlı Emniyet Müdürlüğü araştırmasının yapılması; Özellikle Kurum Raporu öncesi döneme ilişkin seçmen bilgi kayıtlarının getirtilmesi, varsa çalışmaları nedeniyle resmi veya özel kurum ve kuruluşlara verilen belgelerde yer alan adreslerin dikkate alınması; tarafların göstereceği tüm kanıtların toplanması, bildirilen ve dinlenilmesi istenilen tanıklar ile Kurum Raporunda belirtilen komşular tespit edilerek ifadelerinin alınması; boşanılan eş 4857 sayılı Kanun hükümleri kapsamında yer almakta ise, adına ödeme yapılabilecek özel olarak açılan banka hesabı bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve bu şekilde, “boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin toplanan kanıtlar kapsamında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre işlem tesis edilmesinin gerektiği, Bu duruma göre; davalı idare tarafından, belirtilen hususlara ilişkin olarak gerekli araştırma ve inceleme yapılmadan, sadece sosyal güvenlik kontrol memuru tarafından davacı hakkında düzenlenen 08/10/2009 tarih ve 671 sayılı rapora istinaden davacının yetim aylığının kesilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddine ilişkin Mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmediği sonucuna varılarak … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi ısrar kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davanın reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hak arama hürriyetinin ihlal edildiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararına uygun şekilde sunulan belgelere ilişkin gerekli araştırmanın yapılmadığı, ispat yükünün davalıda olduğu hususunun gözardı edildiği, davalı Kurum raporunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine aykırı şekilde elde edilmiş delillerle donatıldığı, eşi ile boşandığı ve hiçbir zaman aynı adreste yaşamadığı, muvazaalı olarak boşandığına ilişkin iddiaların yersiz olduğu, hukuka aykırı olan ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının, Daire kararı doğrultusunda bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan; “a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin … İdare Mahkemesinin temyize konu … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının ONANMASINA, 3.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/05/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- … İdare Mahkemesinin temyize konu … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının Danıştay Onikinci Dairesinin 24/02/2021 tarih ve E:2020/328, K:2021/956 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.
Paylaş:

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir