📜 Danıştay Karar Künyesi
8. Daire – 2018/5671 – 2024/300 – 31.01.2024
🔎 Karar Özeti
Danıştay Sekizinci Dairesi, davacı şirketin feribot taşımacılığı için alınan olumsuz izin ve maddi tazminat taleplerinin reddine yönelik Bölge İdare Mahkemesi kararını onayladı. Mahkemenin, idarenin olumlu görüş vermemesi nedeniyle davacının maddi zarara uğramadığını belirtmesi önemli bir hukuki dayanak oluşturdu.
Karar İçeriği
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/5671
Karar No : 2024/300
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) …Deniz Nakliyat Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI) …Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMLERİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E: …, K: …sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirketin Gelibolu-Çardak iskeleleri arasında …isimli feribot ile araç ve yolcu taşımacılığı yapma talebinin reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada …İdare Mahkemesi’nce verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararın gereğinin yerine getirilmediğinden bahisle uğranıldığı iddia edilen 3.604.097,40 TL maddi zararın işleyecek ticari faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; uyuşmazlıkta; Mahkemenin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı üzerine davalı idarece …tarih ve …sayılı işlemle izin verildiği ancak Denizcilik Müsteşarlığı tarafından bu iznin uygun olmadığının belirtilmesi üzerine söz konusu iznin geri alındığı, Mahkemenin …tarih ve E:…, K:…sayılı karar gerekçesi değerlendirildiğinde, söz konusu kararın davalı idarenin mutlak suretle olumlu görüş belirtmesi yönünde olmadığı, soyut olmayacak şekilde ve idarenin görevi kapsamındaki hususlarda görüşünü belirtmesi gerekliliği yönünde olduğu, Çardak Belediye Başkanının görevi kötüye kullanma suçundan yargılaması sonucunda aldığı cezanın da olumlu görüş belirtmemekten değil hiç görüş belirtilmemiş olması gerekçesiyle verildiği, davalı idarece …tarih ve …sayılı işlemle, Çardak feribot iskelesinde tek rampa bulunduğu, gemi sayısı olarak sınırlı hizmet verilebildiği, iskelenin kapasitesinin mevcutta bulunan 6 gemiden fazla gemiye hizmet vermesinin elverişsiz ve yetersiz olduğu, ayrıca mevcut çalışan 6 firmanın ve diğer firmaların da ilave gemi çalıştırma isteminde bulunabileceği belirtilerek davacı şirkete ait feribotun çalışması için liman işletici kuruluşu olarak olumsuz görüş verildiği, bu olumsuz görüşe karşı dava açılmadığı, bu kapsamda davacı şirketin mahkeme kararının uygulanmaması nedeniyle maddi zarara uğradığından söz edebilmek için, mahkeme kararının davacıya doğrudan bir hak (olumlu görüş verilmesi, çalışma izni verilmesi gibi) sağlaması yönünde olması gerektiği, davalı idarenin görüşünün olumsuz olduğu dikkate alındığında, uğranıldığı ileri sürülen zararın elde edilmesi kesin olan gelirden yoksunluk mahiyetinde bulunmadığı ve oluşmuş bir zarardan söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine, reddedilen maddi tazminat miktarı dikkate alınarak kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 101.240,97 TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye verilmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesince; İstinaf başvurusuna konu kararın esasa ilişkin kısmının hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine, Mahkeme kararının, reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden davalı idare lehine nispi vekalet ücreti ödenmesi ile ilgili kısmı hakkında; idare mahkemesince maddi tazminat isteminin tamamı için ret hükmü kurulduğundan, davalı idare lehine Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği, nispi vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden davalı idare lehine nispi vekalet ücreti ödenmesi ile ilgili kısmı yönünden kabulüne, istinafa konu mahkeme kararının hüküm fıkrasında yer alan, “reddedilen maddi tazminat miktarı dikkate alınarak kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 101.240,97 TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye verilmesine” ilişkin kısmının kaldırılmasına, “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı davalar için belirlenen 1.660,00 TL avukatlık ücretinin davacı tarafından davalı idareye verilmesine” karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı şirket vekili tarafından, Mahkeme kararının gerekçesiz olduğu, İstinaf Dairesinin esasa ilişkin açıklamalarını hatalı değerlendirdiği, müvekkil şirketin başvurusunun ilk defa hat izni başvurusu yapan bir gemi için değil, mevcut hat izni varken tadilat nedeniyle kıyıya alınması sonrası hattaki çalışmasına devam için yapılan bir başvuru olduğu, …İdare Mahkemesi’nin E:…sayılı iptal kararına göre belediyenin yetkisinin bulunmadığı, Belediye Başkanı hakkında yapılan şikayet üzerine de …Sulh Ceza Mahkemesi’nin E:…sayılı kararıyla belediye başkanı hakkında görevi kötüye kullanma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, bağımsız denetim kuruluşunca yapılan hesaplama neticesinde belirlenen tazminat miktarının ödenmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, maddi tazminatın reddi kararı üzerine verilen nispi vekalet ücretinin hukuka ve mevzuata uygun olduğu, istinaf kararıyla maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka ve mevzuata aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından varsa artan tutarın Mahkeme tarafından ilgili tarafa iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 31/01/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.