📜 Danıştay Karar Künyesi
2. Daire – 2021/446 – 2023/2762 – 18.05.2023
🔎 Karar Özeti
Danıştay, dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin iptaline ilişkin kararda, devlete ait deniz yüzeyinde yapılan işgal sonucunda ecrimisil bedelinin bir kısmının hukuka uygun olduğuna, diğer kısmının ise iptaline hükmetmiştir. Ayrıca, tarafların temyiz istemlerini reddederek İdare Mahkemesi kararını onaylamıştır.
Karar İçeriği
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/446
Karar No : 2023/2762
KARŞILIKLI TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR :
DAVACI : … Gemi Maliki ve İşletmecisi
… Deniz Turizm İşletmesi San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Defterdarlığı … Yakası …
Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçelerde yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, …Mahallesinde bulunan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki 430,00 m² alanın davacı şirket tarafından 15/09/2005 – 14/09/2010 tarihleri arası dönemde yüzer tesis (lokanta) yapılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle 155.990,19-TL ecrimisil istenilmesine ilişkin … günlü, … sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 27/06/2013 havale tarihli bilirkişi raporunda; ”Beşiktaş ilçesi, … Mahallesi, … mevkiinde sahilde, rıhtımda bağlı bulunan … isimli gemilerin (… tesis (Lokanta)) deniz yüzeyinde kapladığı saha fiilen deniz olduğundan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, söz konusu yüzer tesislerin deniz yüzeyinde kapladığı sahanın 430,00 m² (215,00 m² + 215,00 m²) kısmından ecrimisil talep edildiğinin saptandığı, keşif günü her iki geminin rıhtımda bağlı vaziyette bulunduğu ve içlerinin de toplantı ve lokanta hizmeti verebilecek şeklide düzenlenmiş olduğunun tespit edildiği, dava konusu alan ancak ve ancak deniz vasıtaları yanaşma yeri olarak kullanılabilinecek saha olduğu, her hangi bir sabit tesis şeklinde olmasa da yüzer vaziyetteki gemilerin aynı yerde bağlı bulunduklarının görüldüğü, bu nedenle de lokanta olarak faaliyet göstermeleri nedeniyle bir nevi sabit tesis gibi değerlendirme koşullarını sağladığı, neredeyse karada tariflendiği gibi denizde de sabit bir adres hüviyeti kazanmakta olduğu; mahallen inceleme ve tapu kaydı bölümünde belirtilen faktörler, işgal alanının Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki deniz yüzeyi olması, bulunduğu bölgedeki karasal taşınmazlar gibi değerlendirilme imkanının bulunmaması, işgalden önce ancak aynı özellikte bir kullanıma müsait yer olması, işgal alanı, çevrenin sosyo-ekonomik yapısı, mevki, kullanım şekli ve ticari katkısı, konumu, bilirkişi kurullarınca düzenlenen bilirkişi raporlarındaki veriler ve hakkaniyet kuralları dikkate alındığında 2010 yılında aylık 430,00 m² lik deniz yüzeyinin 1.350,00-TL ecrimisil getirisi olabileceği kanaatiyle yıllık 16.200,00-TL hesaplandığı, dönem ecrimisili ise TÜİK ve ÜFE endeks oranları uygulaması sonucu; ecrimisil bedelinin 70.641,74-TL’sinin hukuka uygun, 85.348,45-TL’lik kısmının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle, dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin 85.348,45-TL’lik kısmının iptaline, 70.641,74 TL’ye yönelik kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından; gemilerin Haliç ve İstanbul Boğazı civarında ticari faaliyet gösterdiği, gemilerin aktif olarak çalıştığı zamanın dışında bağlanması gerektiği, ancak davalı idare tarafından bağlama yeri tahsis edilmediği gibi herhangi başka bir yerin de gösterilmediği, gemilerin deniz turizm aracı belgesini haiz olduğu, boğazda turistlere yemekli, gezi ve eğlence amaçlı kullanıldığı, yaz aylarında sürekli karaya bağlanma imkanlarının bulunmadığı, bu nedenle yazın kısa süreli karaya bağlı olduğu, kış aylarında ise karaya bağlanmasının zorunlu olduğu, davalı kurumun denizler üzerinde tasarruf hakkının bulunmadığı, ecrimisil alınmasında kamu yararı bulunmadığı ve kanuni düzenleme bulunmadığı, bağlama yerinin iskele olmaması nedeniyle bağlama bedeli de istenilemeyeceği, ek bilirkişi raporunda gemilerin sürekli bağlı olup olmadıklarının, ne zaman bağlandıkları ve ne kadar süre ile burada bağlı kaldıklarının tespitinin olanaklı olmadığının belirtildiği, 2014 verilerine göre boğazda faaliyet gösteren yaklaşık 8500 adet gemi mevcut olmasına rağmen sadece 6-7 gemiden ecrimisil istenilmesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından; ticaret odası bilirkişisinden alınan rapor dikkate alınarak bedel belirlendiği ve bedelin fahiş olmadığı, idarenin takdir yetkisinin göz ardı edilerek bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesinin mevzuata aykırı olduğu, idarenin takdir yetkisini kaldıracak nitelikte yargı kararı verilemeyeceği, 2886 sayılı Kanun ve Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkındaki Yönetmelik ile yetki veren diğer mevzuat hükümlerine uygun işlem yapıldığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN CEVAPLARI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay (Kapatılan) Onyedinci Dairesi tarafından Danıştay Onuncu Dairesine, Danıştay Onuncu Dairesi tarafından ise, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. TARAFLARIN TEMYİZ İSTEMLERİNİN REDDİNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) onbeş gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.