📜 Danıştay Karar Künyesi
5. Daire – 2023/3996 – 2023/18532 – 07.12.2023
🔎 Karar Özeti
Danıştay, OHAL sonrası kamu görevinden çıkarılan davacının göreve iade talebinin reddini onaylayarak, ceza yargılaması sürecinin devam etmesinin masumiyet karinesini etkilemeyeceğine hükmetti.
Karar İçeriği
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/3996
Karar No : 2023/18532
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. …
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun düzelterek reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: OHAL uygulamasına son verildiğinden kamu görevinden çıkarma işleminin Anayasal dayanağının kalmadığı, savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, özel hayata saygı hakkının, mülkiyet hakkının, adil yargılanma hakkının, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Diğer yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza kovuşturmasının devam ettiği belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesinin masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ve halen Yargıtay’da temyiz incelemesinde olan … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davacının mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmış olup, anılan kararında yer alan; “… tanık D. B. C.’nin etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadede örgüt mensubunun aynı zamanda Ramazan ayında iftar organizasyonları düzenlendiğini, 2013 yılında düzenlenen bu organizasyonlardan birinin sanığın evinde gerçekleştiğini, birlikte iftar organizasyonuna gittiği polis memurlarının tamamının FETÖ ile bağlantılı kişiler olduğunu ve bu iftarlara sadece FETÖ sohbetlerine katılan polislerin geldiğini beyan ettiği ve sanığı teşhis ettiği, A. Ç.’nin etkin pişmanlık hükümleri kapsamında verdiği ifadede sanığın 2011 yılı sonlarından 17/25 Aralık sürecine kadar sohbet toplantılarına katıldığını beyan ettiği ve sanık ile sanıktan sorumlu öğretmen olan B. G.’yi teşhis ettiği…” tespitleri ile dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili merciine müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 07/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.