Anayasa’ya Aykırılık ve Cinsiyet Ayrımcılığı Üzerine Danıştay Kararı

📜 Danıştay Karar Künyesi

8. Daire – 2018/785 – 2023/2575 – 03.05.2023


🔎 Karar Özeti

Danıştay, Orman Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve ölen babanın yerine aile fertlerinden birine kredi verilmesini öngören düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olduğuna karar vererek köy kadınını destekleyen hibe programında cinsiyet ayrımcılığının varlığına dikkat çekti. Davacının maddi tazminat talebi kabul edilirken, manevi tazminat talebi ise reddedildi.


Karar İçeriği

T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2018/785 Karar No : 2023/2575 DAVACI : … VEKİLİ : Av. … DAVALI : … Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. … DAVANIN KONUSU : 1. Orman Genel Müdürlüğü, Orman ve Köy İlişkileri Dairesi Başkanlığı’nca hazırlanan 7022 No’lu ”Orman Köylülerinin Desteklenmesine Ait Tamim”in “Destekleme Çalışmaları” Bölümünün, “Tespit İşlemlerinde Dikkat Edilecek Hususlar” alt bölümünün ikinci fıkrasında yer alan ”…Baba vefat etmiş ise, ailenin diğer fertlerinden birisine kredi verilebilir.” cümlesinin iptali ile; 2. Düzenlemeden kaynaklandığı ileri sürülen zararlara karşılık olmak üzere 5.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Davacı Artvin ili, Şavşat ilçesi, … Köyünde ikamet ettiğini, tarım ve hayvancılık yaparak geçimini sağladığını, Şavşat İlçesi … Derneği tarafından açılan kurslara devam ettiğini ve kursları başarı ile bitirerek sertifika ile ana arı belgesi aldığını; davalı idare tarafından 2017 yılı Çoruh Nehri Havzası Rehabilitasyon Projesi hazırlandığını, proje kapsamında arıcılık hibe programı oluşturulduğunu, başvuranlar arasında gerçekleştirilen kura ile 3. asil olarak arıcılık hibesi almaya hak kazandığını, hibe programına başvuran tek kadın üretici olduğunu, ancak proje kapsamında her aileden yalnız bir kişinin faydalanabileceği, baba vefat etmiş İse aileden başka birisinin, dul olanların da nitelikleri uygun olması halinde faydalanabileceği bildirilerek, kendisinin hibe, hakkının yedekte bulunan kişiye verildiğini, dava konusu tamim nedeniyle kocası hayatta olan kadının programdan yararlanma imkanının kalmadığını belirtmektedir. 27.04.2017 tarihli dilekçe ile davalı kuruma başvurarak yapılan uygulamanın Anayasa’nın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, kadınlara yönelik ayrımcılığa neden olduğunu, mağduriyetinin giderilmesini talep ettiğini, idarece 16.06.2017 tarihde verilen cevapta dava konusu 7022 nolu tamimin 2. maddesinde ekonomik maksatlı kredilerin her aileden yalnız bir kişiye verilebileceği, baba vefat etmişse aile fertlerinden birisine verilebileceği, dul olanlara kredi alma niteliklerini taşıyor ise kredi verilebileceğinden davacının bu kriterlere uymadığından değerlendirme dışi bırakıldığını bildirildiğini, daha sonra davacının Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurduğunu ve başvuru hakkında 22.09.2017 tarihinde dava konusu düzenlemenin hukuka aykırı olduğu ve tamimden çıkarılması gerektiği yönünde Orman Genel Müdürlüğü’ne tavsiyede bulunulmasına karar verildiğini ifade etmektedir. Hibe programı kapsamındaki hakları elinden alındığından bahisle 20 adet içindeki arıları ile birlikte arı kovanı, arıcılık faaliyeti için gerekli olan bütün alet ve malzemeler ile en az toplam 600 kg bal üretebilme imkanı ortandan kalktığından zarara uğradığını, öte yanden cinsiyet ayrımcılığı mağduru olduğundan 50.000 TL manevi ve 5.000 TL maddi tazminat ödenmesini da talep etmiştir. DAVALININ SAVUNMASI : Davalı iradenin Japon Merkez Bankası’nın desteğiyle yürüttüğü proje çerçevesinde gelir getirici ve refah arttırıcı faaliyetlerden yararlanacak köylülerin tespiti amacıyla seçim kriterleri ile Bölge Müdürlüklerinin talimatlandırıldığını, davacının dava dilekçesinde arıcılık eğitimi aldığını ve katılımcılara karşılıksız kredi verileceğini, davacının kazanılmış hakkının elinden alındığı iddialarının asılsız olduğunu, düzenlenen arıcılık eğitiminin yöre halkının bilinçlenmesi ve doğru üretim teknikleriyle en fazla faydayı elde etmelerinin hedeflendiğini, eğitime katılmanın arıcılık desteklenmesi kapsamında verilen hibeye hak kazanıldığı anlamına gelmediği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Orman Genel Müdürlüğü, Orman ve Köy İlişkileri Dairesi Başkanlığı’nca hazırlanan 7022 No’lu ”Orman Köylülerinin Desteklenmesine Ait Tamim”in “Destekleme Çalışmaları” Bölümünün, “Tespit İşlemlerinde Dikkat Edilecek Hususlar” alt bölümünün ikinci fıkrasında yer alan ”…Baba vefat etmiş ise, ailenin diğer fertlerinden birisine kredi verilebilir.” düzenlemesinin iptali istemi yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olamadığına, manevi tazminat istemlerinin reddine ve manevi tazminat istemi yönünden talebin kabulüne karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : … DÜŞÜNCESİ : Dava; Tarım ve Orman (Orman ve Su İşleri) Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü, Orman ve Köy İlişkileri Dairesi Başkanlığı’nca hazırlanan 7022 No’lu ”Orman Köylülerinin Desteklenmesine Ait Tamim”in “Destekleme Çalışmaları” Bölümünün, 2- “Tespit İşlemlerinde Dikkat Edilecek Hususlar” alt bölümünün ikinci fıkrasında yer alan ”…Baba vefat etmiş ise, ailenin diğer fertlerinden birisine kredi verilebilir.” cümlesinin hukuka aykırılığının tespiti ile madde metninden çıkarılmasına ve düzenlemeden kaynaklandığı ileri sürülen zararlara karşılık olmak üzere 5.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Anayasamızın “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10. maddesinde; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz…., Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.” kuralına yer verilmiş, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 2/1 maddesinde ise, “Herkes ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal ya da başka türden kanaat, ulusal ya da toplumsal köken, mülkiyet, doğuş veya başka türden statü gibi herhangi bir ayrım gözetilmeksizin, bu Bildirgede belirtilen bütün hak ve özgürlüklere sahiptir.” hükmüne, yine tarafı olduğumuz Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Ayrımcılık Yasağı” başlıklı 14. maddesinde, “Bu Sözleşmede tanınan hak ve özgürlüklerden yararlanma, cinsiyet, ırk, renk, dil, din, siyasal ya da başka görüşler, ulusal veya sosyal köken, ulusal bir azınlığa mensup olmak, servet, doğuş veya herhangi başka bir durum bakımından hiçbir ayrım gözetilmeksizin sağlanır.” hükmüne yer verilmiştir.. Öte yandan iç hukuk normlarımızdan olan 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun “Eşlerin temsil yetkisi” başlıklı 188. maddesinde, “Eşlerden her biri, ortak yaşamın devamı süresince ailenin sürekli ihtiyaçları için evlilik birliğini temsil eder…” kuralına yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; Artvin ili, Şavşat ilçesi, … Köyünde tarım ve hayvancılık yapan, aynı zamanda arıcılık eğitim sertifikasına sahip olan davacının, anılan köyün rehabilitasyon projesi kapsamına alınması üzerine oluşturulan hibe programından yararlanmak amacıyla yaptığı başvuru neticesinde, 23/03/2017 tarihinde yapılan tespitte 79 puanla 3. asil olarak listeye girdiği ve arıcılık hibesi almaya hak kazandığı, dava konusu tamim uyarınca hibeden yararlanamayacağının bildirilmesi üzerine davalı idareye yaptığı başvurusunun … tarih ve … sayılı yazı ile reddini takiben Orman Genel Müdürlüğü, Şavşat Orman İşletme Müdürlüğü tarafından gönderilen … tarih ve … sayılı yazısı ile dava konusu Tamimin iptali istenen maddesi uyarınca değerlendirme dışı bırakıldığının bildirildiği, davacı tarafından TBMM Kamu Denetçiliği Kurumu’na yapılan başvuru neticesinde tesis edilen … tarih ve … Başvuru No’lu tavsiye kararında anılan hükmün Tamimden çıkarılması yönünde Orman Genel Müdürlüğü’ne tavsiyede bulunulmasına karar verildiği, tavsiye kararının davalı idareye 28/09/2017 tarihinde tebliğ edlmesine rağmen 30 günlük süre içerisinde düzenleme yapılmadığı ileri sürülerek bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. 07/05/2004 tarihinde Anayasada yapılan “Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz….”, bu değişiklik pozitif ayrımcılık ile ilgili bir düzenleme olup, bu değişiklik Uluslararası sözleşmelere uygun olarak ilk defa pozitif ayrımcılığı Anayasa düzeyinde bir temel ilke olarak kabul etmekte, bundan da öteye devleti bu ilkeyi yaşama geçirme konusunda yükümlü tutmaktadır. Anayasa Mahkemesince; “eşitlik ilkesi” mutlak bir eşitlik olarak kabul görülmemekle birlikte, diğerlerinden farklı özellikleri, durumu ve ihtiyaçları olanların kamu yararı amacına uygun olarak sınıflandırılması, onlar için farklı yarar ve yükümlülükler getirilmesi, buna ilişkin özel düzenleme yapılması olağan ve hatta bazen gerekli görülmektedir. Bu çerçevede “Eşitlik ilkesi”nin bir anlam ifade etmesi, her şeyden önce fiili eşitsizlik halinde bulunan grubun (uyuşmazlık bağlamında kadınların) bu eşitsizlik durumunun ortadan kaldırılmasına ilişkin lehe olan tüm eylem ve düzenlemelerin öncelikle hayata geçirilmesini zorunlu kılmaktadır. Bütün bu açıklamalar ışığında; davacının rehabilitasyon projesi kapsamında verilecek hibe programından yararlanmak amacıyla yaptığı başvurunun reddine gerekçe gösterilen, Tamimin dava konusu “Baba vefat etmiş ise, ailenin diğer fertlerinden birisine kredi verilebilir” hükmünde, Anayasa, yasa ve uluslararası sözleşmelere uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Davacının manevi tazminat istemine gelince; manevi tazminat, mal varlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, tatmin aracıdır. Olay nedeniyle duyulan üzüntü, elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Bakılan uyuşmazlıkta arıcılık eğitim alarak aile bütçesine katkı sağlamayı amaçlayan davacının hukuka aykırı düzenleme nedeniyle bu faaliyeti gerçekleştirmesinin engellenmesi nedeniyle duyduğu üzüntü karşısında manevi tazminata hak kazandığı düşünülmektedir. Davacının maddi tazminat istemine gelince; İdare hukuku ilkelerine göre maddi zarar; idari işlem veya eylem nedeniyle kişinin malvarlığında meydana gelen azalma nedeniyle uğranılan zarar ile elde edilmesi kesin olan gelirden yoksun kalma sonucu uğranılan zarar olduğundan; bakılan davada; davacının Tamimin dava konusu edilen hükmü dışında aranan koşullar yönünden yapılacak değerlendirmelerde hak sahibi olma koşulunu taşıyıp taşımadığının bu aşamada henüz kesinleşmediği, öte yandan davacının hibe kapsamında alacağı 20 kovanlı arı ailesi ile yapacağı faaliyet sonrasında ne kadar gelir elde edeceğinin belli olmaması, diğer bir ifadeyle maddi zararın muhtemel (olası) zarar niteliğinde olması nedeniyle bu aşamada maddi bir zarardan söz etmeye olanak bulunmadığından maddi tazminat istemin reddi gerektiği düşünülmektedir. Açıklanan nedenlerle, dava konusu 7022 No’lu ”Orman Köylülerinin Desteklenmesine Ait Tamim”in “Destekleme Çalışmaları” Bölümünün, “Tespit İşlemlerinde Dikkat Edilecek Hususlar” alt bölümünün ikinci fıkrasında yer alan ”…Baba vefat etmiş ise, ailenin diğer fertlerinden birisine kredi verilebilir.” cümlesinin iptaline, manevi tazminat isteminin kabulüne, maddi tazminat istemi yönünden ise davanın reddine karar verilmesi, gerektiği, düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 06/04/2022 tarihinde, davacı vekili Av. …’nın geldiği, davalı Orman Genel Müdürlüğü vekilinin gelmediği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra davacı vekiline son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Duruşma sonrası 06/04/2022 tarihli ara kararı ile davalı idareden bilgi ve belge istenilmiş; 14/09/2022 tarihli ara kararı ile davacıdan ıslah talebi sorulmuş; 08/12/2021 tarihli ara kararı ile davacıdan tekrar bilgi ve belge talep edilmiş; 07/02/2023 tarihli ara kararı ile davacıdan bir kez daha ıslah talebi olup olmadığı sorulmuş gelen cevaplar üzerine dosya incelenmiştir. HUKUKİ SÜREÇ : Dava, Orman Genel Müdürlüğü, Orman ve Köy İlişkileri Dairesi Başkanlığı’nca hazırlanan 7022 No’lu ”Orman Köylülerinin Desteklenmesine Ait Tamim”in “Destekleme Çalışmaları” Bölümünün, “Tespit İşlemlerinde Dikkat Edilecek Hususlar” alt bölümünün ikinci fıkrasında yer alan ”…Baba vefat etmiş ise, ailenin diğer fertlerinden birisine kredi verilebilir.” cümlesinin iptali istemiyle açılmıştır. 13/06/2012 tarihli 28322 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe giren Orman Köylülerinin Kalkındırılmalarının Desteklenmesi Faaliyetlerine ilişkin Yönetmelik hükümlerine dayanılarak hazırlanmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: İlgili Mevzuat: Anayasanın 10. maddesinde “Kanun önünde eşitlik” ilkesi, “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz. Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.” şeklinde düzenlenmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “Eşlerin temsil yetkisi” başlıklı 188. maddesinde ise; “Eşlerden her biri, ortak yaşamın devamı süresince ailenin sürekli ihtiyaçları için evlilik birliğini temsil eder. Ailenin diğer ihtiyaçları için eşlerden biri, birliği ancak aşağıdaki hâllerde temsil edebilir: 1. Diğer eş veya haklı sebeplerle hâkim tarafından yetkili kılınmışsa, 2. Birliğin yararı bakımından gecikmede sakınca bulunur ve diğer eşin hastalığı, başka bir yerde olması veya benzeri sebeplerle rızası alınamazsa. ” hükmü bulunmaktadır. 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanunun “Yeni orman alanlarının tesisi, Devlet ormanları içinde veya bitişiğinde bulunan köyler halkının desteklenmesi, gelirler, harcamalar ve muafiyetler ” başlıklı 10. maddesinin 1. fıkrasında ” Orman Genel Müdürlüğü, Devlet ormanları içinde ve bitişiğinde oturan köyler halkının geçim seviyesinin yükseltilmesi için gerekli tedbirleri alır. Bu maksatla sağlanacak işletme araç ve gereçleri ile gerekli diğer girdiler hibe veya kredi desteği yolu ile karşılanır…” düzenlemesi bulunmaktadır. Orman Genel Müdürlüğü, Orman ve Köy İlişkileri Dairesi Başkanlığı’nca hazırlanan 7022 No’lu ”Orman Köylülerinin Desteklenmesine Ait Tamim”in “Destekleme Çalışmaları” Bölümünün, “Tespit İşlemlerinde Dikkat Edilecek Hususlar” alt bölümünün ikinci fıkrasında yer alan ”…Baba vefat etmiş ise, ailenin diğer fertlerinden birisine kredi verilebilir.” cümlesi yönünden; Tamim hükmü, Anayasanın Kanun önünde eşitlik ilkesine ve de Türk Medeni Kanunundaki kadın-erkek eşitliğine aykırı olduğu ve de eşitlik ilkesinin öncelikle bir hak olduğu , bu ilkeden yararlananlar açısından eşit işlem görmeyi ve ayrım gözetilmemesini isteme hakkını da içermesi gerektiği nedeniyle iptali gerekmektedir. Ancak Dava konusu Tamimde … tarihli … sayılı ve … tarihli ve … sayılı Makam oluruyla bazı değişiklik yapılmış, bu kapsamda düzenleme; ” … Mikrokredi haricinde her hanede sadece bir kişiye verilir. Aynı hanede oturan aileden anne, baba veya bekar olan reşit çocuklardan birisine verilebilir. Bu durumda destekten faydalanan reşit bekar çocuk ile anne ve babadan her birinin de kamuda daimi işçi, memur, esnaf ve icralık durumda olmaması gerekmektedir. Ancak, ikamet şartı ve projeye özel şartlar (arıcılık kurs bitirme belgesi vb.) sadece destek alacak kişi için aranır. Eşinden ayrılmış veya eşi vefat etmiş çocukları ile birlikte yaşayan kişiye de destek verilebilir.” şeklinde yeniden düzenlenmiştir. Dava açıldıktan sonra, dava konusu Orman Köylülerinin Desteklenmesine dair Tamim yapılan değişiklik sonucu “Baba vefat etmiş ise, ailenin diğer fertlerinden birisine kredi verilebilir” düzenlemesinin kaldırıldığı görüldüğünden, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olamadığına karar verilmesi gerekmektedir. Davacının maddi tazminat isteminin incelenmesi: Artvin ili, Şavşat ilçesi, … Köyünde tarım ve hayvancılık yapan, aynı zamanda arıcılık eğitim sertifikasına sahip olan davacının, anılan köyün rehabilitasyon projesi kapsamına alınması üzerine oluşturulan hibe programından yararlanmak amacıyla yaptığı başvuru neticesinde, 23/03/2017 tarihinde yapılan tespitte 79 puanla 3. asil olarak listeye girdiği ve arıcılık hibesi almaya hak kazandığı, dava konusu tamim uyarınca hibeden yararlanamayacağının bildirilmesi üzerine davalı idareye yaptığı başvurusunun … tarih ve … sayılı yazı ile reddini takiben Orman Genel Müdürlüğü, Şavşat Orman İşletme Müdürlüğü tarafından gönderilen … tarih ve … sayılı yazısı ile dava konusu Tamimin iptali istenen maddesi uyarınca değerlendirme dışı bırakıldığının bildirildiği, davacı tarafından TBMM Kamu Denetçiliği Kurumu’na yapılan başvuru neticesinde tesis edilen … tarih ve … Başvuru No’lu tavsiye kararında anılan hükmün Tamimden çıkarılması yönünde Orman Genel Müdürlüğü’ne tavsiyede bulunulmasına karar verildiği, tavsiye kararının davalı idareye 28/09/2017 tarihinde tebliğ edlmesine rağmen düzenleme yapılmadığı, tüm bu nedenlerle 5.000 TL maddi tazminata hükmedilmesi istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır. Anayasanın 10. maddesinde herkesin; dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğu belirtilmiştir. Maddenin son fıkrasında ise Devlet organları ve idare makamlarının bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorunda oldukları kuralı getirilmiştir. İdari işlemler, “İdarenin idare işlevine ilişkin olarak, kamu gücü kullanmak suretiyle yaptığı tek yanlı irade açıklamaları” şeklinde tanımlanır. İptal davalarına konu olduğunda yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden denetlenecek olacak idari işlemler doğurdukları hukuki sonuca göre düzenleyici işlemler ve birel işlemler olarak ikiye ayrılır. İdarenin düzenleyici işlemleri; genel, soyut ve objektif hukuki sonuçlar meydana getiren normatif işlemlerdir. Birel işlemler ise kişi ya da nesnelerin hukuki durumunu değiştiren somut ve subjektif sonuçları olan işlemlerdir. Çeşitli yasal düzenlemelere konu olan ve kamu hizmetlerine ilişkin temel ilkelerden olan eşitlik ilkesi, aynı hukuki durumda bulunanlara aynı kuralların uygulanması, fırsat eşitliğinin sağlanması, kamu hizmetine girmede eşitlik, ayrımcılık yasağı ve pozitif ayrımcılık gibi farklı şekillerde tezahür eder. Devlet yönetimine ilişkin hukukun temel ilkelerinden biri sayılan eşitlik, kanunların Anayasaya uygunluğunda ve idari işlemin yargısal denetiminde kullanılan bir ölçüttür. Dolayısıyla, idarenin düzenleme yetkisine sahip olduğu alanlarda, hukuka uygun olan uygulamayı sağlamak için objektif düzenlemeler yapması ve istikrarlı uygulamalarda bulunması gerekmektedir. Davacının başvurusu, hukuka aykırılığı yukarıda tespit edilen Orköy desteklerinden faydalanmak için ilgili idareye başvurusunun idare tarafından ” Baba vefat etmişse ailenin diğer fertlerinden birisi faydalanır” Tamim hükmü gerekçe gösterilerek reddedildiği açıktır. Bu nedenle tesis edilen işlemin eşitlik ilkelsine aykırılık oluşturacağı hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Dairemizce, davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak uğranıldığı iddia edilen zarara istinaden tazmin isteminde bulunduğu görüldüğünden, 14/09/2022 ve 07/02/2023 tarihlerinde ara karar ile davacının açmış olduğu davayı ıslah edip etmediğinin sorulduğu, ancak davacı tarafça ıslah talebinde bulunulmadığı görüldüğünden, 5.000 TL maddi tazminatın davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Davacının manevi tazminat isteminin incelenmesi: Manevi tazminat, malvarlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin değil, manevi tatmin aracı olup, başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı, manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu hale getirmektedir. Manevi tazminata hükmedilebilmesi için kişinin fiziki yapısını zedeleyen, yaşama ve kazanma gücünün azalması sonucunu doğuran olayların meydana gelmesi veya idarenin hukuka aykırı bir işlem veya eylemi sonucunda ağır bir elem ve üzüntünün duyulmuş olması ya da şeref ve haysiyetin rencide edilmiş olması gerekmekte olup, uyuşmazlıkta anılan şartlar oluşmadığından, davacının manevi tazminat isteminin de reddi gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Orman Genel Müdürlüğü, Orman ve Köy İlişkileri Dairesi Başkanlığı’nca hazırlanan 7022 No’lu ”Orman Köylülerinin Desteklenmesine Ait Tamim”in “Destekleme Çalışmaları” Bölümünün, “Tespit İşlemlerinde Dikkat Edilecek Hususlar” alt bölümünün ikinci fıkrasında yer alan ”…Baba vefat etmiş ise, ailenin diğer fertlerinden birisine kredi verilebilir.” cümlesinin iptali istemi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA; 2. Davacının maddi tazminat istemi yönünden davanın KABULÜ ile … TL tazminatın yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, 3.Davacının manevi tazminat isteminin REDDİNE; 4. Hükmedilen tazminat tutarı üzerinden hesaplanan … TL nispi karar harcından dava açılırken yatırılan … TL maktu karar harcı düşüldükten sonra kalan … TL’nin (dava açılırken dörtte birlik kısmı peşin yatırılmadığından) davacıya tamamlattırılmasına, 5. Davadaki haklılık oranına göre ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … yargılama giderinin yarısı olan … TL’nin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, diğer yarısı olan … TL’nin davacı üzerinde bırakılmasına, 6. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kabul edilen maddi tazminat talebi için … TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 7. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen manevi tazminat talebi için öngörülen …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 8. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine, 9. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 03/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Paylaş:

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir