AVUKATLIK VE HUKUKİ DANIŞMANLIK[email protected]0258 257 57 07

Danıştay Kararları

Danıştay 10. Daire: Yasa Dışı Dinleme ve Teknik Takipte Manevi Tazminat Miktarı ile Ön Kararın İptal Davasına Konu Edilemeyeceği

Karar24 Ekim 20263 dakika okumaKoçArslan Yayınları

Karar künyesi

MAHKEME / DAİRE
Danıştay 10. Daire
ESAS NUMARASI
2024/3559
KARAR NUMARASI
2024/6308
KARAR TARİHİ
12.12.2024

Karar incelemesi

Uyuşmazlık ve istem

Dava, davacı hakkında herhangi bir suç soruşturması veya kovuşturması bulunmadığı halde, emniyet mensupları tarafından kod adı kullanılmak suretiyle mahkeme kararları alınarak telefonlarının dinlenilmesi, fiziki ve teknik takibe alınması ve konutuna kamera yerleştirilmesi eylemleri nedeniyle açılmıştır. Davacı, bu hukuka aykırı eylemler neticesinde haberleşme özgürlüğü ve özel hayatın gizliliğinin ihlal edildiğini ileri sürerek, idareye yaptığı tazminat başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile uğradığı manevi zararın tazminini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, işlemin iptaline ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermiş; bölge idare mahkemesi ise istinaf başvurularını reddetmiştir.

Mahkemenin gerekçesi

Danıştay, idari eylemlerden doğan tam yargı davalarında usul hukukuna ilişkin önemli bir ayrım yapmıştır. İdari eylem nedeniyle tazminat davası açılmadan önce idareye yapılan başvuru ve bu başvuru üzerine tesis edilen ön karar, kesin ve yürütülmesi zorunlu bir idari işlem niteliğinde değildir. Bu nedenle, ön kararın iptali istemiyle dava açılamaz; uyuşmazlığın doğrudan tam yargı davası kapsamında çözümlenmesi gerekir. Öte yandan, esasa ilişkin incelemede, davacının hiçbir yasal dayanak olmaksızın kod adı üzerinden takip edilmesi ağır bir hizmet kusuru olarak nitelendirilmiştir. Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının, davacının maruz kaldığı ağır müdahale ve bu müdahalenin süresi dikkate alındığında, yaşanan elem ve ıstırabı dindirmekten uzak ve çok düşük kaldığı sonucuna varılmıştır.

Kararın açıkladığı hukuki ayrım

Manevi tazminat, bir ceza olmadığı gibi mal varlığındaki eksilmeyi gidermeye yönelik bir araç da değildir. Ancak, idarenin ağır hizmet kusuru teşkil eden eylemleri sonucunda kişinin manevi değerlerinde meydana gelen eksilmenin ve yaşama sevincindeki azalmanın telafi edilmesi gerekir. Tazminat miktarı belirlenirken, olayın ağırlığı, tarafların sıfatı ve ihlalin niteliği göz önünde bulundurulmalıdır. Özellikle kamu görevlilerinin yetkilerini kötüye kullanarak özel hayatın gizliliğini ihlal etmesi durumunda, hükmedilecek tazminatın sembolik düzeyde kalmaması ve hakkaniyete uygun, tatmin edici bir seviyede belirlenmesi hukuk devleti ilkesinin gereğidir.

Kararın sonucu

Davacının temyiz istemi kabul edilmiş, davalı idarenin temyiz istemi ise zımni ret işleminin iptali yönünden kabul edilerek manevi tazminat miktarı yönünden reddedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararı bozulmuş ve yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ilgili Daireye gönderilmesine oy birliğiyle kesin olarak karar verilmiştir.

Davacının temyiz isteminin KABULÜNE, davalı Emniyet Genel Müdürlüğünün temyiz isteminin zımni ret işlemi yönünden KABULÜNE, manevi tazminat istemi yönünden REDDİNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA

Bu yayın, 12.12.2024 tarihli kararın kaynak metnine dayanan bir incelemedir. Kararın kesinleştiği veya aynı sonucun başka uyuşmazlıklarda uygulanacağı varsayılmamıştır. Güncel mevzuat ve somut olay ayrıca değerlendirilmelidir.

Kararın kaynağını aç ↗

İLETİŞİM

Bir görüşmeyle
başlayalım.

Hukuki meselenizi birlikte değerlendirmek için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Bize ulaşın