Karar künyesi
- MAHKEME / DAİRE
- Danıştay 8. Daire
- ESAS NUMARASI
- 2020/5658
- KARAR NUMARASI
- 2025/889
- KARAR TARİHİ
- 13.02.2025
Karar incelemesi
Uyuşmazlık ve istem
Uyuşmazlık konusu olayda davacı taraf, maden ruhsatına ilişkin terk talebinin idarece uygun bulunmaması üzerine ruhsatın iptal edilmesini ve çeşitli yıllara ait ruhsat harç bedelleri ile ruhsat bedellerinin tahakkuk ettirilmesine dair işlemin iptalini istemiştir. İlk derece mahkemesi, süresi içinde işletme izni alınmaması sebebiyle ruhsatın idarece daha önce iptal edilmiş sayılması gerektiği görüşüyle tahakkuk işlemini iptal etmiştir. Kararın temyiz edilmesi üzerine dosya Danıştay önüne gelmiştir.
Mahkemenin gerekçesi
Danıştay çoğunluk gerekçesinde, 16/03/2015 tarihinde Maden Kanunu'na eklenen geçici 22. madde düzenlemesine vurgu yapılmıştır. Söz konusu geçici madde ile iptal konumunda bulunan tüm ruhsatlara idari para cezası uygulanmasının öngörüldüğü, bu kapsamda davacı hakkında idari para cezası uygulanmasına karar verildiği belirtilmiştir. Uygulanan bu özel hükümler ve para cezası düzenlemesi sebebiyle ruhsatın derhal kendiliğinden iptal edilmediği ve ruhsat hukukunun devam ettiği kabul edilmiştir. Ruhsat ilişkisi hukuken sürdüğünden, bu döneme denk gelen ruhsat harç ve bedellerinin tahakkuk ettirilmesinde mevzuata aykırılık görülmemiş ve alt mahkeme kararı bozulmuştur.
Kararın açıkladığı hukuki ayrım
Karar uyarınca, Maden Kanunu kapsamında ruhsat bedelinin veya şartlarının süresinde yerine getirilmemesi durumunda, idarece geçici maddeler doğrultusunda idari para cezası verilerek süreç yürütülüyorsa ruhsat hukuken varlığını korur. Ruhsat hukuki geçerliliğini sürdürdüğü sürece ilgili yıllara ilişkin harç ve bedel mali yükümlülüklerinin tahakkuk ettirilmesi yasaya uygundur. Maden Kanunu'nun 13. maddesindeki genel emredici hükümler ile sonradan getirilen geçici maddelerin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.
Karşı oy
Karara katılmayan üye tarafından sunulan karşı oy gerekçesinde, davacının 2015 yılında terk talebinde bulunduğu ancak davalı idarenin aradan uzun süre geçtikten sonra 2018 yılında talebi uygun bulmadığı vurgulanmıştır. İdarenin kendi üzerine düşen sorumlulukları zamanında yerine getirmeyerek ruhsatın haksız şekilde uzun süre davacı üzerinde kalmasına sebebiyet verdiği ve bu durumun davacı aleyhine mali yükümlülük doğurmaması gerektiği ileri sürülmüştür.
Kararın sonucu
Danıştay 8. Dairesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyiz istemini kabul etmiş ve Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına oyçokluğuyla karar vermiştir. Dosya, yeniden bir karar verilmek üzere ilgili Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmiştir.
2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:... , K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
Bu yayın, 13.02.2025 tarihli kararın kaynak metnine dayanan bir incelemedir. Kararın kesinleştiği veya aynı sonucun başka uyuşmazlıklarda uygulanacağı varsayılmamıştır. Güncel mevzuat ve somut olay ayrıca değerlendirilmelidir.
