Karar künyesi
- MAHKEME / DAİRE
- Danıştay 10. Daire
- ESAS NUMARASI
- 2022/1638
- KARAR NUMARASI
- 2025/4812
- KARAR TARİHİ
- 27.10.2025
Karar incelemesi
Uyuşmazlık ve istem
Uyuşmazlık, hastanın hastanede gördüğü tedavi ve takipler esnasında fenalaşması ve müdahalede gecikilmesi nedeniyle idarenin hizmet kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti ile manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Davacılar, olay günü hastanın röntgene sevk edildiği, röntgen çekimi sırasında bayılmasına rağmen gereken tıbbi müdahalenin zamanında yapılmadığını ileri sürerek tazminat talebiyle idareye başvurmuştur. Davalı idare ise idari hizmetin yürütülmesinde herhangi bir kusur veya tıbbi ihmal bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemenin gerekçesi
Adli Tıp Kurumu raporunda, hastaya yapılan muayene, tetkik ve ameliyat süreçlerinin tıp kurallarına uygun olduğu ve davalı sağlık personeline doğrudan bir tıbbi uygulama hatası atfedilemeyeceği belirtilmiştir. Ancak tıbbi belgeler incelendiğinde, hastanın durumunun kontrol edildiğine dair saatler süren zaman diliminde herhangi bir takip kaydının yer almadığı anlaşılmıştır. Davacıların, hastanın röntgen çekimi sırasında bayıldığı ve bu durumun önemsenmeyerek acil müdahalede gecikildiği yönündeki iddiaları ve dosyadaki kayıt boşlukları birlikte değerlendirilmiştir. İlk derece mahkemesi ve bölge idare mahkemesi kararlarında da hastanın durumunun ağırlaştığı anlaşıldığı halde rutin kontrol saati beklenerek acil koduyla late müdahale edilmesi hizmetin kötü işletilmesi olarak kabul edilmiştir. Mahkeme, sağlık personeline doğrudan kişisel bir tıbbi hata yüklenemese dahi organizasyonel aksaklıklar ve hasta takibindeki belgesiz boşluklar nedeniyle idarenin hizmet kusurunun gerçekleştiği gerekçesiyle manevi tazminat ödenmesi gerektiği sonucuna varmıştır.
Kararın açıkladığı hukuki ayrım
Tıbbi müdahalenin teknik açıdan tıp biliminin gereklerine uygun olması, idarenin hizmet kusuru sorumluluğunu tek başına ortadan kaldırmaz. Sağlık hizmetinin sunumu sırasında hastanın düzenli takip edildiğini gösteren tıbbi kayıtların tutulmaması ve hastanın durumunun ağırlaştığı anlaşıldığı halde acil müdahalenin zamanında yapılmayarak rutin vizit saatine kadar geciktirilmesi, idari hizmetin kötü ve geç işletildiğini gösterir. Bu durum teknik tıbbi hatadan bağımsız olarak idare aleyhine hizmet kusuru teşkil eder ve tazminat sorumluluğunu doğurur.
Kararın sonucu
Danıştay 10. Dairesi, davalı idare ve davalı idare yanında katılan müdahilin temyiz istemlerini reddederek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının açıklanan gerekçe ile onanmasına oy birliğiyle ve kesin olarak karar vermiştir.
Davalı idare ve davalı idare yanında müdahilin temyiz istemlerinin REDDİNE, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda yer verilen gerekçe ile ONANMASINA
Bu yayın, 27.10.2025 tarihli kararın kaynak metnine dayanan bir incelemedir. Kararın kesinleştiği veya aynı sonucun başka uyuşmazlıklarda uygulanacağı varsayılmamıştır. Güncel mevzuat ve somut olay ayrıca değerlendirilmelidir.
