AVUKATLIK VE HUKUKİ DANIŞMANLIK[email protected]0258 257 57 07

Danıştay Kararları

Güvenlik Soruşturmasında Akraba Verilerinin Esas Alınamayacağı Hakkında Danıştay Kararı

Karar4 Kasım 20262 dakika okumaKoçArslan Yayınları

Karar künyesi

MAHKEME / DAİRE
Danıştay 2. Daire
ESAS NUMARASI
2023/4793
KARAR NUMARASI
2024/5399
KARAR TARİHİ
05.11.2024

Karar incelemesi

Uyuşmazlık ve istem

Dava, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle davacının okuldan ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve mali haklarının tazmini istemiyle açılmıştır. İlk derece mahkemesi, babası ve amcası hakkındaki istihbari verilerin somut delil niteliğinden uzak olduğunu belirterek işlemin iptaline ve tazminat istemi hakkında bu aşamada karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir. Davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu Bölge İdare Mahkemesince reddedilmiş, bunun üzerine davalı idare kararı temyiz etmiştir.

Mahkemenin gerekçesi

Danıştay 2. Dairesi incelemesinde, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu hükümlerini değerlendirmiştir. İlgili mevzuat uyarınca güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında kişisel verilerin korunması ilkesi ile ceza sorumluluğunun şahsiliği esasının geçerli olduğu vurgulanmıştır. Değerlendirmede yalnızca hakkında araştırma yürütülen kişinin kendi verilerinin esas alınabileceği, anne, baba, eş, kardeş veya akraba gibi üçüncü kişilere ait bilgilerin olumsuz karar vermeye dayanak oluşturamayacağı açıklanmıştır. Somut olayda, davacının şahsına yönelik hiçbir olumsuz bilgi bulunmadığı halde, babası ve amcası hakkındaki istihbari veriler gerekçe gösterilerek ilişik kesme işlemi tesis edildiği tespit edilmiştir. Bu durum karşısında, davacının okuldan ilişiğinin kesilmesine dair dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Kararın açıkladığı hukuki ayrım

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması süreçlerinde idarenin takdir yetkisi sınırsız değildir. 7315 sayılı Kanun hükümleri gereğince, hakkında araştırma yapılan adayın şahsına ait somut bir bilgi ve belge bulunmadıkça, adayın yakın akrabalarının durumları veya haklarındaki istihbari bilgiler kişisel değerlendirmeye esas alınamaz. Suç ve cezanın şahsiliği ilkesi idari işlemlerde de geçerli olup, idare tarafından akrabalara ait veriler üzerinden adayın hak kaybına uğratılması hukuka aykırılık teşkil eder. Yargısal denetimde, üçüncü kişilere ait verilerin adayın güvenlik soruşturmasını olumsuz etkileyecek bir kriter olarak kullanılamayacağı ilkesi kararlılıkla uygulanmaktadır.

Kararın sonucu

Danıştay 2. Dairesi, davalı idarenin temyiz isteminin reddine ve Bölge İdare Mahkemesi kararı gerekçeli olarak onanmıştır. Temyiz giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına ve dosyanın gereği yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine kesin olarak oybirliğiyle karar verilmiştir.

1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:... , K:... sayılı kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA

Bu yayın, 05.11.2024 tarihli kararın kaynak metnine dayanan bir incelemedir. Kararın kesinleştiği veya aynı sonucun başka uyuşmazlıklarda uygulanacağı varsayılmamıştır. Güncel mevzuat ve somut olay ayrıca değerlendirilmelidir.

Kararın kaynağını aç ↗

İLETİŞİM

Bir görüşmeyle
başlayalım.

Hukuki meselenizi birlikte değerlendirmek için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Bize ulaşın