📜 Danıştay Karar Künyesi
6. Daire – 2021/1056 – 2022/8572 – 12.10.2022
🔎 Karar Özeti
Danıştay, İzmir ili Ödemiş ilçesinde yapılan 1/1000 ve 1/5000 ölçekli imar planlarına yönelik itirazları değerlendirerek, davacı şirketin iddialarının desteklenmediğini ve imar planlarının üst ölçekli kararlarla uyumlu olduğunu belirterek davayı reddetti.
Karar İçeriği
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/1056
Karar No : 2022/8572
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Mimarlık Reklamcılık, İnşaat, Dayanıklı Tüketim Malları Sanayi ve Ticaret Limited Şirketini temsilen …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN ÖZETİ: İzmir ili, Ödemiş ilçesi, … Mahallesi, … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazlara ilişkin Ödemiş Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ve İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen 1/1000 ölçekli ilave ve revizyon uygulama imar planı ve bu plana yapılan itirazın reddine dair Ödemiş Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planının iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMALARIN ÖZETİ :
… Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından; temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
… Belediye Başkanlığı tarafından; savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Dava, İzmir ili, Ödemiş ilçesi, … Mahallesi, … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazlara ilişkin Ödemiş Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ve İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen 1/1000 ölçekli ilave ve revizyon uygulama imar planına karşı yapılan itirazın reddine dair Ödemiş Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile 1/1000 ölçekli ilave ve revizyon uygulama imar planı ve dayanağı İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planının iptali istemiyle açılmıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinin işlem tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan halinde, nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
İmar planlarının yargısal denetimi sırasında şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı kriterleri kapsamında imar planının bütünlüğü, genel yapısı, kapsadığı alanın nitelikleri ve çevrenin korunması gibi olguların gözetilmesi zorunludur.
Kentsel planlamanın en temel unsurlarından birisi olan imar planların kademeli birlikteliği ilkesine göre, alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, stratejilerine ve kararlarına uyumlu olması zorunludur. Bu doğrultuda, 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının öncelikle uygun olması gereken üst ölçekli plan kademeli olarak 1/5000 ölçekli nazım imar planıdır. Söz konusu planlar da, bulunması halinde daha üst ölçekli 1/25.000 ölçekli nazım imar planına ve 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planına uygunluk göstermelidir.
“Plan kademelerinin üst basamaklarında yer alan imar planları, alt basamaklara göre daha soyut, daha genel ve daha kapsamlı olan ve ana ilkelerin, stratejilerin ve bunların biçimlendirdiği ana planlama kararlarının vurgulandığı belgelerdir. Bu nedenle üst ölçeklerde çok genel çizgileriyle belirlenen farklı arazi kullanımlarının konum ve büyüklüklerinin bir alt ölçeğe aynen aktarılması yeterli ve anlamlı değildir. Diğer bir deyişle, aynı bir bölge için, alt ölçekli planlarda, üst ölçekte belirlenen kullanımlardan daha fazlasına yer vermek kaçınılmazdır. Sorun, bu farklılaşmanın sınırlarının belirlenmesinde göz önünde tutulması gereken temel ölçütün ne olması gerektiğidir. Bu ölçüt ise, üst ölçekte belirlenen arazi kullanımının hakim arazi kullanımı olarak alt ölçeklere aktarılması biçiminde özetlenebilir. Diğer bir anlatımla, aynı bölge için üst ölçekte öngörülen arazi kullanımı alt ölçeklerde de -yine aynı bölge için- hakim kullanım türü olacak, ancak alt ölçeğin gerektirdiği farklı kullanım türlerine de yer verilecektir.” (İmar Planlarının Kademelenmesi ve Farklı Ölçeklerdeki Planlar Arasındaki İlişki Prof. Dr. Melih Ersoy)
Dosyanın incelenmesinden; dava konusu taşınmazların 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ayrık nizam 4 kat yapılaşma koşullu gelişme konut alanı, 1/5000 ölçekli nazım imar planında yüksek yoğunluklu gelişme konut alanı (241-400 ki/ha), dayanak olan İzmir Doğu Bölgesi 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planında düşük yoğunluklu konut alanı (51-150 ki/ha) kullanımında kaldığı anlaşılmaktadır.
İmar planları yapılırken 1/25.000 ölçekli nazım imar planı ile belirlenen yapılaşma koşulları 1/5000 ölçekli planda aynen korunabileceği gibi ölçek farklılığından kaynaklı olarak bölgenin doğal yapısı, jeoljik yapısı veya başka etkenlerden dolayı daha düşük yapılaşma koşulları belirlenebilecektir. Bu durum 1/5000 ölçekli nazım imar planının üst ölçekli plan olan 1/25.000 ölçekli plana aykırı olduğu anlamına gelmeyecektir. Ancak, 1/5000 ölçekli nazım imar planıyla 1/25.000 ölçekli nazım imar planında getirilen yoğunluk kararından fazla yapılaşma koşulu getirilmesi, alanda hakim olan yerleşim tirendinin (motifinin) değişmesi sonucuna bağlı olarak sosyal alt yapı dengesinin ve ulaşım öngörüsünün bozulmasına yol açacağından planların kademeli birlikteliği ilkesi kapsamında üst ölçekli plan kararlarına aykırılık teşkil edecektir.
İncelenen dosyada, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı ile 1/5000 ölçekli nazım imar planı kararları arasında temel alan kullanımı (konut kullanımı) açısından uyum olduğu tartışmasız olup, uyuşmazlık, kullanım yoğunluğu açısından üst ölçekli plan ile alt ölçekli plan arasında uyum olup olmadığından kaynaklanmaktadır. Dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile dayanağı 1/25.000 ölçekli nazım imar planında uyuşmazlık konusu alana getirilen yoğunluk kararları arasında farklılık bulunmakta ve 1/25.000 ölçekli planda söz konusu alan için belirlenen yoğunluk üst sınır niteliğinde olduğundan 1/5000 ölçekli nazım imar planında daha yüksek yoğunluk kararı öngörülmesi plan kademelenmesi ilkelerine aykırı bir durum oluşturmaktadır.
Ancak davacı tarafından, temel olarak dava konusu imar planlarının eşitlik, kamu yararı, şehircilik ve plan gerekleri gözetilmeksizin hazırlandığı, uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu alanla ilgili olarak plan şartlarının uygunluğuna ilişkin hiçbir şartın göz önüne alınmadığı, plan hazırlanırken müktesep haklara riayet edilmediği, taşınmazların inşaat alanının azaltılarak maddi kayba yol açılacağı iddialarıyla plan kararlarının iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
Bilindiği üzere Mahkemeler, dava konusu edilen işlemlerin dava konusu edilmemesi halinde ortaya çıkacak hukuki durumdan daha aleyhe sonuç doğuracak şekilde hüküm kuramazlar. Aleyhe hüküm verme yasağı olarak adlandırılan ve yerleşik yargı kararlarında da yer bulan bu kuralın, ilgililerin ihlal edildiğini düşündükleri haklarını korumak amacıyla herhangi bir endişe taşımaksızın dava açabilmelerini sağlamaya yönelik bir uygulama niteliği taşıdığından, Anayasanın 36. maddesinde ifade edilen hak arama hürriyetini temin eden bir yönü de bulunmaktadır. Diğer bir ifadeyle davacının dava açmakla içinde bulunduğu hukuki durumunun ağırlaşmasına yol açacak biçimde yargı kararı verilmesi hak arama hürriyetinin etkin kullanımını engelleyecek, dolayısıyla adil yargılama hakkının ihlaline neden olacaktır.
Bu bakımdan, dava konusu 1/5.000 ölçekli Ödemiş İlave ve Revizyon Nazım İmar planında belirtilen yoğunluk kararının üst ölçekli plana aykırı olduğu tespit edilmişse de, verilecek iptal kararı ile davacının mevcuttaki kazanımının ortadan kalkacağı, bu bağlamda taşınmaz maliki davacı aleyhine sonuç doğurabileceği anlaşıldığından temyize konu kararın 1/5.000 ölçekli nazım imar planına ilişkin kısmında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmamaktadır.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/10/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.