AVUKATLIK VE HUKUKİ DANIŞMANLIK[email protected]0258 257 57 07

Ceza Hukuku

TCK 123 Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu ve Unsur Şartları

Türk Ceza Kanunu'nun 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu, faile yönelik belirli hareketlerin ve özel kastın varlığını gerektirmektedir. Sırf huzur ve sükunu bozmak amacıyla gerçekleştirilen ısrarlı eylemler, mağdurun şikayeti üzerine cezalandırılır. Bu yazıda ilgili suçun şartları ve genel ceza hukuku ilkeleri çerçevesindeki durumu kanun hükümleriyle açıklanmaktadır.

Makale7 Kasım 20263 dakika okumaKoçArslan Yayınları

Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçunun Kapsamı ve Şartları

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 123. maddesi, kişilerin huzur ve sükununu bozma fiilini özel olarak düzenlemektedir. İlgili kanun maddesi uyarınca, bu suçun oluşabilmesi için eylemin sırf huzur ve sükununu bozmak maksadıyla yapılması şarttır. Failin bu özel kast ile bir kimseye ısrarla telefon etmesi, gürültü yapması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunması gerekmektedir. İlgili eylemlerin varlığı halinde, mağdurun şikayeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.

Suçun Genel Şartı Olarak Kast ve Ceza Sorumluluğunun Şahsiliği

Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun cezalandırılabilmesi için Türk Ceza Kanunu'nun genel ilkeleri de gözetilmelidir. Madde 21 uyarınca, bir suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır; kast ise suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir. Ayrıca Türk Ceza Kanunu'nun 20. maddesi gereğince ceza sorumluluğu şahsidir ve kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz. Suça sebep olan eylem sadece fiili işleyen kişi bakımından ceza sorumluluğu doğurur. Tüzel kişiler hakkında ise ceza yaptırımı uygulanamaz, ancak suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımlar saklı tutulmuştur. Varsayımsal örnek: Bir kişinin, komşusunun huzurunu bozmak amacıyla gece vakitlerinde ısrarla gürültü yapması durumunda ceza sorumluluğu yalnızca gürültü eylemini gerçekleştiren şahsa ait olur.

Israrlı Takip Suçu ile Olası Kast Kavramı

Türk Ceza Kanunu'na eklenen 123/A maddesi ile ısrarlı takip eylemi ayrıca düzenlenmiştir. Buna göre ısrarlı bir şekilde fiziken takip etmek ya da haberleşme ve iletişim araçlarını, bilişim sistemlerini veya üçüncü kişileri kullanarak temas kurmaya çalışmak suretiyle bir kimse üzerinde ciddi bir huzursuzluk oluşmasına ya da kendisinin veya yakınlarından birinin güvenliğinden endişe duymasına neden olan faile altı aydan iki yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Bu suçların soruşturulması ve kovuşturulması da şikayete bağlı tutulmuştur. Kanunun 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, kişinin suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen fiili işlemesi halinde olası kast mevcuttur ve olası kast durumunda temel cezada indirim uygulanmaktadır.

Sık sorulan sorular

Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun takibi şikayete bağlı mıdır?

Evet, TCK madde 123 kapsamında sırf huzur ve sükununu bozmak maksadıyla ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde soruşturma ve kovuşturma mağdurun şikayeti üzerine yapılmaktadır.

Israrlı takip suçunda soruşturma usulü nasıldır?

TCK madde 123/A uyarınca ısrarlı takip maddesinde düzenlenen suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlıdır.

Resmî kaynaklar

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirme gerekir.

İLETİŞİM

Bir görüşmeyle
başlayalım.

Hukuki meselenizi birlikte değerlendirmek için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Bize ulaşın