AVUKATLIK VE HUKUKİ DANIŞMANLIK[email protected]0258 257 57 07

Yargıtay Kararları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi: Tasfiye Alacağında Ayni Hak İstenebilir mi ve Mal Rejimi Sözleşmesi Geçmişe Etkili Olur mu?

Karar24 Ekim 20262 dakika okumaKoçArslan Yayınları

Karar künyesi

MAHKEME / DAİRE
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
ESAS NUMARASI
2023/626
KARAR NUMARASI
2024/6099
KARAR TARİHİ
19.09.2024

Karar incelemesi

Uyuşmazlık ve istem

Dava, mal rejiminin tasfiyesi sonucunda mülkiyetin (ayni hakkın) devri ve ortaklık malı iddiasına dayanmaktadır. Davacı kadın tarafı, edinilen taşınmaz üzerinde mal rejimi tasfiyesi kapsamında ayni hak talebinde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, mülkiyet aktarımına ilişkin resmi sözleşme bulunmadığını ve mal rejiminin tasfiyesinden doğan hakkın kişisel alacak hakkı olduğunu gerekçe göstererek davayı reddetmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi ise taraflar arasındaki mal ortaklığı sözleşmesinin taşınmazın edinildiği geçmiş tarihi kapsayamayacağını belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Mahkemenin gerekçesi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, temyiz incelemesinde mal rejiminin tasfiyesinden doğan hakkın hukuki niteliğini ve sözleşme serbestisinin sınırlarını ayrıntılı şekilde ele almıştır. Kararda, eşlerin ancak kanunda yazılı sınırlar dahilinde mal rejimini düzenleyebilecekleri, Kanun'un öngördüğü ayrık durumlar hariç olmak üzere mal rejimi sözleşmelerinin geçmişe etkili olacak şekilde düzenlenemeyeceği açıklanmıştır. Taşınmazın edinildiği tarihte geçerli olmayan bir rejimin sonradan yapılan sözleşmeyle geçmişe dönük uygulanamayacağı vurgulanmıştır. Ayrıca tasfiye neticesinde alacaklı olan eşe tanınan hakkın bir kişisel alacak hakkı olduğu, ayın (mülkiyet) olarak ödemede bulunma yetkisinin ise alacaklı tarafa değil yalnızca borçlu eşe tanınmış bir hak olduğu belirtilmiştir. Bu doğrultuda istinaf mahkemesinin ret kararı sonucu itibarıyla doğru görülmüş, ancak gerekçedeki eksikliklerin düzeltilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

Kararın açıkladığı hukuki ayrım

Mal rejiminin tasfiyesi davalarında alacaklı eşin talebi kural olarak bir kişisel alacak hakkına dayanır; borcun ayın (mülkiyet devri) şeklinde ödenmesi yalnızca borçlu eşe tanınmış bir seçimlik hak olup tasfiye alacaklısı istisnai haller haricinde doğrudan ayni hak talep edemez. Bunun yanında tarafların akdettiği mal rejimi sözleşmeleri, Türk Medeni Kanunu ve Yürürlük Kanunu'nda sınırları çizilen istisnalar dışında geçmişe etkili kılınamaz.

Kararın sonucu

Davacı kadın vekilinin diğer temyiz itirazları reddedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan değerlendirmeye yönelik temyiz itirazları kabul edilerek sonucu itibarıyla doğru olan kararın gerekçesi değiştirilip düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Temyiz edenden peşin alınan harcın istek halinde iadesine oy birliğiyle karar verilmiştir.

Davacı kadın vekilinin Bölge Adliye Mahkemesince yapılan değerlendirmeye yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile sonucu itibarıyla doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek ONANMASINA

Bu yayın, 19.09.2024 tarihli kararın kaynak metnine dayanan bir incelemedir. Kararın kesinleştiği veya aynı sonucun başka uyuşmazlıklarda uygulanacağı varsayılmamıştır. Güncel mevzuat ve somut olay ayrıca değerlendirilmelidir.

Kararın kaynağını aç ↗

İLETİŞİM

Bir görüşmeyle
başlayalım.

Hukuki meselenizi birlikte değerlendirmek için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Bize ulaşın