AVUKATLIK VE HUKUKİ DANIŞMANLIK[email protected]0258 257 57 07

Yargıtay Kararları

2886 Sayılı Kanun Kapsamındaki Taşınmazlarda Sözleşmedeki Fesih İhbarı Şartı ve Kiracılık Sıfatının Devamı

Karar26 Ekim 20263 dakika okumaKoçArslan Yayınları

Karar künyesi

MAHKEME / DAİRE
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
ESAS NUMARASI
2017/1545
KARAR NUMARASI
2021/1475
KARAR TARİHİ
23.11.2021

Karar incelemesi

Uyuşmazlık ve istem

Davacı vekili, müvekkilinin davalı belediye ile akdettiği kira sözleşmesinin süresi dolmasına rağmen fesh edilmediğini ve sözleşme hükmü gereği belirsiz süreli hale geldiğini ileri sürmüştür. Davacı, kiracılık sıfatının devam ettiğinin tespiti ile idarece yaratılan muarazanın ve çekişmenin önlenmesini talep etmiştir. Davalı taraf ise taşınmazın 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu uyarınca ihale edildiğini ve sürenin dolmasıyla sözleşmenin sona erdiğini savunmuştur. Yerel mahkeme uyuşmazlığın 2886 sayılı Kanun'un 75. maddesi uyarınca çözülmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

Mahkemenin gerekçesi

Hukuk Genel Kurulu çoğunluğu, taraflar arasında akdedilen kira sözleşmesinin 8. maddesinde yer alan fesih ihbarı düzenlemesini incelemiştir. Sözleşme hükmünde, akdin sonunda taraflardan birinin fesih ihbarında bulunmaması halinde sözleşmenin aynı koşullarla belirsiz süreli hale geleceği açıkça kararlaştırılmıştır. Mahkemece bu hükmün geçerli olduğu ve her iki tarafı da bağladığı vurgulanmıştır. Davalı idare tarafından yapılan fesih ihbarının kanuni ve sözleşmesel sürelere uygun olarak gerçekleştirilmediği anlaşılmıştır. Süresinde yapılmayan fesih bildirimi hukuki sonuç doğurmayacağından, davacının kiracılık sıfatının kesintisiz şekilde devam ettiği sonucuna varılmıştır. Bu nedenle direnme kararı usul ve yasaya aykırı bulunarak bozulmuştur.

Kararın açıkladığı hukuki ayrım

2886 sayılı Kanun kapsamında ihale ile kiraya verilen kamu taşınmazlarında, idare ile kiracı arasında serbest iradeyle kararlaştırılan ve geçerliliğini koruyan sözleşme hükümleri esas alınmalıdır. Sözleşmede feshin belirli bir süre önce ihbar edilmesi gerektiği ve aksi halde akdin belirsiz süreli hale geleceği yönünde bir şart varsa, idare bu şartla bağlıdır. Usulüne ve süresine uygun yapılmayan fesih ihbarları sözleşmeyi sona erdirmez ve kiracılık sıfatını ortadan kaldırmaz.

Karşı oy

Karşı oy kullanan kurul üyeleri, taşınmazın mevzuat değişikliği ve kanun hükümleri gereğince özel madde kapsamına alındığını belirtmişlerdir. Değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren kira sözleşmesinin kendiliğinden uzamasının hukuken mümkün olmadığını savunmuşlardır. Bu görüşe göre, uyuşmazlık konusu dönem itibarıyla varlığını sürdüren geçerli bir kira sözleşmesi bulunmadığından davanın reddine ilişkin direnme kararı onanmalıdır.

Kararın sonucu

Hukuk Genel Kurulu, davacı vekilinin temyiz itirazlarını kabul ederek direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerle bozulmasına karar vermiştir. İstek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine ve karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere kesin olarak oy çokluğu ile karar verilmiştir.

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanun’un 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen Geçici 3. maddesine göre uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA

Bu yayın, 23.11.2021 tarihli kararın kaynak metnine dayanan bir incelemedir. Kararın kesinleştiği veya aynı sonucun başka uyuşmazlıklarda uygulanacağı varsayılmamıştır. Güncel mevzuat ve somut olay ayrıca değerlendirilmelidir.

Kararın kaynağını aç ↗

İLETİŞİM

Bir görüşmeyle
başlayalım.

Hukuki meselenizi birlikte değerlendirmek için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Bize ulaşın