📜 Danıştay Karar Künyesi
10. Daire – 2019/8373 – 2023/1961 – 11.04.2023
🔎 Karar Özeti
Danıştay, Mardin Midyat ilçesinde terör nedeniyle köyünü terk eden davacının taşınmazları ile ilgili olarak önerilen tazminat miktarını değerlendirirken, taşınmazların boşaltılma süresinin 2 yıl yerine 7 yıl olarak hesaplanmasının gerekliliği yönündeki itirazları kabul ederek, ilk mahkeme kararını bozmuştur.
Karar İçeriği
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/8373
Karar No : 2023/1961
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği / …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı davanın reddi yolundaki kararının onanmasına dair Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 24/01/2019 tarih ve E:2014/6423, K:2019/273 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Mardin ili, Midyat ilçesi, … köyünde ikamet etmekte iken yaşanan terör olayları nedeniyle köyünü terk etmek zorunda kaldığı ve mal varlıklarına ulaşamadığından bahisle ortaya çıkan zararının 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması istemiyle yapılan başvuru sonucunda 5.146,75 TL önerilmesine ilişkin Mardin Valiliği 2 Nolu Zarar Tespit Komisyonunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının taşınmazlarının … köyündeki boşaltılan mezra sınırları içerisinde olup olmadığının incelendiği ve sadece … ada …. parsel sayılı bahçe vasıflı taşınmazının boşaltılan … mezrası ile Beyazsu mezrası arasındaki yol üzerinde ve … Mezrasına … metre mesafede bulunduğunun, diğer taşınmazlarının ise terör nedeniyle boşaltılmayan … köyü sınırları içerisinde kaldığının belirlendiği, davalı idarece yapılan bu saptamanın aksi yönünde davacı tarafça herhangi somut bilgi ve belgenin de dosyaya sunulamadığı, davacının terör nedeniyle boşaltılmayan köyler arasında yer alan … köyü sınırları içerisindeki taşınmazlarının tazminata konu edilemeyeceği, terör nedeniyle boşaltılan … Mezrası yakınında bulunan taşınmazı sebebiyle önerilen tazminat miktarının ise usule uygun olarak hesaplandığı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Davacının temyiz başvurusu üzerine Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesince, temyize konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle kararın onanmasına karar verilmiştir.
KARAR DÜZELTME
TALEP_EDENİN_İDDİALARI: Davacı tarafından, terör nedeniyle ulaşılamayan arazi miktarının daha fazla olduğu, tüm mezraların boşaltıldığı, dosyada boşaltılmadığı belirtilen yerler için bazı şahıslara ödeme yapıldığı, diğer dosyalarda köyün boş kalma süresi olarak 7 yıl esas alınırken kendi dosyalarında 2 yıl üzerinden hesaplama yapıldığı, taşınmazlarına 12 yıl boyunca ulaşamadığı ileri sürülerek Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ : Kararın düzeltmesi isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 24/01/2019 tarih ve E:2014/6423, K:2019/273 sayılı kararı kaldırılarak davacının temyiz istemi yeniden incelendi:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı tarafından, Mardin ili, Midyat ilçesi, … köyünde ikamet etmekte iken yaşanan terör olayları nedeniyle köyünü terk etmek zorunda kaldığı ve mal varlıklarına ulaşamadığından bahisle ortaya çıkan zararının 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması istemiyle 25/07/2005 tarihinde davalı idareye başvuru yapılmış, başvurunun Mardin Valiliği 2 Nolu Zarar Tespit Komisyonunun … tarih ve … sayılı kararıyla tazmini gereken bir zararı bulunmadığı belirtilerek reddedilmesi üzerine, bu işlemin iptali istemiyle dava açılmış, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, “davacı vekili ile köy muhtarı ve mahalli bilirkişilerce imzalanan keşif tutanağında, davacının … köyü … mezrası … mevkiinde sulu arazilerinin bulunduğu ve bu arazileri 2 yıllık bir süre ile can güvenliği kaygısı nedeniyle işleyemediği, sonraki yıllarda ise ancak Jandarma Karakol Komutanlığından izin almak suretiyle işleyebildiği hususlarının tespit altına alındığı ve davacının evi, ahırı, tarlası, bağı ve bahçesi bulunduğunu gösteren zilyetlik belgesinin davacı vekili tarafından başvuru dosyasına eklendiği, bu durumda davacı vekili, köy muhtarı ve mahalli bilirkişilerce imzalanan keşif tutanağında davacının sulu arazisi bulunduğunun belirtilmesi ve ayrıca davacı vekili tarafından davacının evi, ahırı, bağı, bahçesi bulunduğunu gösterir zilyetlik belgesinin davacı vekilince davalı idarede bulunan başvuru dosyasına sunulmuş olması karşısında, belirtilen malvarlığının davacıya ait olup olmadığı araştırılarak bu araştırma ve incelemenin sonucuna göre karar verilmesi gerekirken belirtilen hususlara uyulmaksızın tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Ardından, bu iptal kararı uyarınca, Mardin Valiliği 2 Nolu Zarar Tespit Komisyonunun … tarih ve … sayılı kararı ile davacıya sahip olduğu tespit edilen 98 m² yüzölçümlerine sahip yığma kargir ev ve ahır ile Binyahape mezrasında bulunan 4,41 dönüm kavak ağacı için toplam 10.551,07 TL tazminat önerilmiş, davacı tarafından anılan kararın iptali istemiyle açılan davada … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla “davalı idarece mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen arazi tespit formları uyarınca davacının sahip olduğu tespit edilen taşınmazların … köyündeki boşaltılan mezra sınırları içerisinde yer alıp almadığının araştırılmadığı” gerekçesiyle işlem iptal edilmiştir.
Akabinde, iptal kararı üzerine müracaatçı adına kayıtlı arazilerin hiçbir zaman boşaltılmayan … köy merkezinde mi yoksa güvenlik nedeniyle boşaltılan anılan köyün mezralarında mı olduğu hususunun açıklığa kavuşturulması için teknik ve mahalli bilirkişilerce tapu kayıtları da dikkate alınarak yerinde ve zeminde inceleme ve araştırmalar yapıldığı, sadece … ada … nolu parseldeki bahçe vasıflı arazinin güvenlik sebebiyle boşalan … mezrasına yakın olduğunun krokilendirilerek tespit edildiği, diğer taşınmazların güvenlik sebebiyle hiçbir zaman boşaltılmayan … köy merkezinde veya yakın mevkilerde olduğunun anlaşıldığı, bahse konu arazi üzerindeki incir (7-8 yaş), şeftali (7 yaş), üzüm (7 yaş), kayısı (8-9 yaş), nar (7 yaş) ağaçların yaş aralıkları incelendiğinde, arazinin boş kaldığı yıllarda anılan ağaçlar mevcut olmadığından hesaplamaya dahil edilmediği belirtilerek Mardin Valiliği 2 Nolu Zarar Tespit Komisyonunun … tarih ve … sayılı dava konusu kararı ile bahçe için 1.758,75 TL, ceviz meyvesi için 3.388,00 TL olmak üzere toplam 5.146,75 TL önerilmiş, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddi zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemek amacıyla yürürlüğe konulan 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun’un 2. maddesinin 1. fıkrasında, bu Kanun’un, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 1., 3. ve 4. maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsadığı belirtilmiş; aynı Kanunun 7. maddesinde ise; hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar; yaralanma, sakatlanma ve ölüm hallerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri; terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin malvarlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddi zararların, bu Yasa hükümlerine göre sulh yoluyla karşılanabileceği öngörülmüştür.
Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesinde, zarar görenin veya mirasçılarının veya yetkili temsilcilerinin başvurusu halinde bu Yönetmelik kapsamına giren bir zararın bulunup bulunmadığını tespit etme görevi olan Komisyon’un gerek görmesi halinde keşif yapabileceği, komisyon başkanının, belirlemiş olduğu keşif yeri ile gün ve saatini komisyon üyeleri ve/veya bilirkişi ile başvuru sahibine veya yetkili temsilcisine yazılı olarak bildireceği, başvuru sahibinin kendisi, veli veya vasisi veya yetkili temsilcisi ve varsa şahitlerinin keşif mahallinde hazır bulunacakları, muhtar veya o yer mahallinden iki kişinin de keşifte hazır bulunmasının temin edileceği, başvuru sahibi veya yetkili temsilcisinin keşif esnasında hazır bulunmaması halinde durumun tutanakta belirtileceği; 15. maddesinde, hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararların, yaralanma, sakatlanma ve ölüm hallerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri ve terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddi zararların sulh yoluyla karşılanabilecek zararlar olduğu; 16. maddesinde, 15. maddede belirtilen zararların, zarar görenin beyanı, adlî, idarî ve askerî mercilerdeki bilgi ve belgeler göz önünde tutularak olayın oluş şekli ve zarar görenin aldığı tedbirlere göre, zarar görenin varsa kusur veya ihmalinin de göz önünde bulundurulması suretiyle, hakkaniyete ve günün ekonomik koşullarına uygun biçimde komisyon tarafından doğrudan doğruya veya bilirkişi aracılığı ile belirleneceği hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bakılan uyuşmazlıkta, dosyaya ekli 1/1000 ölçekli … köyü ve civarındaki mezraları gösteren harita üzerinde yapılan yer tespitine ilişkin bilgiler ile başvuru dosyasında mevcut diğer bilgi ve belgeler birlikte incelendiğinde; … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı uyarınca davacının taşınmazlarının … köyündeki boşaltılan mezra sınırları içerisinde olup olmadığının incelendiği ve davacının sadece … ada … parsel sayılı bahçe vasıflı taşınmazının boşaltılan … mezrası ile Beyazsu mezrası arasındaki yol üzerinde ve … mezrasına 2700 metre mesafede bulunduğunun, diğer taşınmazlarının ise terör nedeniyle boşaltılmayan … köyü sınırları içerisinde kaldığının belirlendiği, davalı idarece yapılan bu saptamanın aksi yönünde davacı tarafça herhangi somut bilgi ve belgenin de dosyaya sunulamadığı görülmektedir.
Bu durumda, davacının terör nedeniyle boşaltılmayan köyler arasında yer alan … köyü sınırları içerisindeki taşınmazlarına ulaşamama durumu bulunmadığından, buradaki taşınmazları için tazminat önerilmemesi, terör nedeniyle boşaltılan … mezrası yakınında … ada … numaralı parselde bulunan taşınmazı ve taşınmazın kullanılmadığı yıllarda yaşı itibarıyla taşınmazın üzerinde bulunduğu tespit edilen ceviz ağaçlarının meyvesi için tazminat önerilmesi isabetli olmakla birlikte; taşınmazdan ve taşınmazın üzerindeki ceviz ağaçlarından ne kadar süre boyunca yararlanılamadığı noktasında değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Dosyada mevcut bulunan, 08/04/2009 tarihinde icra edilen keşfe ait tutanakta “müracaatçının … köyü … mezrası … mevkiinde sulu arazilerinin bulunduğu ve bu arazileri 2 yıllık bir süre ile can güvenliği kaygısı nedeniyle işleyemediği, sonraki yıllarda ise ancak Jandarma Karakol Komutanlığından izin almak suretiyle işleyebildiği” ifadesine yer verildiği; dosyada taşınmaz ve üzerindeki ceviz ağaçlarından yararlanılamayan süre ile ilgili başkaca bir veri bulunmadığı, bu tutanak esas alınarak taşınmazdan ve üzerindeki ceviz ağaçlarından 2 yıl süre ile yararlanılamadığının kabulü ile dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmıştır. Bununla birlikte, tutanağın davacı veya temsilcisi tarafından imzalanmadığı görüldüğünden anılan tutanağa itibar edilmemiştir.
Öte yandan, aynı köy ve mezralarda bulunan mal varlığına ulaşamama zararına ilişkin açılan ve Dairemizce temyizen incelenen diğer dosyalardaki bilgi ve belgeler incelendiğinde; … mezrasında taşınmazı bulunan başka bir müracaatçının başvurusuna ilişkin işlem dosyasında da (bakılmakta olan işbu uyuşmazlıktaki gibi) “arazinin 2 yıl süre ile işlenemediği, daha sonra izin alınarak işlendiği” yönünde tespitler bulunmasına ve başkaca herhangi bir bilgi olmamasına rağmen Mardin Valiliği 1 Nolu Zarar Tespit Komisyonunun … tarih ve … sayılı kararı ile taşınmazın kullanılmama süresinin 2 yıl değil, 7 yıl kabul edilerek tazminat önerildiği, bu çerçevede benzer uyuşmazlıktaki bakış açısının ve kabulün davacı yönünden farklılaşmasını gerektiren ayrıksı bir durum söz konusu olmamasına rağmen, davacıya ait taşınmaz ve taşınmaz üzerindeki ceviz ağaçlarından yararlanamama süresi açısından davacı aleyhine sınırlayıcı bir yorum yapılarak bu sürenin 2 yıl şeklinde kabul edilmesinin eşitlik ve hakkaniyet ilkelerine aykırı olduğu kanaatine varılmıştır.
Bu durumda, işlem dosyasında, yukarıda belirtilen emsal müracaat dosyasından farklı karar vermeyi mümkün kılacak bilgi ve belge bulunmaması karşısında, taşınmaz ve taşınmazın üzerindeki ceviz ağaçlarından yararlanılamayan sürenin 7 yıl yerine 2 yıl olarak kabulü suretiyle tazminat öneren dava konusu işlemde ve davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Davanın reddine ilişkin … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 11/04/2023 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.