📜 Danıştay Karar Künyesi
6. Daire – 2020/10545 – 2022/9272 – 08.11.2022
🔎 Karar Özeti
Danıştay, Antalya Kemer’de ruhsatsız yapılar nedeniyle alınan yıkım ve para cezası kararını, yapı kayıt belgesinin geçerliliğinin judicial denetimini gerektirdiği ve yapılması gereken bilirkişi incelemeleri sonucunda yeniden değerlendirileceği yönünde bozmuştur.
Karar İçeriği
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/10545
Karar No : 2022/9272
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Belediye Başkanlığı – …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Antalya İli, Kemer İlçesi, …Mahallesi, … sayılı parselde bulunan otelde ruhsatsız yapılar yapıldığından bahisle 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca yıkımına, aynı Kanunun 42. maddesi uyarınca 203.386,68-TL para cezası verilmesine ilişkin Kemer Belediye Encümeni’nin … tarih ve … sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; “…davacı vekili tarafından 3194 sayılı İmar Kanunu’nun Geçici 16. maddesi kapsamında başvuru yapılarak uyuşmazlık konusu taşınmazlar için yapı kayıt belgeleri alındığı, bu sebeple uyuşmazlığa konu yıkım ve imar para cezalarının imar barışı kapsamında olduğu ileri sürülmüşse de, yapı kayıt belgelerinin ilgili belediyesine verildikten sonra; söz konusu ruhsatsız yapıların 31.12.2017 tarihinden önce mi sonra mı yapıldığı, anılan belgenin ruhsatsız yapılarla uyumlu olup olmadığı, hangi yapıları kapsadığı yönünde yetkili idare tarafından değerlendirme yapıldıktan sonra hukuki olarak geçerli olup olmadığının saptanması; yapı kayıt belgesinin uyumlu ve geçerli olması halinde, 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezalarının iptal edileceğinin düzenlendiği, dava dosyasında yer alan 08.04.2019 günlü tutanakta ve ilgili belediye ekiplerince yapılan denetimde; ruhsatsız yapıların 31.12.2017 tarihinden sonra yapıldığının anlaşıldığı; dolayısıyla 31.12.2017 tarihinden önce tamamlanmadığı açık olan yapılar hakkında alınan yapı kayıt belgesinin dava konusu taşınmaz hakkında herhangi bir hüküm doğurmasının beklenemeyeceğinin açık olduğu, bununla birlikte dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile 08.04.2019 tarihli fotoğrafların incelenmesinden de, söz konusu yapının inşaat halinde olduğu ve duvarlarının yeni örülmüş vaziyette olduğu anlaşıldığından, yapılan ruhsatsız yapıların davalı idarece usulüne uygun şekilde düzenlenen yapı tatil tutanağıyla somut bir biçimde ortaya konulduğu, davacının m² itirazının olmadığı, yapı ve tanımına uyduğu sabit olduğundan, davacı adına yapı sınıfı ve yapıdan etkilenen alan üzerinden hesaplanan temel para cezasına Kanunda öngörülen artırım hadlerinin (c-2 ve c-8 bendi) uygulanması suretiyle bulunan tutarda idari para cezası verilmesine ilişkin işlem ile ruhsatsız yapıların İmar Kanunu’nun 32.maddesi uyarınca yıkımına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı” sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu yapıda keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması suretiyle uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması, yapının yaşının tespit ettirilerek, yapı tatil tutanağında belirtilen aykırılıkların 31/12/2017 tarihinden önce yapılıp yapılmadığının uydu görüntüleriyle de karşılaştırılmak suretiyle ortaya konulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ…’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Antalya İli, Kemer İlçesi, … Mahallesi, … sayılı parselde bulunan taşınmazda, ruhsatsız yapılar yapıldığından bahisle 08/04/2019 tarihli yapı tatil tutanağı düzenlenmesi üzerine, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32.maddesi uyarınca yıkımına, aynı kanunun 42. maddesi uyarınca davacıya 203.386,68-TL para cezası verilmesine ilişkin Kemer Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı işlemi tesis edilmiştir.
Bunun üzerine görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesinde: “Bu Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce (…) tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur… Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir.” hükümleri yer almış olup, 42 inci maddesinde ise, imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve haller için idari para cezasının nasıl belirleneceğine dair hükümlere yer verilmiştir.
Aynı Kanuna 7143 sayılı Kanunun 16. maddesi ile eklenen Geçici 16. maddesinde ise; “Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir…Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun ve 2960 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir…” hükümleri yer almıştır.
Diğer taraftan, yukarıda aktarılan 3194 sayılı Kanunun geçici 16. maddesinin 4. fıkrasında da; “Yapı kayıt belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun ve 2960 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir.” hükmüne yer verilmiş ise de; işlemin tesis edildiği tarihteki maddi ve hukuki olayın esas alınmasına ilişkin idari yargının temel usul kuralı uyarınca, idari işlem tarihinden önce 3194 sayılı İmar Kanunu’nun Geçici 16. maddesine göre yapı kayıt belgesi alınması durumu bulunan uyuşmazlıklarda yapılacak değerlendirme ile “Yapı tatil zaptı/yıkım/para cezası” işlemleri tesis edildikten sonra ve bu işlemlere karşı açılan dava devam ederken yapı kayıt belgesi alınması durumu bulunan uyuşmazlıklarda yapılacak değerlendirmenin ayrı ayrı ortaya konulması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta; dava konusu işlemin dayanağı yapı tatil zaptının 08/04/2019 tarihinde düzenlendiği, yıkım ve para cezasına ilişkin … tarih ve … sayılı Kemer Belediye Encümeni kararının alındığı tarih itibarıyla hâlihazırda davacı tarafından alınmış yapı kayıt belgesi mevcut olmasına ve dosyada bulunan 23/05/2019 tarihli tutanakta özetle, “…söz konusu yapının 31/12/2017’den önce yapılmış olabileceği görüş ve kanaatine varıldığı…” belirtilmesine rağmen, davalı idarece, anılan yapıların 31/12/2017 tarihinden sonra yapıldığının idarelerince tespit edildiğinden bahisle iş bu tutanak ve yapı kayıt belgesi dikkate alınmaksızın dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, yıkım ve para cezasına ilişkin dava konusu işlemin yargısal denetimi yapılırken, yukarıda belirtilen hususlar çerçevesinde dava konusu işlemden önce alınan yapı kayıt belgesinin hukuki geçerliliğin araştırılması ve değerlendirilmesi, dosyada bulunan uydu görüntülerinin incelenerek, gerekirse keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra hazırlanacak rapora göre davanın esası hakkında karar verilmesi gerekli olduğundan, Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince, bu hususlar açıklığa kavuşturulduktan sonra dava konusu işlem hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, davanın reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 08/11/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.