Yargıtay Kararı

Mühürde Sahtecilik ve Hırsızlık Suçlarına İlişkin Yargıtay Kararı

📜 Yargıtay Karar Künyesi

2. Ceza Dairesi – 2012/21803 – 2012/45366 – 07.11.2012


🔎 Karar Özeti

Yargıtay, mühürde sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararını, zamanaşımı nedeniyle bozdu; hırsızlık suçu bakımından ise eylemin niteliği ve tekerrür hükümlerinin uygulanabilirliği açısından yapılan hataları vurguladı.


Karar İçeriği

2. Ceza Dairesi         2012/21803 E.  ,  2012/45366 K.


    İçtihat Metni

    MAHKEMESİ  :Asliye Ceza MahkemesiSUÇ : Mühürde sahtecilik, HırsızlıkHÜKÜM : MahkumiyetDosya incelenerek gereği düşünüldü;1- Sanıklar hakkında mühürde sahtecilik suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:Sanıkların eylemlerine uyan 765 sayılı TCY’nın 333/1. maddesinde tanımlanan mühürde sahtecilik suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddeleri ile 5237 sayılı TCY’nın aynı suça uyan 202/2. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanıklar yararına olması ve suçun işlendiği 16.10.2003 gününden inceleme tarihine kadar aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının geçmiş bulunması,Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve müdafilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8.maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CYUY.nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,2-Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince:Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre diğer itirazlar yerinde görülmemiştir. Ancak;1- Sanıkların, katılanın aracının kapı kilidini bıçakla mekanizmayı bozacak biçimde açıp açmadıklarının tespit edilememiş olması karşısında eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nun 142/2-d maddesinde düzenlenen “haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da diğer bir aletle kilit açmak suretiyle” hırsızlık olarak değerlendirilemeyeceği eylemin, 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b maddesinde düzenlenen suç tipine uyduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,2- Suç tarihinin 01.06.2005 tarihinden önce olması nedeniyle 5237 sayılı TCK’nun 7/3. maddesine göre anılan Yasanın 58. maddesi uyarınca sanık … hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 07.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Paylaş:

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir