AVUKATLIK VE HUKUKİ DANIŞMANLIK[email protected]0258 257 57 07

Danıştay Kararları

Danıştay 10. Dairesi: Bilirkişi Raporunun Tebliğ Edilmemesi Adil Yargılanma Hakkına Aykırıdır

Karar27 Ekim 20262 dakika okumaKoçArslan Yayınları

Karar künyesi

MAHKEME / DAİRE
Danıştay 10. Daire
ESAS NUMARASI
2019/6843
KARAR NUMARASI
2021/5896
KARAR TARİHİ
29.11.2021

Karar incelemesi

Uyuşmazlık ve istem

Davacılar tarafından, meydana gelen olayda idarenin hizmet kusuru bulunduğu ve uğranıldığı iddia edilen zararların tazmin edilmesi gerektiği ileri sürülerek idareye başvuruda bulunulmuş, bu başvurunun reddedilmesi üzerine idari yargıda dava açılmıştır. İdare Mahkemesince, yürütülen ceza soruşturması kapsamında Adli Tıp Kurumundan alınan rapor esas alınarak idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacılar ise ceza soruşturmasında alınan raporun taraf usul işlemlerine tabi tutulmadığını, kendilerine tebliğ edilmediğini ve tıbbi değerlendirmenin yetersiz olduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.

Mahkemenin gerekçesi

Danıştay 10. Dairesi, İdare Mahkemesince dosya kapsamına giren bilirkişi raporunun 6100 sayılı Kanun hükümleri uyarınca taraflara tebliğ edilerek itiraz hakkı tanınmamasının adil yargılanma hakkına ve hukuki usul kurallarına açıkça aykırılık teşkil ettiğini vurgulamıştır. Bunun yanı sıra, hükme esas alınan raporda uyuşmazlığın niteliği gereği yer alması gereken kardiyoloji uzmanının bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu sebeple hastanın klinik durumundaki kötüleşmenin bir komplikasyondan mı yoksa idarenin uygulama eksikliğinden mi kaynaklandığı sorusu cevapsız kalmıştır. Yapılan tıbbi müdahalelerin zamanında ve yerinde olup olmadığının belirlenmesi amacıyla, ilgili tüm uzmanlık alanlarını kapsayan bir Adli Tıp Üst Kurulundan detaylı rapor alınması gerektiği belirtilerek yerel mahkeme kararı bozulmuştur.

Kararın açıkladığı hukuki ayrım

Karar uyarınca, ceza soruşturması veya başka bir adli süreçten temin edilerek idari yargı dosyasına giren bilirkişi raporlarının karara esas alınabilmesi için taraflara tebliğ edilip itiraz hakkının kullandırılması zorunludur. Tıbbi hizmet kusuruna dayalı tazminat davalarında idarenin sorumluluğunun saptanabilmesi için rapor tanzim eden bilirkişi heyetinde olayın tıbbi sürecine uygun uzman hekimlerin yer alması gerekmektedir. Komplikasyon ve hizmet kusuru ayrımının net bir şekilde yapılabilmesi için ilgili tüm branş uzmanlarının katılımıyla oluşturulacak Adli Tıp Üst Kurulundan tereddüt yaratmayacak nitelikte tutarlı bir rapor alınması şarttır.

Kararın sonucu

Danıştay 10. Dairesi, davacıların temyiz istemlerinin kabulüne ve davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararının bozulmasına oy birliğiyle karar vermiştir. Dava dosyası, bozma kararı doğrultusunda yeniden bir karar verilmek üzere kararı veren Mahkemeye gönderilmiş olup tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolunun açık olduğu belirtilmiştir.

1. Davacıların temyiz istemlerinin KABULÜNE, 2. Davanın reddine ilişkin temyize konu .... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:.., K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine

Bu yayın, 29.11.2021 tarihli kararın kaynak metnine dayanan bir incelemedir. Kararın kesinleştiği veya aynı sonucun başka uyuşmazlıklarda uygulanacağı varsayılmamıştır. Güncel mevzuat ve somut olay ayrıca değerlendirilmelidir.

Kararın kaynağını aç ↗

İLETİŞİM

Bir görüşmeyle
başlayalım.

Hukuki meselenizi birlikte değerlendirmek için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Bize ulaşın