Karar künyesi
- MAHKEME / DAİRE
- Danıştay 6. Daire
- ESAS NUMARASI
- 2021/10525
- KARAR NUMARASI
- 2022/2516
- KARAR TARİHİ
- 02.03.2022
Karar incelemesi
Uyuşmazlık ve istem
Uyuşmazlık, bir firmanın gerçekleştirmeyi planladığı 'Kırma-Eleme Tesisi ve Kireç Üretimi Fabrikası Kapasite Artırımı' projesi hakkında verilen 'Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu' kararının iptali isteminden kaynaklanmaktadır. Davacılar, projenin zeytinlik sahalara olan yakınlığı nedeniyle 3573 sayılı Kanun'a aykırı olduğunu ve çevreye zarar vereceğini iddia etmiştir. İlk derece mahkemesi işlemi iptal etmiş, davalı idare ve müdahil şirket ise kararın bozulmasını talep etmiştir. Temel hukuki sorun, zeytinlik sahalara komşu projelerde kanuni mesafe yasağının ve çevresel etkilerin yargısal denetiminde izlenecek usuldür.
Mahkemenin gerekçesi
Danıştay, 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun'un 20. maddesinin emredici bir nitelik taşıdığını vurgulamıştır. Bu madde uyarınca, zeytinlik sahalara en az 3 kilometre mesafede toz ve duman çıkaran tesislerin yapılması ve işletilmesi kesin olarak yasaklanmıştır. Mahkeme, bu yasağın amacının, her türlü teknik tedbir alınmış olsa dahi zeytinliklerin gelişimine engel olabilecek faaliyetleri önlemek olduğunu belirtmiştir. Somut olayda, tesisin zeytinliklere olan gerçek mesafesinin, toz ve duman yayma kapasitesinin ve bu etkilerin zeytinliklerin vejetatif gelişimi üzerindeki sonuçlarının yerinde keşif ve bilirkişi incelemesiyle netleştirilmediği tespit edilmiştir. Maddi olay bu yönüyle açıklığa kavuşturulmadan verilen iptal kararı eksik inceleme nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
Kararın açıkladığı hukuki ayrım
Zeytinlik sahaların korunmasına ilişkin 3 kilometrelik mesafe kuralı, idari makamların takdir yetkisini sınırlayan mutlak bir kriterdir. ÇED süreçlerinde taahhüt edilen çevresel önlemler, bu kanuni mesafe yasağının ihlalini meşrulaştıramaz. Yargısal denetim sırasında, tesisin sadece ana ünitesinin değil, tüm eklentilerinin ve faaliyet alanının zeytinliklere olan mesafesi ile toz/duman etkisinin uzman bilirkişiler marifetiyle somut olarak ölçülmesi zorunludur. Maddi vakıanın bu şekilde tam olarak tespit edilmediği durumlarda, temyiz aşamasında işin esası hakkında nihai bir değerlendirme yapılamaz.
Kararın sonucu
Danıştay 6. Dairesi, davalı idare ve müdahilin temyiz istemlerini kabul ederek, İdare Mahkemesinin iptal kararının bozulmasına karar vermiştir. Karar, maddi olayın açıklığa kavuşturulması amacıyla dosyanın mahkemesine gönderilmesini ve 2577 sayılı Kanun uyarınca karar düzeltme yolunun kapalı olduğunu hüküm altına almıştır. Hüküm, usulde oyçokluğu, esasta ise oybirliği ile tesis edilmiştir.
temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, karar düzeltme yolunun kapalı olduğunun duyurulmasına, 02/03/2022 tarihinde usulde oyçokluğu, esasta oybirliğiyle karar verildi.
Bu yayın, 02.03.2022 tarihli kararın kaynak metnine dayanan bir incelemedir. Kararın kesinleştiği veya aynı sonucun başka uyuşmazlıklarda uygulanacağı varsayılmamıştır. Güncel mevzuat ve somut olay ayrıca değerlendirilmelidir.
