Yargıtay Kararları
Sanık hakkında açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmişken, denetim süresi içinde işlediği yeni suç nedeniyle açılan davada duruşma yapılmadan hüküm tesis edilmesi yasaya aykırı bulunarak karar bozulmuştur.
Danıştay Kararları
Davacı firmaya ait reklamda yer alan 'Türk Pediatri Kurumu Molfix’i öneriyor' ifadesinin kamu kurumu algısı yarattığı yönündeki iddialar, İdare Mahkemesi tarafından reddedilmiş ve Danıştay temyiz istemini hukuka uygun bularak onamıştır.
Yargıtay Kararları
Sanığın, taksirle yaralama suçundan mahkumiyetine dair hüküm, müştekinin zararını tazmin etme taahhüdüne rağmen, bu hususta imkan tanınmaksızın verilmiştir. Yargıtay, sanığın mahkumiyetine ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına ilişkin kararın kanuna aykırı olduğuna ve dosyanın bozulmasına hükmetmiştir.
Hukuk Muhakemesi ve Usul
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 396. maddesi, yaşanan durum ve koşullardaki değişikliklerin, daha önce alınan ihtiyati tedbir kararlarının değiştirilmesi veya kaldırılması taleplerini düzenlemektedir. Bu madde, hukuki süreçlerde esneklik sağlayarak, adaletin gerçekleşmesi için önemli bir işleve sahiptir.
Danıştay Kararları
Danıştay, davacının frekans kullanımı ile ilgili iddialarını değerlendirerek, adil yargılanma hakkının ihlal edilmediğine ve karar düzeltme talebinin hukuken geçerli nedenlere dayanmadığına karar vermiştir.
Yargıtay Kararları
Yargıtay, Asliye Ceza Mahkemesi'nin sanık hakkında verilen mahkumiyet kararını, bozma kararına uyulmadan hüküm kurulması nedeniyle yasaya aykırı bularak bozma kararı vermiştir.
Danıştay Kararları
Danıştay, davalı idarenin hizmet kusuru nedeniyle davacıların tazminat taleplerinin hukuka uygun olduğuna karar vererek, temyiz istemini reddetmiştir. İlk dava tarihi olan 17.08.2006 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine hükmedilmiştir.
Yargıtay Kararları
Yargıtay, hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması gereken hallerin dikkate alınmaması nedeniyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.
Ceza Hukuku
Türk Ceza Kanunu'nun 121. maddesi, bireylerin kamu makamlarına dilekçe verme hakkının engellenmesini suç olarak tanımlar. Bu madde, vatandaşların talep ve şikayetlerini yetkili makamlara iletebilme özgürlüğünü korumayı amaçlar. Anayasal bir hak olan dilekçe hakkı, bireylerin devlet ile iletişim kurabilmesinin temel yollarından biridir.