AVUKATLIK VE HUKUKİ DANIŞMANLIK[email protected]0258 257 57 07

Yargıtay Kararları

Nafaka ve Tazminat Miktarlarının Hakkaniyet İlkesi Çerçevesinde İncelenmesi Hakkında Yargıtay Kararı

Karar27 Temmuz 20252 dakika okumaYayına hazırlayan: Av. Yusuf Enes Arslan

Karar künyesi

MAHKEME / DAİRE
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
ESAS NUMARASI
2015/23099
KARAR NUMARASI
2017/2441
KARAR TARİHİ
07.03.2017

Karar özeti

Yargıtay, nafakaların ve tazminatların miktarını değerlendirirken tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile hakkaniyet ilkesini gözetmemesi nedeniyle mahkeme kararını bozdu.

Karar metni

2. Hukuk Dairesi 2015/23099 E. , 2017/2441 K.

İçtihat Metni

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından nafakalar ve tazminatların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:1- Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre ortak çocuğun ihtiyaçlarına nazaran takdir edilen iştirak nafakası çoktur. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.2- Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davalı-karşı davacı kadın lehine hükmolunan yoksulluk nafakası çoktur. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.3- Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat çoktur. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 52. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, hükmün açıklanan sebeplerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1., 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 07.03.2017 (Salı)

İLETİŞİM

Bir görüşmeyle
başlayalım.

Hukuki meselenizi birlikte değerlendirmek için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Bize ulaşın