Danıştay Kararı

Sahte Belge Düzenleme Fiiline İştirak Hakkında Danıştay Kararı

📜 Danıştay Karar Künyesi

4. Daire – 2019/9776 – 2022/6233 – 03.11.2022


🔎 Karar Özeti

Danıştay, bir şirkete kesilen vergi ziyaı cezalarını somut tespitler olmadan hukuka aykırı olarak değerlendirerek, temyiz başvurusunu kabul etti ve mahkeme kararını bozdu.


Karar İçeriği

T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2019/9776 Karar No : 2022/6233 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … KARŞI TARAF (DAVALI) : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına, … Alüminyum Cephe Sistemleri Metal İnşaat Elektrik Malzemeleri Sanayi Ticaret Limited Şirketinin sahte belge düzenleme fiiline iştirak ettiğinden bahisle 2016 yıllının muhtelif dönemlerine ilişkin olarak kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının, … Alüminyum Cephe Sistemleri Metal İnşaat Elektrik Malzemeleri Sanayi Ticaret Limited Şirketinin sahte belge düzenleme fiilline iştirak ettiğini ortaya koyacak somut ve yeterli tespit bulunmadığından davacı adına kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Sahte belge düzenleyen, sahte belge düzenleme fiilinde görev yapan, yardım alan kişiler suça iştirak etmiş sayıldığından sebep olunan vergi ziyaının bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığından kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Davacı adına düzenlenen ceza ihbarnamesinde, serbest meslek mensuplarıyla ilgili düzenlemenin yer aldığı 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 227. maddesi uyarınca “müteselsilen sorumlu” ibaresine ve aynı Kanun’un 344. ve 359. maddesinde düzenleme bulan “iştirak” ibarelerine birlikte yer verildiğinden cezanın dayanağı hususunda duraksama oluştuğu, savunma hakkını kısıtlayan ceza ihbarnamesinde hukuka uygunluk bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 213 sayılı Vergi usul Kanunu’nun 5728 sayılı Kanun ile değişen 344. maddesinin 1. fıkrasında, 341. maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesileceği; 2. fıkrasında, vergi ziyaına 359. maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu cezanın üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanacağı kurala bağlanmış, 360. maddesinde, 359. maddede yazılı suçların işlenişine iştirak eden suç ortaklarının bu suçların işlenmesinde menfaatinin bulunmaması halinde, Türk Ceza Kanununun suça iştirak hükümlerine göre hakkında verilecek cezanın yarısının indirilceği hüküm altına alınmıştır. Kanunun 134. maddesinde de, vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak tespit etmek ve sağlamak olduğu, 3. maddesinin ispat başlıklı (B) bendinde de, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olacağı ve devamında ise iktisadi ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia edene ait olacağı hükümlerine yer verilmiştir. Sözü edilen yasal düzenlemeler uyarınca iştirak cezası kesilebilmesi için, kaçakçılık fiiline iştirak edildiğinin varsayımdan uzak bir biçimde somut olarak tespit edilmesi gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinden; … Alüminyum Cephe Sistemleri Metal İnşaat Elektrik Malzemeleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunda, hırdavat malzemesi ve el aletleri toptan ticareti işiyle iştiğal eden şirketin 2015 yılında 6736 sayılı kanun kapsamında matrah artırımında bulunduğu, deposu ve şubesi bulunmayan şirketin tek ortağı olan …’ın tüm hissesini 08/01/2016 tarihinde …’e devretiği, defter ve belge isteme yazısı tebliğ edilmesine rağmen ibraz edilmediği, şirketin tek ortağı ve kanuni temsilcisi olan … tarafından davacı ile birlikte Musa Bağrıaçık adlı kişi adına 28/01/2016 tarihli genel vekaletname verildiği; şirket nezdinde gerçekleştirilen 13/04/2016 tarihli yoklama tutanağının ve 01/08/2016 tarihinde düzenlenen kira kontratının da bu şahıs tarafından imzalandığı, 30/06/2016 tarihi yoklamada şirketin gayri faal olduğu ve iş yeri adresinde faaliyet gösterdiği tutanak altına alınan … Alüminyum A.Ş.’nin sigortalı çalışanı olan … tarafından firma sahibinin … olduğu ve davacı …’ın şirket çalışanı olmamakla birlikte iş yeri sahibi olarak bildiği Ahmet adlı şahsın samimi arkadaşı olduğu yönünde ifade verildiği, …’ın mükellef şirketin mal ve hizmet sattığını beyan ettiği firmalardan … Alüminyum A.Ş’de bir dönem sigortalı işçi olarak çalıştığı ve ayrıca şahsın mükellefin alışlarının %33’lük kısmını yaptığı … Metal Cephe Sis. Met. İnş. El. Ek. Malz. San. Tic. Ltd. Şti.nde de sigortalı çalışan olarak görüldüğü; mükellefin mal ve hizmet satımında bulunduğu … İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. yetkilisi nezdinde tutulan karşıt inceleme tutanağında, mükellef şirket ile 2015 yılında tanışıldığı, 2016 yılı Aralık ayında ticari ilişkide bulunulduğu ve şirket yetkilisi olarak … isimli şahsın bilindiği, şirketten 2016 ve 2017 yıllarında mal alımında bulunduğunu beyan eden … Alüminyum İnş. San. Tic. A.Ş. yetkilince verilen ifadesinde ise, şirketten ilgili yıllarda mal alımında bulunulduğu ve firma yetkilisi olarak tanınan … adlı kişi ile muhatap olunduğu ifade edilerek bu kişinin ehliyet fotokopisi gösterilen … olarak teşhis edildiği hususlarının kayıt altına alındığı; … Grup Alüminyum A.Ş. yetkilisince de aynı doğrultuda beyanda bulunulduğu ve her iki firma yetkilisince de şirketin kayıtlarda müdür ve ortağı olduğu görülen …’in tanınmadığının ifade edildiği; mükellef şirkette sigortalı olarak çalışanlardan … ve … tarafından davacı …’ın belirtilen şirkette çalışan olarak yer aldığına dair beyanda bulunulduğu; ancak bir diğer çalışan …’in beyanında davacıyı tanımadığını, …’ı tanımakla birlikte şirketle ilişkisine dair malumatı olmadığını, şirket sahibi olarak …’i bildiğini ancak şirkette iş ve işlemleri kimin takip ettiği hakkında bilgisi olmadığını ifade ettiği; davacı tarafından verilen ifadede bir dönem çalışanı olduğu şirkette şirket yetkilisi … tarafından verilen vekaletnameye istinaden yine şirket müdürünün talimatları doğrultusunda mal satışı, tahsilat ve ödemeler yaptığını beyan ettiği; şirketin 2015 yılında müdürlüğünü yapan …’ın şirket hisselerini 30/12/2015 tarihinde …’e devrettiğini ve devir tarihinden sonra şirketle herhangi bir ilişkisinin olmadığını ifade ettiği; mevcut şirket müdürü …’in ifadesinde, şirket iş ve işlemlerinin takibi için davacı ile birlikte …’a vekaletname verdiğini ve bu şahıslarca şirketin idare edildiğini, şirkete pek gitmediğini çalışanlar ile …’ın ilgilendiğini beyan ettiği; adına vekaletname düzenlenen …’ın alınan ifadesinde ise, şahsın çalışanı olduğu … Metal isimli firmanın mükellef şirketten mal alışı nedeniyle şirketle ilişkisinin bulunduğu, anılan şirketin çalışanı olmadığı, genellikle şehir ve ülke dışında bulunan şirket müdürü … ile aralarındaki güven ilişkisi nedeniyle adına vekaletname tanzim edildiği ancak herhangi bir ücret almadan yine şirket müdürünün talimatları doğrultusunda şirkete ait bazı iş ve işlemleri gerçekleştirdiği hususlarını beyan ettiği; mükellef kurumun kira kontratında müteselsil borçlu olarak görülen … adlı şahsın, hakkında başkaca bir beyanda bulunmaksızın davacı …’ı şirket çalışanı olarak tanıdığını ve kira sözleşmesindeki kefaletinin de … adlı arkadaşının ricası üzerine olduğunu beyan ettiği; kiralanan iş yeri malikince verilen ifadede kiralama yapılırken davacı … ile muhatap olunduğunun ifade edildiği, bu kapsamda yapılan incelemede kira ödemelerine ilişkin dekontlarda parayı yatıran kişilerin …, … ve davacı … olarak görüldüğü; şirketin mali müşaviri … tarafından verilen ifadede ise şirket iş yerine hiç gitmediği, şirkete ait fatura ve belgelerin … tarafından kendisine getirildiği ve bu şahsın ibraz olunan ehliyet fotokopisinden … olduğu teşhis edilerek şirkete ait elinde bulunan defter ve belgelerin aynı şahsa teslim edildiği hususlarının tutanak altına alındığı; öte yandan, çeşitli bankalar nezdinde yapılan araştırmalarda mükellef kuruma ait çeklerin şirketçe … adına ciro edildiği ve tahsilatlarının da bu kişi tarafından yapıldığı şeklinde yazılı tespitlere yer verildikten sonra bu tespitlerin değerlendirilmesinden, şirketçe 2016 ve 2017 hesap dönemlerinde düzenlenen tüm belgelerin gerçek bir mal ve hizmet ifasını içermeyen sahte belgeler olduğu sonucuna varılarak şirket adına sahte belge düzenleme fiilinden kaynaklanan komisyon geliri nedeniyle ilgili dönem matrahlarının takdir komisyonu marifetiyle belirlenmesi ve komisyonca takdir olunan matrahlar üzerinden üç kat cezalı olarak tarhiyat yapılması, bu kapsamda davacı hakkında; yukarıda yazılı tespitlere göre şirkette etkili ve yetkili olduğu, şirket faaliyetlerinin yürütülmesinde bağlantısının bulunduğu, tespitlerine yer verilmiştir. … Alüminyum Cephe Sistemleri Metal İnşaat Elektrik Malzemeleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi’nin tek ortağı ve müdürü tarafından verilen vekaletname uyarınca … ve …’ın şirkete ait işlemleri takip ettikleri, şirket ortağı ve temsilcisi ile davacının da içerisinde bulunduğu kişilerin komisyon geliri elde etmek amacıyla sahte fatura düzenlemek için kurulan organizasyon dahilinde hareket ettikleri, davacının sahte fatura düzenleme fiiline iştirak ettiği sonucuna ulaşıldığından davacı adına kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi . Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 03/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (X) KARŞI OY : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum
Paylaş:

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir