Danıştay Kararları
Danıştay Altıncı Dairesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesi uyarınca yapılan karar düzeltme isteminin, yasanın belirtilen gerekçelerle uyuşmaması nedeniyle reddine karar vermiştir.
Yargıtay Kararları
Mahkeme, taraflar arasındaki kredi sözleşmesine bağlı olarak davalının borçlu olduğu miktarı ve icra inkar tazminatını belirleyerek davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar vermiştir. Yargıtay, mahkemenin faize ilişkin uygulamalarının hukuka aykırı olduğuna hükmederek kararı bozmuştur.
Danıştay Kararları
Danıştay, bir trafik kazası sonucu yaralanan davacının zararının 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanamayacağı gerekçesiyle yapılan başvurunun reddini hukuka uygun buldu ve temyiz istemini reddetti.
Danıştay Kararları
Danıştay, LPG otogaz istasyonunda sorumlu müdür bulundurulmadığı gerekçesiyle verilen idari para cezasının hukuka uygunluğunu tartışmış; 5307 sayılı Kanun'da yapılan değişikliğin lehe düzenlemeleri içerdiğini vurgulayarak, ihtar müessesesinin uygulanmadan ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir.
Danıştay Kararları
Danıştay, davacının FETÖ ile irtisak ve iltisak bulunduğu gerekçesiyle meslekten çıkarma kararının hukuka uygun olduğuna karar vererek, temyiz istemini reddetti.
Hukuk Muhakemesi ve Usul
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 250. maddesi, bireylerin tanıklıktan çekinebilecekleri durumları belirlemektedir. Bu madde, özellikle maddi zarar, şeref ve itibar ihlali veya mesleki sırların ifşası gibi durumlar nedeniyle tanıklığın doğruluğu konusunda kuşkuların ortaya çıkabileceği senaryoları ele alır.
Ceza Muhakemesi
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 101. maddesi, tutuklama kararının ne zaman ve nasıl verileceğini düzenler. Bu madde, hem şüpheli hem de sanık için adil bir yargılama sürecinin temelini oluşturur.
Danıştay Kararları
Danıştay Sekizinci Dairesi, İdare Mahkemesi tarafından verilen kararı usul ve kanuna uygun bulmuş, temyiz talebini reddederek kararın onanmasına karar vermiştir.
Ceza Muhakemesi
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 261. maddesi, avukatların müvekkillerinin açık arzusuna aykırı olmamak kaydıyla kanun yollarına başvurma hakkını tanır. Bu düzenleme, avukat ve müvekkil arasındaki ilişkiyi, aynı zamanda yargı sürecinin nasıl işlediğini doğrudan etkiler.