Karar künyesi
- MAHKEME / DAİRE
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
- ESAS NUMARASI
- 2023/202
- KARAR NUMARASI
- 2024/1320
- KARAR TARİHİ
- 05.03.2024
Karar incelemesi
Uyuşmazlık ve istem
Dava, vasiyetnamenin iptali ve ikincil kademede tenkis talebine ilişkindir. Davacı mirasçı, mirasbırakanın saklı payını ihlal edecek şekilde vasiyetname düzenlediğini belirterek tasarrufun iptalini, bu kabul görmediği takdirde saklı payına tecavüz eden kısmın tenkisini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince vasiyetnamenin iptali talebi reddedilmiş, tenkis istemi yönünden ise davalıya vasiyet edilen taşınmazlar üzerinde davacı lehine paylı tescil kurulmasına karar verilmiştir. Taraf temyizi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddetmesi, uyuşmazlığın bölünemez nitelikteki taşınmazlarda paylı tescil yapılıp yapılamayacağı noktasında toplanmasına yol açmıştır.
Mahkemenin gerekçesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, tenkis davalarında net terekenin hesaplanması usulünü hatırlatarak mirasın açıldığı tarihteki tereke durumunun esas alınması gerektiğini vurgulamıştır. Net tereke hesaplanırken aktife tenkise ve denkleştirmeye tabi sağlararası tasarruflar eklenmeli, pasifler çıkarıldıktan sonra tasarruf edilebilir kısım ile saklı paylar belirlenmelidir. Somut olayda tenkise konu taşınmazın aynen bölünmesinin mümkün olmaması durumunda izlenecek yol 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 564. maddesinde düzenlenmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarına da atıfta bulunan Daire, tenkis borçlusunun seçme hakkını paylı mülkiyet yönünde kullanamayacağını hatırlatmıştır. Aynen bölünmesi mümkün olmayan taşınmazlarda taraflar arasında paylı tescile karar verilmesi kanunun amacına aykırıdır. Bu durumda, saklı payı ihlal edilen davacının payı dışında kalan miktar kadar bedelin davalıya nakden ödenmesi suretiyle taşınmazın tamamının tek tarafa tescili gerekirken, İlk Derece Mahkemesince paylı mülkiyet kurulması ve Bölge Adliye Mahkemesince bu hatanın denetlenmeyerek istinafın esastan reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Kararın açıkladığı hukuki ayrım
Tenkis davalarında bölünemez nitelikteki bir malın tasfiyesi sırasında TMK'nın 564. maddesi uyarınca mülkiyetin bütünlüğü ilkesi geçerlidir. Mahkemelerce saklı pay zedelenmesini gidermek adına taşınmaz üzerinde taraflar arasında hisseli veya paylı mülkiyet oluşturulamaz. Şayet tasarrufa konu malın aynen bölünmesi olanağı yoksa, seçme hakkı çerçevesinde malın tamamının bir tarafa verilmesi ve diğer tarafın hakkının nakden ödenmesi zorunludur. Paylı tescil kararı verilmesi, taraflar arasındaki hukuki uyuşmazlığı sona erdirmeyip derinleştireceği için emsal içtihatlar doğrultusunda açık bir kanuna aykırılık oluşturur.
Kararın sonucu
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, davacı vekilinin vasiyetnamenin iptaline yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermiştir. Buna karşılık tenkis istemine ilişkin temyiz itirazları kabul edilerek, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararı kaldırılmış ve İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine oy birliğiyle kesin olarak karar verilmiştir.
Yukarıda V-C-3-2 maddesinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin vasiyetnamenin iptaline ilişkin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda V-C-3-3 ve devamı maddelerinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesince verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesinin kararının BOZULMASINA
Bu yayın, 05.03.2024 tarihli kararın kaynak metnine dayanan bir incelemedir. Kararın kesinleştiği veya aynı sonucun başka uyuşmazlıklarda uygulanacağı varsayılmamıştır. Güncel mevzuat ve somut olay ayrıca değerlendirilmelidir.
