Karar künyesi
- MAHKEME / DAİRE
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
- ESAS NUMARASI
- 2020/65
- KARAR NUMARASI
- 2022/1387
- KARAR TARİHİ
- 27.10.2022
Karar incelemesi
Uyuşmazlık ve istem
Dava, haksız el koyma işlemi nedeniyle aracın kullanılamamasından doğan gelir kaybının tazmini istemine ilişkindir. Davacılar, aracın haksız yere alıkonulması sebebiyle uğradıkları zararın tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda taleplerini ıslah yoluyla artırmışlardır. Temel uyuşmazlık, mahkemece hükmedilecek tazminattan yapılacak olan müterafik (bölüşük) kusur indiriminin, davacıların ıslah dilekçesinde belirttikleri talep miktarı üzerinden mi yoksa bilirkişi tarafından hesaplanan toplam zarar miktarı üzerinden mi yapılması gerektiği noktasında toplanmaktadır.
Mahkemenin gerekçesi
Hukuk Genel Kurulu, tazminat miktarının belirlenmesinde öncelikle zarar görenin gerçek zararının tam olarak tespit edilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Borçlar Kanunu uyarınca hakimin takdir edeceği indirimlerin, davacının subjektif talebi üzerinden değil, objektif olarak saptanan zarar tutarı üzerinden gerçekleştirilmesi esastır. Eğer indirim yapıldıktan sonra kalan miktar, davacının ıslahla artırdığı nihai talebinden daha yüksekse, bu durumda taleple bağlılık ilkesi gereği talep edilen miktara hükmedilmelidir. Ancak indirim matrahı olarak doğrudan talep edilen miktarın esas alınması, zarar miktarının hatalı hesaplanmasına ve hakkaniyete aykırı sonuçlara yol açacaktır. Bu nedenle, bilirkişi raporundaki toplam tutar üzerinden indirim yapılması usul ve yasaya uygun bulunmuştur.
Kararın açıkladığı hukuki ayrım
Tazminat hukukunda bölüşük kusur indirimi, zarar kalemlerinin toplamı üzerinden uygulanır. Davacının dava açarken veya ıslah ederken talebini sınırlandırmış olması, hakimin yapacağı indirimlerin bu sınır üzerinden hesaplanmasını gerektirmez. İndirim sonrası ulaşılan netice, davacının talebini aşıyorsa talep miktarına, talebin altında kalıyorsa indirimli miktara hükmedilir. Bu yöntem, hem zarar verenin haksız yere fazla ödeme yapmasını engeller hem de zarar görenin gerçek zararının karşılanmasını sağlar.
Kararın sonucu
Hukuk Genel Kurulu, yerel mahkemenin direnme kararını usul ve yasaya uygun bularak direnmenin uygunluğuna karar vermiş; ancak uygulanması gereken bölüşük kusur indirim oranına yönelik diğer itirazların incelenmesi amacıyla dosyanın ilgili Özel Daireye gönderilmesini hüküm altına almıştır. Ayrıca karar düzeltme yolu açık tutulmuştur.
Direnme uygun olup, uygulanması gereken bölüşük kusur indirim oranına ilişkin itirazların incelenmesi için dosyanın YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE
Karşı oy
Karşı oy kullanan üyeler, müterafik kusur indiriminin davacıların ıslah dilekçesiyle belirledikleri ve talep ettikleri miktar üzerinden yapılması gerektiğini savunmuşlardır. Azınlık görüşüne göre, çoğunluğun benimsediği yöntem taleple bağlılık ilkesini zedeleyebilir ve usul kurallarına aykırılık teşkil edebilir.
Bu yayın, 27.10.2022 tarihli kararın kaynak metnine dayanan bir incelemedir. Kararın kesinleştiği veya aynı sonucun başka uyuşmazlıklarda uygulanacağı varsayılmamıştır. Güncel mevzuat ve somut olay ayrıca değerlendirilmelidir.
