Danıştay Kararı

Belediye Hizmet Alanına İlişkin İhale İşleminin İptali Üzerine Danıştay Kararı

📜 Danıştay Karar Künyesi

13. Daire – 2021/199 – 2023/4672 – 09.11.2023


🔎 Karar Özeti

Danıştay, taşınmazın kamu hizmet alanı olarak imar planında yer alması sebebiyle yapılan satış ihalesinin kamu yararına aykırı olduğu ve işlemin iptali gerektiğine hükmetmiştir.


Karar İçeriği

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2021/199 Karar No:2023/4672 TEMYİZ EDENLER : 1. (DAVALI): … Kaymakamlığı VEKİLİ : Av. … 2. (MÜDAHİL DAVALI YANINDA): … Mermer Sanayi ve Ticaret A.Ş. VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Antalya ili, Serik ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın … tarihinde … sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 45. maddesine göre gerçekleştirilen satış ihalesine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin karar Dairemizin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla bozulması üzerine işin esasına yönelik verilen kararda; dava konusu taşınmaz Yukarıkocayatak Belediyesi adına kayıtlı iken 26/03/2013 tarihinden itibaren 25 yıl süreyle dava dışı … Yaş Sebze Meyve Gıda Taşımacılık İthalat İhracat San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye kiralandığı, anılan taşınmazın 6360 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi gereğince Hazine’ye devredilmesinin uygun görüldüğü ve 24/03/2015 tarihinde Hazine adına tescil edildiği, taşınmazın Hazine’ye intikalinden sonra anılan şirket tarafından 15/08/2016 tarihinde taşınmazın satışının talep edildiği, davalı idare tarafından Serik Belediyesi’ne yazılan yazı ile 1/1000 ölçekli imar planında belediye hizmet alanı olarak ayrılan dava konusu taşınmazın 2886 sayılı Kanun’un 45. maddesi uyarınca açık teklif usulü ile satışı düşünüldüğünden belediyenin anılan taşınmaza ihtiyacının olup olmadığının bildirilmesinin istenildiği, Serik Belediyesi’nin dava konusu taşınmaza ihtiyaç duymadıkları yönündeki yazısı üzerine davalı idarece 2886 sayılı Kanun’un 45. maddesine istinaden açık teklif usulü ile yapılan satış ihalesi neticesinde 1.684.000,00-TL bedelle satışına karar verilmesi üzerine satış işleminin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı; bu durumda, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında belediye hizmet alanı olarak ayrılan ve halen bu kullanımda olan dava konusu taşınmazın, plandaki kullanım amacına aykırı ve kamusal kullanımı engelleyici bir durumu ortaya çıkaran dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu taşınmazın bulunduğu parselin 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında “Belediye Hizmet Alanı” olarak düzenlendiği, plan notlarında ise “Belediye hizmet alanı içerisinde Hizmet Binası, Araç Parkı, Belediye ile ilgili birimler, Düğün Salonu, Sinema, Tiyatro, Alışveriş Merkezi vb. belediyenin öngördüğü ticari tesisler yapılabilir” ibaresinin yer aldığı, 313 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği’nin “Satılamayacak Taşınmazlar” başlıklı 2. bölümünün birinci fıkrasının (n) bendinde, “İmar planlarında bir kamu hizmeti için ayrılmış olan taşınmazlar (ilgili idare tarafından bu hizmette kullanılmayacağı belirtilen taşınmazlar hariç)” ifadesine yer verildiği, dolayısıyla imar planlarında bir kamu hizmeti için ayrılmış olan taşınmazlardan ilgili idare tarafından bu hizmette kullanılmayacağı belirtilen taşınmazların satışına imkan tanındığının açık olduğu, dava konusu ihaleye çıkılmadan önce taşınmaza belediyenin ihtiyacının olup olmadığının sorulduğu, Serik Belediyesi tarafından gönderilen yazıda söz konusu taşınmaza ihtiyaç olmadığının belirtildiği; Davalı yanında müdahil tarafından, dava konusu taşınmazla ilgili İdare Mahkemesi’nin ihalenin iptaline karar vermesi neticesinde Serik Belediyesi tarafından … Asliye Hukuk Mahkemesi’nde (Mahkeme) tapu iptal ve tescil davası açıldığı, İdare Mahkemesi’nin iptal gerekçesinde taşınmazın kamu hizmetine tahsis edildiği ve halen kamu hizmeti için kullandığı kabul edilmiş ise de Mahkeme tarafından yapılan keşif neticesinde taşınmazın müdahil şirket tarafından kullanıldığının tespit edildiği ve davanın reddine karar verildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyize konu Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : 313 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği’nde bir kamu hizmeti için ayrılmış olan taşınmazların kural olarak satılamayacağının düzenlendiği, bu kuralın istisnasının ise ilgili idare tarafından taşınmazın bu hizmette kullanılmayacağının belirtilmesi hali olduğu, dava konusu ihale yapılmadan önce ihaleyi yapan idare tarafından, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planın’da belediye hizmet alanı olarak düzenlenen taşınmazın satılmasının planlandığı ve dava konusu taşınmazın belediyenin ihtiyacı olup olmadığı hususunun sorulduğu, Serik Belediye Başkan Yardımcısı E.Y. tarafından imzalanan … tarih ve … sayılı yazıda “… … Mahallesinde bulunan mülkiyeti Hazineye ait 5685 m² yüzölçümlü … ada … parsel nolu parsel idaremize ihtiyaç değildir.” ifadelerine yer verildiği görülmektedir. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Meclisin görev ve yetkileri” başlıklı 18. maddesinde “Taşınmaz mal alımına, satımına, takasına, tahsisine, tahsis şeklinin değiştirilmesine veya tahsisli bir taşınmazın kamu hizmetine ihtiyaç duyulmaması halinde tahsisinin kaldırılmasına; üç yıldan fazla kiralanmasına ve süresi otuz yılı geçmemek kaydıyla bunlar üzerinde sınırlı ayni hak tesisine karar vermek.” hükmüne yer verildiği, dolayısıyla dava konusu taşınmazın belediyenin ihtiyacı olup olmadığı hususunda karar verme yetkisinin Belediye Meclisinde olduğu, ancak dava konusu olayda Meclis tarafından herhangi bir karar alınmadan işlemin Belediye Başkan Yardımcısı tarafından tesis edildiği anlaşılmaktadır. Belirli ve nihai bir sonucu doğurmak amacıyla birbirini takip eden ve tamamlayıcı bir dizi işlem olarak tanımlanan zincir işlemlerin halkaları durumunda bulunan işlemler, nihai işlem gerçekleşene kadar bir süreklilik içinde birbirlerini izlerler. Yapılmış bulunan her işlem, bir sonraki işlemin hukuki dayanağını oluşturur. Bu yönüyle de işlemler arasında aynı zamanda hukuki bir bağ vardır. Bu hukuki bağ da doğrudan ve zorunlu bir bağdır. Zincir işlemler müessesesinin en önemli sonucu, birbirine böylesine katı bir hukuki bağ ile bağlı bulunan işlemlerin bütünlük arz etmesidir. Böylece, nihai işlem öncesindeki tüm işlemler bağımsız olarak iptal davasına konu olamayacak; ancak nihai işleme karşı açılan bir davada hukuka aykırılıkları ileri sürülebilecektir. Dava dosyasının ve aktarılan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu ihale işleminin bir zincir işlem olduğu, dolayısıyla ihaleye hazırlık sürecindeki Belediye Meclisi’nce alınması gereken taşınmaza belediyenin ihtiyacı olmadığına ilişkin kararın, Belediye Başkan Yardımcısı tarafından alınmasının idari işlemin yetki unsurunu sakatlayıcı nitelikte olduğu görüldüğünden, dava konusu işlemin iptali yönündeki Mahkeme kararının belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: ESAS YÖNÜNDEN: MADDİ OLAY : Dava konusu taşınmazın mülga Yukarıkocayatak Belediyesi adına kayıtlı iken 6360 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi gereğince Hazine’ye devredilmesinin uygun görüldüğü ve 24/03/2015 tarihinde Hazine adına tescil edildiği, taşınmazın Hazine’ye intikalinden sonra davalı idare tarafından Serik Belediyesi’ne yazılan yazı ile 1/1000 ölçekli imar planında belediye hizmet alanı olarak ayrılan dava konusu taşınmazın 2886 sayılı Kanun’un 45. maddesi uyarınca açık teklif usulü ile satışı düşünüldüğünden belediyenin anılan taşınmaza ihtiyacının olup olmadığının bildirilmesinin istenildiği, Serik Belediyesi’nin dava konusu taşınmaza ihtiyaç duymadıkları yönündeki yazısı üzerine davalı idarece 2886 sayılı Kanun’un 45. maddesine istinaden açık teklif usulü ile yapılan ihale neticesinde taşınmazın 1.684.000,00-TL bedelle satışına karar verilmesi üzerine bu işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Mekansal Planlar Yönetmeliği’nin “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinin (k) bendinde Uygulama İmar Planı; “Nazım imar planı ilke ve esaslarına uygun olarak yörenin koşulları ve planlama alanının genel özellikleri, yapının kullanım amacı ve ihtiyacı, erişilebilirlik, sürdürülebilirlik ve çevreye etkisi dikkate alınarak; yapılaşmaya ilişkin yapı adaları, kullanımları, yapı nizamı, bina yüksekliği, taban alanı katsayısı, kat alanı kat sayısı veya emsal, yapı yaklaşma mesafesi, ön cephe hattı, ifraz hattı, kademe hattı, ada ayrım çizgisi, taşıt, yaya ve bisiklet yolları, ulaşım ilişkileri, parkları, meydanları, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını, gerektiğinde; parsel büyüklükleri, parsel cephesi ve derinliği, arka cephe hattı, yol kotu ve bu kotun altındaki kat adedi, bağımsız bölüm sayısı gibi yapılaşma ve uygulamaya ilişkin kararları, uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren ve varsa kadastral durumu işlenmiş olarak 1/1.000 ölçekte onaylı halihazır haritalar üzerinde, plan notları ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak hazırlanan plan” şeklinde tanımlanmıştır. 313 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği’nin “Satılamayacak Taşınmazlar” bölümünün (n) maddesinde, “İmar planlarında bir kamu hizmeti için ayrılmış olan taşınmazlar (ilgili idare tarafından bu hizmette kullanılmayacağı belirtilen taşınmazlar hariç)” ifadesi yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Mülkiyeti Hazine’ye ait dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı’nda “Belediye Hizmet Alanı” olarak düzenlendiği, plan notlarında ise “Belediye hizmet alanı içerisinde Hizmet Binası, Araç Parkı, Belediye ile ilgili birimler, Düğün Salonu, Sinema, Tiyatro, Alışveriş Merkezi vb. belediyenin öngördüğü ticari tesisler yapılabilir” ibaresi yer aldığı, anılan taşınmaz mülga Yukarıkocayatak Belediyesi adına kayıtlı iken 26/03/2013 tarihinden itibaren 25 yıl süreyle dava dışı … Yaş Sebze Meyve Gıda Taşımacılık İthalat İhracat San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye kiralandığı ve anılan şirket tarafından taşınmaz üzerine soğuk hava deposu yapıldığı ve konuyla ilgili yapı kayıt belgesinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu taşınmazın Hazine’ye devredilmesinden sonra anılan şirket tarafından taşınmazın satışının talep edildiği, Serik Kaymakamlığı’nca 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında belediye hizmet alanı olarak düzenlenen taşınmazla ilgili satış ihalesine çıkılabilmesi için öncelikle Serik Belediyesi’nin taşınmazı bu hizmette kullanılıp kullanılmayacağı hususunun sorulduğu, Belediye tarafından gönderilen … tarih ve … sayılı yazıda “… … Mahallesinde bulunan mülkiyeti Hazineye ait 5685 m² yüzölçümlü … ada … parsel nolu parsel idaremize ihtiyaç değildir.” ifadelerine yer verildiği görülmektedir. Dosyadaki bilgi ve belgelerle mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, imar planlarında bir kamu hizmeti için ayrılmış taşınmazların kural olarak satılamayacağı düzenlenmiş ise de bu kuralın istisnasının ilgili idare tarafından taşınmazın bu kamu hizmeti için kullanılmayacağının belirtilmesi hali olduğu, dava konusu ihaleyi yapan idare tarafından, ihale yapılmadan önce gerekli yazışmaların yapıldığı ve taşınmazla ilgili Belediye’nin herhangi bir talebinin bulunmadığı anlaşıldığından, mülkiyeti Hazine’ye ait dava konusu taşınmazla ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak yapılan satış ihalesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin kabulüne; 2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının BOZULMASINA, 3. DAVANIN REDDİNE, 4. Ayrıntısı aşağıda gösterilen …-TL ilk derece ve temyiz yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5. …TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 6. Müdahil tarafından yapılan toplam …-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idare yanında müdahile verilmesine, 7. Davalı idare harçtan muaf kurumlar arasında yer aldığından, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi uyarınca temyiz aşamasında tahsil edilmeyen toplam …-TL harcın davacıdan tahsil edilerek Hazine’ye irat kaydedilmesine, gereği için Mahkemece ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, 8. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara ve müdahile iadesine, 9. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine, 10. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 09/11/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Temyize konu İdare Mahkemesi kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.
Paylaş:

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir