Danıştay Kararı

OHAL KHK’sı ile İptal Edilen Kamu Görevi Hakkında Danıştay Kararı

📜 Danıştay Karar Künyesi

5. Daire – 2023/8435 – 2023/8185 – 08.06.2023


🔎 Karar Özeti

Davacı, OHAL döneminde çıkarılmasının iptali için başvuruda bulunmuş; ancak yapılan başvuruların reddi sonrasında, Danıştay temyiz talebini değerlendirerek bölge idare mahkemesinin kararının usule ve hukuka uygun olduğuna karar vermiştir.


Karar İçeriği

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/8435 Karar No : 2023/8185 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): … Vekili: Av. … Karşı Taraf (Davalı): … Bakanlığı / ANKARA Vekili: Av. … İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Bilerek ve isteyerek herhangi bir örgüte üye olmadığı, Bank Asya’ya talimat ile para yatırmadığı, Kanun Hükmünde Kararnamenin Anayasanın 121. ve TBMM İç Tüzüğü’nün 128. maddelerine göre 30 gün içerisinde TBMM Genel Kurulunda görüşülmediği, yürütme organının Anayasanın vermediği bir yetkiyi kullanmak suretiyle işlem tesis ettiği, OHAL KHK’sı ile bireysel, kesin ve yürütülebilir işlem tesis edildiği, soruşturma yapılmadan ve savunma hakkı tanınmadan tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu, OHAL döneminde alınan kararların geçici nitelikte olması gerektiği ve kalıcı nitelikte karar alınamayacağı, ByLock verilerinin yasa dışı delil niteliğinde olduğu ve hiçbir yargılamada kullanılamayacağı, dava konusu işlemin unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerin ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi: … Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun’un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.” düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek ve davacının Anayasaya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Bununla birlikte, dosyanın ve UYAP kayıtlarının birlikte incelenmesinden, davacı hakkında ceza yargılaması sonunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmakla, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesinden etkin pişmanlıktan faydalanan davacının irtibat ve iltisak düzeyindeki ilişkisinin kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu sonucuna ulaşılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 08/06/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Paylaş:

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir