📜 Danıştay Karar Künyesi
2. Daire – 2023/5892 – 2024/445 – 18.01.2024
🔎 Karar Özeti
Danıştay, polis memuruna yönelik disiplin cezasının iptali istemini değerlendirerek, cezanın dayanağı olan şikayetin ispatının yetersiz olduğuna hükmetmiş ve İdare Mahkemesi kararını onaylamıştır.
Karar İçeriği
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/5892
Karar No : 2024/445
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Karabük İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, “hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak” fiilini işlediğinden bahisle, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 7/B-1 maddesi uyarınca “16 ay uzun süreli durdurma cezası” ile cezalandırılmasına ilişkin … günlü, … sayılı Karabük Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesince; Danıştay Beşinci Dairesinin 22/03/2018 günlü, E:2016/15280, K:2018/12546 sayılı bozma kararına uyularak verilen temyize konu kararla; şikayetçi E.E. tarafından dosyaya sunulan eşi E.E.’nin kullandığı telefon hattına ait iletişim döküm listesi incelendiğinde; 19/02/2010 – 01/08/2010 tarihleri arasında toplam 116 görüşmenin yapıldığı, bunlardan 28’inin davacı ile yapılan telefon görüşmesi olduğu, toplamda gönderilen 275 SMS’in ise 94 tanesinin davacıya ait telefona gönderildiği, ayrıca bazı günlerde SMS’lerin gece 02:00-03:00-04:00 saatlerinde gönderilmiş olduğu ve bu tarihlerdeki görev listesi incelendiğinde genelde davacının istirahatli ve senelik izinde olduğu dönemlere rastladığı yolundaki tespitlerden hareketle dava konusu işlem tesis edilmiş ise de, davacının, görüşmelerin yapıldığı iddia olunan telefonu zaman zaman eşinin kullandığı yönündeki beyanı ile yapılan görüşmelerin ve SMS’lerin içeriğinin dosya kapsamından anlaşılamadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, yalnızca davacıya ait olduğu iddia olunan telefon ile yapılan görüşmelerin ve gönderilen mesajların çok sayıda olmasından yola çıkılarak davacının müşteki E.E.’nin aile düzeninin yıkılmasına sebebiyet verdiği, diğer bir ifadeyle hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunduğunun kabulüne imkan bulunmadığı, ayrıca, dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacı ile E.E. isimli şahıs arasında olan ilişkinin, E.E. isimli kadının temizlik malzemeleri ile ilgili yapılan ürün tanıtım toplantılarından davacının eşini tanımasıyla ilgili olduğu, dolayısıyla aralarında herhangi bir özel ilişki olmadığı yönündeki ifadelerin aksini kanıtlar nitelikte herhangi bir tanık beyanı da olmadığı, tanık ifadelerinin genelde E.E. isimli bayanın beyaz bir arabaya binerken görülmesinden ibaret olduğu ve bu durumdan davacının evli bir kadınla uzun süre arkadaşlık ettiği gibi bir sonuç çıkarılamayacağının açık olduğu, bu durumda, davacıya isnat olunan fiilin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ortaya konulamadığı anlaşıldığından, davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 7/B-1 maddesi uyarınca 16 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; dosya kapsamında mevcut olan E.E. isimli bayanın kullanmış olduğu telefon döküm listesi incelendiğinde, Nisan veya Mayıs aylarında, davacının ifadesinde eşine ait olduğunu beyan ettiği telefonun arandığına dair bir kaydın olmadığı, adı geçen bayanın devamlı davacıya ait telefon ile görüştüğü ve mesajlaştığı, bu görüşme ve mesajlaşmaların özellikle gece saatlerinde olduğu, her ne kadar söz konusu görüşme ve mesajlaşmaların içeriği hakkında tespit bulunmamakta ise de, bu görüşmelerin temizlik ürünleriyle ilgili görüşmeler olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, hayatın doğal akışı içinde günlük sosyal yaşama özgü mutad ilişkileri aşan boyutta olduğu değerlendirilerek tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay’da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/01/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.