📜 Danıştay Karar Künyesi
6. Daire – 2022/5836 – 2024/6746 – 19.11.2024
🔎 Karar Özeti
Danıştay, taşınmazına komşu olan parselin yapılaşma koşullarının değiştirilmesi talep eden davacının menfaatinin olmadığına hükmederek, plan değişikliği talebinin reddine ilişkin işlemin iptaline dair Bölge İdare Mahkemesi kararını bozdu.
Karar İçeriği
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/5836
Karar No : 2024/6746
TEMYİZ EDENLER : I- (DAVALILAR)
1-… Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
II- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL)
… Grup İnşaat Taahhüt San. ve Tic. A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
MÜDAHİL(DAVACI YANINDA) : …Üniversitesi Rektörlüğü
VEKİLLERİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi… İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Samsun ili, Atakum ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın maliki olan davacı tarafından, komşuluğunda yer alan … ada, … parsel sayılı taşınmaza yönelik 06/07/2012 tarihinde yapılan plan değişikliğinin iptal edilerek yapılaşma koşullarının çevre parsellerle uyumlu hale getirilmesine ilişkin 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği teklifinin reddine dair … tarih ve … sayılı belediye meclisi kararı ile …tarih ve … sayılı büyükşehir belediye meclisi kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesince verilen… tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının başvurusunun 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğini gerektirdiği, üst ölçekli plana aykırı olarak uygulama imar planının değiştirilmesinin hukuka aykırılık oluşturacağı, bu nedenle talebin reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen raporun ve dosyanın birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu taşınmazın 1/5000 ölçekli nazım imar planında gelişme konut alanı olarak planlandığı, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında toplu konut alanı olarak planlanmasının üst ölçekli plana aykırı olduğu, toplu konut alanı gösteriminin Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde yer alan gösterim tekniğine uygun olmadığı, uygulama imar planında emsal değeri dışında yapılaşma koşullarının belirlenmemesinin planlama tekniğine aykırı olduğu, dava konusu taşınmaza yönelik daha önce yapılan plan değişikliğinin yoğun yapılaşma imkanı getirmesi nedeniyle bu plan değişikliğinin kaldırılarak parsele daha düşük yapılaşma hakkı verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, bilirkişi raporunda parsele yönelik daha önce yapılan plan değişikliğinde ilave yapılaşma hakkı getirilmediği, yalnızca ada ayrım çizgisinin kaldırıldığı, bu durumun da planlama ilkelerine aykırı olmadığı tespitlerine yer verildiği, temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı Atakum Belediye Başkanlığı tarafından, taşınmaza yönelik daha önce yapılan plan değişikliğinin yalnızca ada ayrım çizgisinin kaldırılmasına yönelik olduğu, davacı tarafından söz konusu plan değişikliğinin iptal edilmesi isteminin yerinde olmadığı, talebin reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
Davalı yanında müdahil tarafından, taşınmazın düşük yoğunluklu konut alanına çevrilmesi talebinin idari işlem tesis niteliğinde olduğu, bu yönde yargı kararı verilmesinin olanaklı olmadığı, bilirkişi raporundaki lehe olan tespitlerin dikkate alınması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Uyuşmazlıkta, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 10. maddesi kapsamında, davacı tarafından, taşınmazına komşu olan … ada, … sayılı parselin yapılaşma koşullarının çevre parsellere göre yüksek olduğu ileri sürülerek yapılaşma koşullarının çevre parsellerle uyumlu olarak planlaması için imar planı değişikliği istenilmiştir.
Menfaat ihlalinin tespitinde ilgilinin idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilişkisinin kurulması gerektiği açık olup; imar planı değişikliğini ancak ilgililerin kendi mülkiyetlerinde bulunan taşınmazlara ilişkin olarak talep edebileceği dikkate alındığında, davacının mülkiyeti kendisine ait olmayan uyuşmazlığa konu taşınmaz için belirlenen yapılaşma koşullarının değitirilmesinde meşru ve kişisel bir menfaat ihlalinin söz konusu olamayacağı açıktır. Bu durumda plan değişikliği talebinin reddine ilişkin işlem bakımından davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Samsun ili, Atakum ilçesi, … Mahallesi, … ada, … sayılı parsel, … tarih ve… sayılı belediye meclisi kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonunda E:2,10, TAKS:0,30 yapılaşma koşullu toplu konut alanı olarak belirlenmiştir.
Dava konusu taşınmazı kapsayan alanda … tarih ve … sayılı belediye meclisi kararıyla 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği onaylanmış ve E:2,10 olan imar adalarında TAKS:0,30 ve 7 kat yapılaşma koşulu getirilmiş, anılan plan değişikliği büyükşehir belediye meclisinin… tarih ve … sayılı kararıyla TAKS:0,20, E:1,80 olarak değiştirilerek onaylanmıştır.
Yine söz konusu taşınmaza ilişkin… tarih ve … sayılı belediye meclisi kararı ve … tarih ve … sayılı büyükşehir belediye meclisi kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğiyle ada ayrım çizgisi kaldırılmış, yapılaşma koşullarında bir değişiklik yapılmamıştır.
Davacı tarafından, taşınmazının bitişiğinde bulunan dava konusu taşınmaza yüksek yapılaşma koşulları getirildiği öne sürülerek 2012 yılında yapılan plan değişikliğinin iptal edilerek taşınmazın yapılaşma koşullarının komşu parsellerin yapılaşma koşullarıyla uyumlu hale getirilmesi istemiyle imar planı değişikliği yapılması için başvuru yapılmış, bu başvurunun reddi üzerine görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davaları idari işlemler hakkında yetki, şekil,sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanunun 14. maddesinde de; dava dilekçelerinin ehliyet yönünden inceleneceği ve 15/1-b maddesinde; bu hususta Kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddine karar verileceği hükmü düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesi için ön koşullardan olan “dava açma ehliyeti” iptal davasına konu kararın niteliğine göre idari yargı yerince değerlendirilmektedir.
Her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, iptal davalarında dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisinin varlığı aranmaktadır. Her uyuşmazlıkta davacının menfaatinin, iptali istenen işlemle ne ölçüde ihlal edildiğinin takdiri de yargı mercilerine bırakılmıştır. İptal davası açılabilmesi için aranan söz konusu menfaat ilişkisinin kişisel, meşru ve güncel olması, işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişkinin bulunması gerekmektedir.
İlgililerin plan değişikliği koşullarının oluştuğunu öne sürerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 10. maddesi uyarınca taşınmazları ile ilgili olarak mülkiyet hakkı kapsamında her zaman plan değişikliği isteminde bulunabilecekleri ve istemlerinin reddi üzerine dava açma süresi içinde bu istemlerinin reddine ilişkin işlem ile birlikte imar planına karşı dava açabilecekleri açıktır.
Uyuşmazlıkta, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 10. maddesi kapsamında, davacı tarafından, taşınmazına komşu olan 5075 ada, 8 sayılı parselin yapılaşma koşullarının çevre parsellere göre yüksek olduğu ileri sürülerek yapılaşma koşullarının çevre parsellerle uyumlu olarak planlaması için imar planı değişikliği istenilmiştir.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, menfaat ihlalinin tespitinde ilgilinin idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilişkisinin kurulması gerektiği açık olup; imar planı değişikliğini ancak ilgililerin kendi mülkiyetlerinde bulunan taşınmazlara ilişkin olarak talep edebileceği dikkate alındığında, davacının mülkiyeti kendisine ait olmayan uyuşmazlığa konu taşınmaz için belirlenen yapılaşma koşullarının değitirilmesinde meşru ve kişisel bir menfaat ihlalinin söz konusu olamayacağı açıktır. Bu durumda plan değişikliği talebinin reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalılar ve yanında müdahilin temyiz isteminin kabulüne,
2. Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararının kaldırılarak yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 19/11/2024 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.