Inanc Sozlesmesi Sartlari ve Ispat Kurallari Nelerdir?

Inanc sozlesmesi, Turk hukukunda taraflar arasinda guven esasina dayanan ve malvarligina dair hakkin gecici olarak devredilmesini iceren ozel bir sozlesme turudur. Bu sozlesmeler, kanunda dogrudan duzenlenmemis olsa da, Borclar Kanunu’nun sozlesme ozgurlugu ilkesi cercevesinde gecerlidir. Inancli islemlerde, inanan ve inanilan olarak adlandirilan iki taraf bulunur. Inanan, bir hakki ya da nesneyi guvendigi inanilana devreder. Sonrasinda ise, belirli kosullar gerceklesince bu hakkin tekrar kendisine geri verilecegine inanir. Inanc sozlesmesi, alacak ve mulkiyetin naklinin hukuki sebebini olusturur. Bu tur sozlesmeler, ozellikle teminat amaciyla veya bir hakkin korunmasi icin tercih edilir. Tapulu tasinmazlarin devrinde ise inanc sozlesmesiyle ilgili ozel sekil sartlari ve ispat kurallari on plana cikar. Bu yazida, inanc sozlesmesinin sartlari, sekli, ispat yollari ve zamanaşimi sureleri aciklanacaktir. Pratik orneklerle konuya dair uygulamadaki onemli ayrintilar da ele alinacaktir.

Inanc Sozlesmesinin Temel Sartlari ve Ozellikleri

Inanc sozlesmesi, taraflar arasinda yazili veya sozlu olarak yapilabilen, ancak ozellikle tasinmazlar icin yazili sekil aranan bir sozlesmedir. Taraflar, bir hakkin gecici olarak devredilmesi ve belirli kosullarda geri alinmasi konusunda mutabakata varir. Inanan, mal veya hakkin kendisine geri verilecegine guvenirken, inanilan ise bu hakki kendi adina kullanir ancak belirlenen sure veya amac gerceklesince geri vermekle yukumludur.

Gundelik hayatta, bir kisi borcunu teminat altina almak icin evini guvendigi bir yakininin uzerine gecici olarak tapuda devredebilir. Taraflar aralarinda, borcun odendigi takdirde evin tekrar devredilecegini yazili bir sozlesmeyle kararlastirir. Bu durumda, evin tapusu inanilana gecmis olsa da, inanc sozlesmesi geregi tapunun tekrar inanana devredilmesi gerekir.

Inanc sozlesmeleri, taraflarin karsilikli borc ve haklarini belirler. Sona erme sebepleri, iade sartlari ve suresi de sozlesmede acikca duzenlenebilir. Eger inanilan, hakkin iadesini gerceklestirmezse, inanan mahkemeye basvurarak bu hakkin geri verilmesini talep edebilir. Yargitay’in 05.02.1947 tarihli 20/6 sayili Ictihadi Birlestirme Karari da bu ilkelere isaret eder.

Bu sozlesmeler, tapuda yapilan satis islemleriyle karistirilabilir. Cogu zaman tapuda satis olarak gorunen bir islem gercekten bir inanc sozlesmesiyle yapilmis olabilir. Ancak, tasinmaz devrinin tapuda inancli temlik olarak yapilmasi mumkun olmadigindan, taraflarin yazili bir inanc sozlesmesi duzenlemesi gerekir.

Inanc Sozlesmesinin Sekli ve Ispat Kurallari

Inanc sozlesmesi, ozellikle tasinmazlar icin yazili sekil sartina tabidir. Yargitay’in 05.02.1947 tarihli 20/6 sayili Ictihadi Birlestirme Karari uyarinca, inanc sozlesmesinin ispatinda yazili delil esastir. Taraflarin imzasini tasiyan bir belge bulunmasi gerekir. Belgenin, akit tarihinden once ya da sonra duzenlenmis olmasi sonuca etki etmez.

Ornegin, bir kisi, arabasini guvendigi bir arkadasinin uzerine gecici olarak devretmek istediginde, aralarinda yazili bir inanc sozlesmesi imzalarlar. Bu belge, ileride aracin tekrar devri icin ispat araci olur. Yazili delil olmadigi durumda, delil baslangici niteliginde belgeler (or: inanilanin el yazisiyla yazdigi ama imzalamadigi bir mektup) varsa, tanik dahil her turlu delille ispat mumkundur.

Eger yazili delil veya delil baslangici yoksa, ikrar veya yemin gibi kesin delillerle de ispat yapilabilir. Yargitay Hukuk Genel Kurulu’nun 2019/1197 ve 2015/2838 sayili kararlarinda da, yemin delilinden feragat edilmesi halinde davanin reddedilecegi vurgulanmistir. Inanc sozlesmesinin ispat yukumlulugu, iade veya tazminat isteyen taraf uzerindedir. HMK’nin 190. maddesi geregince, iddia eden taraf yazili belge sunmak zorundadir.

Inanc Sozlesmesinde Zamanaşimi ve Pratik Sonuclar

Inanc sozlesmesine dayali davalarda, taraflar arasinda dogrudan ayni hak degil, kisisel hak soz konusudur. Bu nedenle, tasinmaz olsa dahi dava ayni hakka dayanmamaktadir. Yargitay Hukuk Genel Kurulu’nun 2011/189 sayili kararinda, inanc sozlesmesinden dogan taleplerin Borclar Kanunu’nun 125. maddesindeki 10 yillik zamanaşimi suresine tabi oldugu kabul edilmistir.

Pratikte, bir kisi tapulu arsasini inanc sozlesmesiyle devretmis ve belirli bir tarihte geri alacagini kararlastirmistir. Ancak, belirlenen sure dolduktan sonra arsanin iadesi gerceklestirilmezse, bu tarihten itibaren 10 yillik zamanaşimi suresi baslar. Eger iade tarihi henuz gelmemisse veya inanilan hakli olarak hakki elinde tutuyorsa, zamanaşimi islemez.

Inanc sozlesmesiyle ilgili taleplerde, mahkemeye basvuracak tarafin bu surelere dikkat etmesi gerekir. Eger zamanaşimi suresi gecmisse, dava reddedilebilir. Uygulamada, yazili delil veya delil baslangici bulunmasa da, yemin veya ikrar gibi kesin delillerle iddia ispatlanabilir. Ancak, yemin delilinden feragat edilirse dava sonucunda hak kaybi olusabilir.

Sonuç: Inanc sozlesmeleri, guven esasina dayanan ve hak devrini duzenleyen ozel sozlesmelerdir. Yazili sekil ve ispat kurallari, ozellikle tasinmazlarda buyuk onem tasir. Taraflarin hak ve borclari acikca belirlenmeli, ispat icin yazili belge duzenlenmelidir. Zamanaşimi suresi ise taleplerin zamaninda ileri surulmesi acisindan kritik bir unsur olarak karsimiza cikar. Yargitay kararlarinda da vurgulandigi gibi, inanc sozlesmesinin varligi ve sartlari ispatlanabildigi surece, taraflarin haklari hukuk duzeni tarafindan korunur.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir