CMK 27: Hakimin Reddi İstemine Karar Verecek Mahkeme ve Uygulama
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 27. maddesi, hakimin reddi istemine karar verecek mahkemeyi ayrıntılı şekilde belirler. Yargılamada tarafsızlığın korunması için önemli olan bu düzenleme, hangi mahkemelerin hangi durumlarda karar vereceğini netleştirir. Hakimin reddi, adil yargılanma hakkının bir uzantısıdır ve usulüne uygun kullanılması gerekir. Ancak, bu hakkın kötüye kullanılmasının önüne geçmek için de çeşitli sınırlamalar getirilmiştir. Yargıtay ve Ceza Genel Kurulu kararları, uygulamada yaşanan tereddütlerin giderilmesine katkı sunar. Özellikle tarafsızlık şüphesinin somut delillerle desteklenmesi gerekliliği ve yargılamayı uzatma amacının olmaması şartı vurgulanır. Hakimin reddi isteminin hangi mahkeme tarafından karara bağlanacağı, reddi istenen hakimin katılımı olmaksızın değerlendirilir. Bu makalede, CMK 27. madde kapsamında hakimin reddi istemine karar verecek mahkemeler, uygulama esasları ve Yargıtay kararları ışığında önemli noktalar ele alınacaktır.
Hakimin reddi talebinde yetkili mahkemeler
CMK 27. madde, hakimin reddi istemine hangi mahkemenin karar vereceğini ayrıntılı olarak düzenler. Reddi istenen hakim, karar sürecine katılamaz. Eğer mahkeme bu nedenle toplanamazsa, karar verme yetkisi başka bir mahkemeye geçer. Örneğin, asliye ceza mahkemesi hakimi reddedilirse, aynı yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesi karar verir. Ağır ceza mahkemesi hakimi reddedilirse, o yerde birden fazla daire varsa numara olarak izleyen daireye, tek daire varsa en yakın ağır ceza mahkemesine yetki geçer. Sulh ceza hakimi hakkında ret talebi olursa, asliye ceza mahkemesi; tek hakimli mahkemede ise ağır ceza mahkemesi karar verir. Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinde ise, reddedilen başkan veya üye katılmaksızın ilgili daire karar verir. Pratik bir örnek olarak, bir sanık asliye ceza mahkemesi hakiminin tarafsız olmadığını ileri sürüp reddi talebinde bulunduğunda, karar o yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesine ait olur. Bu şekilde, karar verilecek merci konusunda tereddüt oluşmaz ve yargılamanın tarafsızlığı sağlanır. Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/44944 E., 2018/1677 K. kararında da, hakimin reddi talebi karara bağlanmadan hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu vurgulanmıştır.
Ret talebinin usulü ve sınırları
Hakimin reddi talebinin usulü ve sınırları, CMK 27 ve ilgili Yargıtay kararlarıyla belirlenmiştir. Ret talebinin geçerli olabilmesi için, tarafsızlığı şüpheye düşürecek somut nedenlerin ve delillerin gösterilmesi gerekir. Yargılamayı uzatma amacı taşıyan veya soyut gerekçelere dayanan talepler reddedilir. Ret istemi, süresinde ve gerekçeli yapılmalıdır. Örneğin, bir taraf duruşmayı uzatmak amacıyla aşamalı şekilde ret nedenleri sunarsa, bu durum kötüye kullanım olarak değerlendirilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2019/425 E., 2020/4 K. kararında, ret talebinin süresinde ve inandırıcı kanıtlarla desteklenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Ret talebinin kabulü halinde, davaya başka bir hakim veya mahkeme bakar. Kabul edilmeyen ret taleplerine karşı ise itiraz yolu açıktır ve bu itirazlar ancak hükümle birlikte incelenir. Pratikte, bir sanık, hakimin daha önce davaya ilişkin görüş açıkladığını iddia ederek somut deliller sunmazsa, mahkeme bu ret talebini reddedebilir. Böylece, hem tarafsızlık hem de yargılamanın gereksiz yere uzamaması sağlanır.
Toplu ret talepleri ve Yargıtay uygulaması
Toplu ret talepleri, özellikle yüksek yargı organlarında yargılamayı engellemeye yönelik başvurular olarak değerlendirilir. 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 39. maddesi, toplu ret taleplerinin dinlenemeyeceğini açıkça belirtir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2019/286 E., 2020/52 K. kararında, Ceza Genel Kurulu üyelerinin topluca reddine ilişkin talebin, toplantıyı engelleyen nitelikte olduğu ve bu nedenle reddedilmesi gerektiği karara bağlanmıştır. Aynı şekilde, ret talebinde bulunan taraf, somut ve kişisel gerekçeler yerine topluca kurulun tarafsız olmadığını iddia ederse, bu talep kabul edilmez. Pratik bir örnek olarak, bir sanık, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’ndaki tüm üyelerin tarafsız olamayacağını öne sürüp isim belirtmeden ret talebinde bulunursa, bu toplu ret talebi kesin olarak reddedilir. Böylece, yargılamanın aksamadan devam etmesi ve adil yargılanma hakkının korunması amaçlanır. Yargıtay’ın bu yaklaşımı, ret kurumunun kötüye kullanılmasını önlemeye yöneliktir.
Sonuç: CMK 27. madde, hakimin reddi talebinde karar verecek mahkemeleri ve usulünü ayrıntılı şekilde düzenler. Yargılamanın tarafsızlığının korunması ve kötüye kullanımın önlenmesi için ret taleplerinin somut, gerekçeli ve süresinde yapılması zorunludur. Yargıtay kararları, uygulamada netlik sağlar ve toplu ret taleplerinin sonuçsuz bırakılmasını güvence altına alır. Böylece hem adil yargılanma hakkı hem de yargılamanın etkinliği korunmuş olur.