HMK Madde 450 ve Yürürlükten Kaldırılan Hükümlerin Uygulama Etkisi

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 450. maddesiyle, Türk hukukunda önemli bir değişiklik gerçekleşmiştir. 18 Haziran 1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK), tüm ek ve değişiklikleriyle birlikte tamamen yürürlükten kaldırılmıştır. Bu geçiş, yargı uygulamalarında pek çok yeni düzenleme ve geçiş hükümlerini beraberinde getirmiştir. Kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte, eski kanuna yapılan atıflar yeni HMK hükümlerine yönlendirilmiştir. Uygulamada özellikle geçiş döneminde eski ve yeni kanun hükümlerinin hangi davalara uygulanacağı konusunda çeşitli sorunlar yaşanmıştır. Yargıtay’ın farklı dairelerinden verilen kararlar, bu geçişin somut olaylara etkisini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Aşağıda, HMK Madde 450’nin yürürlükten kaldırdığı hükümler, geçiş hükümlerinin uygulamadaki yeri ve bu sürecin yargılamaya etkisi Yargıtay içtihatları ışığında incelenmektedir.

1086 Sayılı Kanunun Tamamen Yürürlükten Kalkması

HMK’nın 450. maddesiyle, 1086 sayılı HUMK ve tüm ekleri artık hukuk sistemimizde uygulanmamaktadır. Bu değişiklik, yargılamada usul hükümlerinin tamamen yenilenmesi anlamına gelmiştir. HUMK döneminde açılmış ve devam eden davalarda ise bazı istisnai durumlar geçerliliğini korumuştur. Özellikle HMK Geçici 3. madde ile, bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesinden önce temyize gidilen davalarda, eski kanunun belirli maddelerinin uygulanmasına devam edilmiştir. Pratikte, örneğin bir iş mahkemesinde açılan ve karar tarihi HMK öncesine denk gelen bir dava, temyiz edildiğinde HUMK’un temyiz sınırları dikkate alınmıştır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 2018/6670 kararında, temyiz sınırının belirlenmesinde HUMK’un 427. maddesine atıf yapmıştır. Bu karar, geçiş döneminde eski ve yeni kanun hükümlerinin bir arada nasıl uygulanabileceğini göstermektedir. Bir işçinin işçilik alacağına ilişkin davasında, temyiz sınırı yeni HMK’ya göre değil, eski HUMK’a göre belirlenmiş ve bu sınırın altında kalan talepler için temyiz yolu kapalı tutulmuştur.

Geçiş Hükümlerinin Uygulamadaki Rolü

6100 sayılı HMK, yürürlüğe girerken uygulamada çıkabilecek sorunları önlemek amacıyla özel geçiş hükümleri getirmiştir. Bu hükümler, eski ve yeni kanunlar arasında süreklilik ve adaletin sağlanmasını amaçlamıştır. Özellikle, 1086 sayılı Kanun döneminde açılmış ve henüz sonuçlanmamış davalarda, hangi usul hükümlerinin uygulanacağı konusu önem kazanmıştır. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nin 2014/396 kararında, davanın açıldığı döneme göre hangi kanun hükümlerinin uygulanacağı tartışılmıştır. Mahkeme, davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan HUMK’un usul kurallarının, davanın tamamlanmasına kadar geçerli olacağına karar vermiştir. Günlük hayatta, örneğin bir memurun maaş nakil ilmühaberinin düzeltilmesi talebinde bulunması durumunda, dava açılış tarihi HMK’dan önce ise, HUMK’un ilgili hükümleri dikkate alınmıştır. Böylece taraflar, davalarının hangi usul hükümlerine göre yürütüleceğini bilerek hareket etmiştir.

Yargılamada Görev ve Usul Değişiklikleri

HMK’nın yürürlüğe girmesiyle birlikte görev ve yargılama usulünde önemli değişiklikler meydana gelmiştir. 1086 sayılı HUMK’a yapılan tüm atıflar, HMK’nın ilgili hükümlerine yönlendirilmiştir. Bu durum, mahkemelerin görev alanlarının yeniden belirlenmesine ve bazı usul kurallarının değişmesine neden olmuştur. Yargıtay 18. Hukuk Dairesi’nin 2014/9611 sayılı kararında, kayyım atanması davasında görevli mahkemenin belirlenmesinde HMK’nın yeni düzenlemelerine uyulması gerektiği vurgulanmıştır. Örneğin, bir vakıf organına kayyım atanması talebinde, artık sulh hukuk mahkemesi görevli kabul edilmiştir. Aynı şekilde, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin 2016/14594 kararında, iş mahkemelerinde şifahi yargılama usulünün kaldırılması ve basit yargılama usulüne geçilmesi gerektiği belirtilmiştir. Pratikte, bir işçi iş kazası nedeniyle tazminat talep ettiğinde, artık yeni HMK hükümleri uygulanmış, davanın açılmamış sayılması gibi usul sonuçları bu yeni kurallara göre değerlendirilmiştir.

Sonuç: 6100 sayılı HMK’nın 450. maddesiyle, eski HUMK tamamen yürürlükten kaldırılmış ve Türk yargı sisteminde yeni bir döneme girilmiştir. Yargıtay kararları, geçiş sürecinde hem eski hem yeni hükümlerin uygulanma koşullarını ayrıntılı biçimde açıklamıştır. Uygulamada çıkan görev, usul ve temyiz sınırı gibi sorunlar, geçiş hükümleriyle çözüme kavuşturulmuştur. Sonuç olarak, HMK 450 ile getirilen yenilikler, yargılamanın daha güncel ve etkin bir şekilde yürütülmesini sağlamıştır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir