📜 Danıştay Karar Künyesi
13. Daire – 2023/2880 – 2023/6085 – 20.12.2023
🔎 Karar Özeti
Danıştay, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’nın taşınmaz satışına ilişkin iptal talebini reddederek, idarenin mülkiyet hakkını kullanmasının hukuki dayanağını onaylamıştır.
Karar İçeriği
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/2880
Karar No:2023/6085
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … İdaresi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin… tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’nca Emlak Yönetim Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. aracılığıyla İzmir ili, Aliağa ilçesinde bulunan 366 LOT numaralı … ada, … parsel sayılı taşınmazın satışı amacıyla Toplu Konut İdaresi Başkanlığı Satış, Devir, İntikal, Kiraya Verme, Trampa, Sınırlı Ayni Hak Tesisi ve Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı İhale Yönetmeliği’nin 25. maddesine göre açık artırma usulüyle gerçekleştirilecek olan 05/04/2023 tarihli ihalenin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; davalı idarece mülkiyetinde bulunan taşınmazla ilgili tasarrufta bulunulabileceği, bu tasarruf yetkisinin taşınmazın ihale yolu ile satılabilmesini de kapsadığı, davacının taşınmazı nispi hak sahibi olarak kiracı sıfatı ile kullanıyor olmasının, taşınmazda ayni hak sahibi olan davalı idarenin tasarruf yetkisini ortadan kaldırmayacağı, kaldı ki kira sözleşmesinin süresinin dolduğu, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların mülkiyetindeki taşınmazı satabilme erkine sahip olan davalı idarenin bu erkini kısıtlamaya yeter kabiliyet ve mahiyette olmadığı, davalı idarece mülkiyet hakkı kapsamında, ihtiyaçları çerçevesinde taşınmazın satışa çıkarılmasına engel bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, söz konusu Yönetmeliğin 8. maddesine göre satışa sunulan taşınmaza ilişkin her türlü teknik bilgi ve detayın, taşınmazın özelliklerinin, varsa taşınmaza yönelik hukukî sorunların, taşınmaz üzerinde ayni ya da şahsi hak sahipleri varsa bu konudaki bilgilerin ihale dokümanında yer alması zorunlu iken, dava konusu ihale dokümanının Yönetmeliğe aykırı olarak hazırlandığı, taşınmazın imzalanan kira sözleşmesi çerçevesinde hâlen kullanımında olduğu, İhale Şartnamesinde, davalı idare ile aralarında imzalanan kira sözleşmesine, sözleşmenin süresine, sözleşmeden doğan haklarına, taşınmaz üzerinde yapılan bina ve yapılara, satışın gerçekleşmesi hâlinde kira sözleşmelerinin ve taşınmaz üzerindeki yapıların akıbetine yönelik, büyük önem arz eden bilgi ve kriterlerin yer almadığı, taşınmazın münhasıran gemi söküm ve gemi söküm yan faaliyetinde kullanılması gerektiği hâlde Şartnameye bu şartın eklenmediği, satış yapılması hâlinde ihale üzerinde bırakılan alıcı ile aralarında ciddi hukukî ihtilaflar doğacağı, taşınmazın satışında kamu yararı bulunmadığı, sürekli olarak kiraya verildiği dikkate alındığında ciddi tutarda kira geliri elde edilmesinin kamu yararına olduğu, kira sözleşmesinin sona ermediği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 327. maddesi gereği belirsiz süreli sözleşmeye dönüştüğü, sözleşmenin feshine ilişkin olarak davalı idarece süresi içerisinde herhangi bir ihtar çekilmediği, başka bir dosyada verilen yürütmenin durdurulmasına dair karar üzerine taşınmazın satıştan çekildiği, davalı idarece emlak vergisinin ödenmesinin istenildiği, bunun kira sözleşmesinin devam ettiğini gösterdiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 20/12/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.