Taksirle Orman Yangınına Sebebiyet Verme Suçunda Delil Yetersizliği ve Zamanaşımı Hakkında Yargıtay Kararı

📜 Yargıtay Karar Künyesi

3. Ceza Dairesi – 2014/4556 – 2014/13821 – 03.04.2014


🔎 Karar Özeti

Sanığın taksirle orman yangınına sebebiyet verme ve ağaç kesme suçları açısından yapılan incelemelerde, ortada kesin ve inandırıcı deliller bulunmadığına ve suçun zamanaşımına uğradığına dikkat çekilerek mahkumiyet kararı bozulmuştur.


Karar İçeriği

3. Ceza Dairesi         2014/4556 E.  ,  2014/13821 K.


    İçtihat Metni

    MAHKEMESİ  :Asliye Ceza MahkemesiHÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; 1) Sanığın taksirle orman yangınına sebebiyet verme suçu bakımından yapılan incelemede; Olay tanığı …’nin ifadesinde geçen yangının başlangıç noktasındaki pırnal meşelerinin sanık tarafından kesildiğine dair bilirkişi raporu ve beyanlara göre kesin bir tespit yapılamadığı, olay anında bu köklerin yanmış olduğunun belirtildiği, yangının yol kenarından başlamış olduğu nazara alındığında yoldan geçen herhangi bir kişinin müdahalesiyle de başlamış olabileceği, yine tanık ifadesinde sanığın şüpheli bir halinin olmadığı, ellerinde yanıcı madde kokusu bulunmadığının da belirtildiği; bu haliyle dosyadaki mevcut delillere göre atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair mahkumiyete yeter, kesin ve inandırıcı, şüpheden uzak delil elde bulunmadığından sanığın beraati yerine yazılı şeklide hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 2) Sanığın ağaç kesme suçu bakımından yapılan incelemede; 1-1,5 m. boyunda meşe dalları kesen sanığın eyleminin 6831 sayılı Kanunun 91/5. maddesi kapsamında olduğu ve 14.04.2011 tarih 27905 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 11. maddesi ile 6831 sayılı Kanunun 91/5. maddesinde yapılan değişiklik nazara alındığında bu suçun 5326 sayılı Kabahatler Kanunu gereğince kabahat neviine dönüşüp suç tarihi olan 19.08.2010 tarihi ile inceleme tarihi arasında 5326 sayılı Yasanın 20/c maddesinde öngörülen zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğunun anlaşılması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bozma üzerine verilen hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5326 sayılı Kanunun 20. maddesi gereğince sanık hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 03.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir