Gümrük Vergilerinin İadesine İlişkin Temyiz Süreci Hakkında Danıştay Kararı

📜 Danıştay Karar Künyesi

7. Daire – 2023/2117 – 2024/2616 – 16.05.2024


🔎 Karar Özeti

Danıştay, gümrük vergilerinin geri iadesi talebine ilişkin davada, davacının beyan ettiği kıymetin gerçeği yansıtmadığı ve inceleme gerektirdiği gerekçesiyle, bölge idare mahkemesi kararını bozmuştur.


Karar İçeriği

T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2023/2117 Karar No : 2024/2616 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına … Gümrük Müdürlüğü – (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: Davacı adına tescilli …-…, …-…, …-…, …-…, …-…, …-…, …-… tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı “pirinç” cinsi eşyanın kıymetinin referans kıymete yükseltilmek suretiyle beyan edilip ödendiği ileri sürülerek fazladan ödenen gümrük ve katma değer vergilerinin 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 211. maddesi uyarınca iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair karara vaki itirazın reddi yolundaki işlemin iptali ile fazladan ödenen tutarın tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; olayda, geri verme başvurusuna konu beyannameler muhteviyatı eşyanın referans kıymet uygulamasına tabi olduğu, serbest piyasa fiyatının altında bir kıymetle ithal edilmek istenilen eşyanın serbest dolaşıma sokulabilmesi için herhangi bir yurt dışı gider yapılmadığı halde eşyanın gerçek fiyatının tespiti amacıyla idarenin inceleme ve araştırma yapma yetkisi ile ticaret politikası önlemlerini uygulama ihtimalini ortadan kaldırmak için yurt dışı gider kalemine ek beyan yapılarak referans kıymet uygulaması ile belirlenen kıymete ulaşılmasının sağlandığı, bu şekilde ticaret politikası önlemlerinin etkisizleştirilmeye çalışıldığı anlaşıldığından, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 211. maddesinde 7333 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle yapılan değişiklik uyarınca, ticaret politikası önlemlerine tabi eşyanın gümrük kıymetinin davacının kendi beyanı ile artırılması sonucu tahakkuk ettirilerek ödenen vergilerin geri verilmesi talebinin reddine ilişkin karara vaki itirazın reddine dair işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Olayda, eşyanın satış bedelinin beyannameler ekinde sunulan faturalarda gösterilen kıymet olduğu, alıcı ile satıcı arasında bir ilişki bulunduğu ve bu ilişkinin eşyanın kıymetini etkilediği ya da davacı tarafından ibraz edilen bilgi ve belgelerde yazılı kıymetin gerçeği yansıtmadığı yolunda herhangi somut bir tespit yapılmamış olması karşısında, beyanın bağlayıcılığından hareketle, davacı tarafından beyan edilen yurt dışı giderin kıymetin unsuru olarak kabul edilmesi suretiyle, bu gider üzerinden alınan vergilerin iadesi istemiyle davacı tarafından yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği; 4458 sayılı Kanun’un 07/11/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7190 sayılı Kanun ile değişik 216. maddesi gereğince, iadesi istenen vergilerin başvuru tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanun’a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faiziyle birlikte iadesinin icap ettiği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasından sonra, dava konusu işlemin iptaline ve ödenen tutarın başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının serbest iradesi ile ek yurt dışı gider beyan ederek tahakkuk eden vergileri ödediği, dolayısıyla 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 211. maddesi uyarınca, ortada kanunen ödenmemesi gereken bir verginin bulunduğundan bahsedilemeyeceği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Uyuşmazlık konusu beyannamelerin tescil tarihlerinde anılan eşyaya yönelik geçerli herhangi bir gözetim kıymet uygulamasının bulunmadığı, davacı tarafından yurt dışı giderin referans kıymet uygulaması nedeniyle beyan edildiğinin belirtildiği, ancak mer’i mevzuat veya idarenin düzenleyici bir işlemi ile davacıyı yurt dışı gider beyanına zorlayan herhangi bir uygulamanın yürütülmediği anlaşıldığından, yurt dışı gider kaleminde beyan edilen tutarın gerçeği yansıtmadığı hususu ile gerçek satış bedelinin tespiti için inceleme, araştırma ve hukuki yorum yapılmasının icap etmesi karşısında, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kararda hukuki isabet bulunmadığı, anılan kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı adına tescilli …-…, …-…, …-…, …-…, …-…, …-…, …-… tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı “pirinç” cinsi eşyanın kıymetinin referans kıymete yükseltilmek suretiyle beyan edilip ödendiği ileri sürülerek fazladan ödenen gümrük ve katma değer vergilerinin 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 211. maddesi uyarınca iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair karara vaki itirazın reddi yolundaki işlemin iptali ile fazladan ödenen tutarın tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemiyle dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 24. maddesinde, ithal eşyasının kıymetinin, eşyanın satış bedeli olduğu; satış bedelinin, Türkiye’ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27 ve 28. maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek fiyat olduğu; 25. maddesinin 1. fıkrasında, 24. madde hükümlerine göre belirlenemeyen gümrük kıymetinin, bu maddenin 2. fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bendlerinin sıra halinde uygulanmasıyla belirleneceği; eşyanın gümrük kıymetinin bir üst bent hükümlerine göre belirlenebildiği sürece bir alt bent hükümlerinin uygulanmayacağı hükümlerine yer verilmiş; 26. maddesinde ise, 24 ve 25. madde hükümlerine göre belirlenemeyen ithal eşyasının gümrük kıymetinin, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII. Maddesinin Uygulanmasına Dair Anlaşmanın, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının (GATT) VII. maddesinin ve bu bölüm hükümlerinin prensip ve genel hükümlerine uygun yöntemlerle ve Türkiye’de mevcut veriler esas alınarak belirleneceği öngörülmüş; GATT’ın VII. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşmanın 17. maddesinde de, bu Anlaşmada yer alan hiçbir hükmün, gümrük idaresinin, gümrük kıymetinin belirlenmesi ile ilgili olarak ibraz edilen tutanak, belge veya beyannamenin gerçeklik veya doğruluğunu araştırma hakkını sınırlamayacağı ve bu hakkı tartışma konusu haline getirecek şekilde yorumlanamayacağı hükme bağlanmıştır. İthalatta uygulanacak gözetim ve korunma önlemleri, Türk Mevzuatında, 29/01/1995 tarih ve 22186 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 26/01/1995 tarih ve 4067 sayılı Kanun’la onaylanması uygun bulunan ve 25/02/1995 tarih ve 22213 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 03/02/1995 tarih ve 1995/6525 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla onaylanan Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasının ekinde yer alan ve bu anlaşmanın ayrılmaz parçasını teşkil eden Korunma Tedbirleri Anlaşması ile yerini almıştır. 4458 sayılı Kanun’un 61. maddesinin 2. fıkrasında, aksine hüküm bulunmadıkça, eşyanın beyan edildiği gümrük rejimine ilişkin tüm hükümlerin uygulanmasında esas alınacak tarihin, beyannamenin tescil edildiği tarih olduğu, 3. fıkrasında, beyannamenin, ait olduğu eşyanın vergileri ve para cezalarından dolayı taahhüt niteliğinde beyan sahibini bağlayacağı ve gümrük vergileri tahakkukuna esas tutulacağı; 211. maddesinin 1. fıkrasında, kanunen ödenmemeleri gerektiği halde ödenmiş olduğu belirlenen gümrük vergilerinin geri verileceği, kanunen tahakkuk ettirilmemeleri gerektiği halde tahakkuk ettirilen gümrük vergilerinin kaldırılacağı, ancak, kanunen ödenmemesi veya tahakkuk ettirilmemesi gereken gümrük vergileri ilgili kişinin kasten yaptığı bir tahrifat veya ticaret politikası önlemlerine tabi eşyanın gümrük kıymetinin yükümlünün kendi beyanı ile artırılması sonucunda ödenmiş veya tahakkuk ettirilmiş olması halinde bu vergilerin geri verilmesine veya kaldırılmasına ilişkin taleplerin kabul edilmeyeceği hükümleri yer almaktadır. Öte yandan; yürürlükten kaldırılan 1615 sayılı Gümrük Kanunu’nun 87. maddesi ile ilgili olarak, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 02/07/1966 gün ve E:1965/13; K:1966/6 sayılı kararında, aykırı içtihatlar, tahsil olunan gümrük vergilerinin anılan madde uyarınca geri verilebilmesinin, yanlışlıkla veya fuzulen tahsil olunduklarının açıkça anlaşılması koşuluyla olanaklı bulunduğu yolunda birleştirilmiştir. Bu bakımdan; 4458 sayılı Kanunun benzer hükümler taşıyan 211. maddesinin uygulanmasında da, iadesi istenen gümrük vergilerinin kanunen ödenmelerinin veya tahakkuk ettirilmelerinin gerekmediğinin, açıkça; yani, herhangi bir inceleme, araştırma ve yoruma gerek olmaksızın anlaşılabilir olması koşulu aranmalıdır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Ticaret Bakanlığınca, yerli üreticilerin talebi üzerine veya re’sen, belli bir malın ithalatının, o malın yerli üreticileri ve ülke ekonomisi üzerinde olumsuz sonuçlar yaratıp yaratmadığının tespit edilmesi amacıyla incelemeye başlanılarak, inceleme sonucunda gözetim uygulaması öngörülebilmektedir. Bu suretle, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulan İthalatta Gözetim ve Korunma Uygulanmasına İlişkin Tebliğler ile gözetim önlemi uygulanmasına karar verilen eşya için ”birim kıymet” belirlenerek, eşyanın bu kıymetin altında ithal edilmek istenilmesi halinde, ”gözetim belgesi” ibrazı zorunluluğu getirilmiştir. İthal edilen eşyanın gümrük kıymeti, eşyanın satış bedeli olduğundan, gümrük vergilerinin hesaplanmasında satış bedelinin esas alınması; satış bedelinin esas alınması için gerekli koşulların mevcut olmadığının tespit edilmesi halinde de sırasıyla diğer yöntemlere başvurulması gerekmektedir. Öte yandan; davalı İdarece belirlenen gözetim kıymeti, eşyanın 4458 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenmiş gerçek kıymeti olmadığından, gümrük kıymetinin tespitinde esas alınamayacağı, Dairemizin öteden beri istikrarlı biçimde uygulana gelen içtihadıdır. Uygulamada, gümrük müdürlüklerince, anılan Tebliğler ile önceden belirli eşyalara özgü ve nesnel olarak belirlenen gözetim kıymeti dışında da, çeşitli veriler (GÜVAS, Karar Destek Sistemi/Kıymet Veri Bankası, distribütör/borsa fiyatları, vb..) esas alınarak ek tahakkuk ve ceza işlemleri tesis edilirken; yine mükelleflerce, yapılan ithalatlarda, sonradan ek tahakkuk ve ceza işlemine maruz kalmamak amacıyla, bahsi geçen veriler esas alınarak eşyaya ilişkin fatura kıymeti üzerinde bir kıymetle ihtirazi kayıtla beyanda bulunularak bu beyana karşı veya 4458 sayılı Kanun’un 211. maddesi kapsamında iade başvurusuna konu edilmek suretiyle tesis edilen işlemlere karşı davalar açılmaktadır. Olayda, geri verme başvurusunun reddine dair karara vaki itirazın reddine ilişkin işlemde, beyannameler muhteviyatı eşyalar için gözetim uygulaması bulunmadığı halde, davacı tarafından referans kıymet uygulaması nedeniyle yurt dışı gider olarak ek kıymet beyanında bulunulduğunun belirtildiği, dolayısıyla bahsedilen eşyalara özgü şekilde genel, nesnel olarak belirlenen bir kıymetin altında ithaline izin verilmeme durumunun söz konusu olmadığının anlaşılması karşısında, davacının beyanının gerçeği yansıtıp yansıtmadığı hususunun tespitinin inceleme ve araştırma gerektirmesi, yanlışlıkla veya fuzulen tahsil olunduğunun açıkça anlaşılamaması nedeniyle geri verme isteminin Kanun’un anılan maddesinde öngörülen koşulları taşımadığı sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmaması nedeniyle, temyize konu kararın bozulması icap etmiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2…. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 16/05/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dayandığı kanuni ve hukuki nedenlerle, gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan karar, aynı nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddedilerek kararın onanması gerektiği oyuyla, Dairemiz kararına katılmıyoruz.
Paylaş:

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir