CMK Madde 71 Kapsamında Bilirkişinin Görevini Yapmaması ve Sonuçları
Ceza yargılamasında bilirkişinin rolü, delillerin değerlendirilmesi ve adil bir karar verilmesi açısından oldukça önemlidir. Ancak bazı durumlarda, bilirkişi usulüne uygun olarak çağrıldığı halde görevini yerine getirmeyebilir. Bu gibi durumlarda, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 71. maddesi devreye girer. Bu madde, görevini yapmayan bilirkişiye uygulanacak işlemleri ve sonuçlarını düzenler. Uygulamada sıkça karşılaşılan bu sorun, hem yargılamanın sağlıklı işlemesi hem de bilirkişilik müessesesinin güvenilirliği açısından dikkatle ele alınmalıdır. Kanun koyucu, bilirkişinin görevini yerine getirmemesi halinde tanıklar hakkında öngörülen zorlama tedbirlerinin uygulanmasını öngörmüştür. Ayrıca, bu tür bir durumun ilgili bilirkişilik bölge kuruluna bildirilmesi zorunludur. Yazının devamında, bu düzenlemenin kapsamı, uygulanma biçimi ve günlük hayatta karşılaşılabilecek örnekler ele alınacaktır.
Bilirkişinin Göreve Gelmemesi veya Çekinmesi
Bilirkişiler, mahkeme tarafından belirli bir konuda uzman görüşü almak için atanır. Ancak bazen, bilirkişi usulüne uygun şekilde çağrıldığı halde duruşmaya gelmeyebilir. Ya da duruşmaya geldiği halde yemin etmekten veya görüş bildirmekten kaçınabilir. CMK Madde 71, bu tür durumlarda bilirkişiye tanıklar için öngörülen zorlama tedbirlerinin uygulanmasını öngörür. Bu tedbirler, tanıkların da duruşmaya gelmemesi veya yemin ve ifade vermekten kaçınması halinde uygulanan yaptırımlardır. Örneğin, bir bilirkişinin trafik kazasına ilişkin rapor hazırlaması beklenirken, çağrıldığı halde mahkemeye gelmemesi durumunda mahkeme, bu kişiye zorla getirme kararı verebilir. Böylece, bilirkişinin görevi ihmal etmesi halinde sürecin aksaması önlenmiş olur. Aynı zamanda bilirkişinin bu tutumu, bilirkişilik bölge kuruluna bildirilerek siciline işlenir ve ilerideki bilirkişilik başvurularında dikkate alınır.
Zorlama Tedbirlerinin Uygulanması ve Hukuki Sonuçları
Bilirkişinin görevini yapmaması halinde, CMK’nın 60. maddesinin birinci fıkrası devreye girer. Bu madde, tanıkların gelmemesi veya ifade vermekten kaçınması durumunda uygulanacak tedbirleri belirler. Buna göre, bilirkişiye para cezası verilebilir veya zorla getirilmesi sağlanabilir. Ayrıca, görevini yapmayan bilirkişinin davranışı bilirkişilik bölge kuruluna bildirilir. Bu bildirim, bilirkişinin mesleki sicilinde olumsuz bir kayıt olarak yer alır. Pratikte, bir adli tıp uzmanı, mahkemeye çağrıldığı halde mazeretsiz olarak gelmezse, mahkeme bu kişiye hem idari para cezası uygulayabilir hem de zorla getirilmesine karar verebilir. Bu tür tedbirler, bilirkişilerin görevlerini ciddiyetle yerine getirmelerini sağlamak amacıyla uygulanır. Ayrıca, bilirkişinin geçerli bir mazereti veya haklı bir çekinme nedeni varsa ve bu çekinme mahkeme tarafından kabul edilirse, bu yaptırımlar uygulanmaz.
Bilirkişilikten Çekinme ve İstisnalar
Bilirkişinin, tarafsızlığını etkileyebilecek bir durumun varlığı halinde çekinme hakkı vardır. Eğer bilirkişi, kendisinin tarafsız bir görüş bildiremeyeceğini düşünüyorsa, çekinme talebinde bulunabilir. Mahkeme bu çekinme talebini değerlendirir ve haklı bulursa, bilirkişiye herhangi bir zorlama tedbiri uygulanmaz. Örneğin, bir bilirkişinin yakın akrabası yargılamanın taraflarından biri ise, bilirkişi bu nedenle çekinme talebinde bulunabilir. Mahkeme bu talebi haklı görürse, bilirkişinin duruşmaya gelmemesi veya görüş bildirmemesi yaptırıma tabi tutulmaz. Böylece, hem bilirkişinin hakları korunur hem de yargılamanın adil yürütülmesi sağlanır. Bu istisna, bilirkişilik kurumunun güvenilirliğini ve tarafsızlığını güçlendirir.
Sonuç: CMK Madde 71, bilirkişinin görevini yerine getirmemesi halinde uygulanacak işlemleri açıkça belirler. Bu düzenleme, bilirkişilik müessesesinin etkin ve güvenilir şekilde işlemesi için önemlidir. Bilirkişinin mazeretsiz olarak görevini yapmaması halinde, zorlama tedbirleri uygulanır ve ilgili kurullara bildirim yapılır. Ancak, haklı bir çekinme nedeni bulunduğunda bu yaptırımlar söz konusu olmaz. Bu kurallar, hem yargılamanın sağlıklı işlemesini hem de bilirkişilerin sorumluluk bilinciyle hareket etmesini sağlar.