HMK 123 Davanın Geri Alınması ve Yargıtay Kararları Işığında Uygulama
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 123. maddesi, davanın geri alınması konusunu açıkça düzenler. Bu maddeye göre, davacı hüküm kesinleşene kadar davasını ancak davalının açık rızası ile geri alabilir. Böyle bir durumda, mahkeme davanın açılmamış sayılmasına karar verir. Kanun koyucu, geri alma işleminin hangi aşamada yapılabileceğine dair tereddütleri ortadan kaldırmayı hedeflemiştir. Ayrıca, hâkim davalının rızasını açıkça sormalı ve bu iradenin varlığını netleştirmelidir. Yargıtay’ın konuya ilişkin kararları, uygulamada karşılaşılan sorunların çözümüne ışık tutar. Bu yazıda, HMK 123 kapsamında davanın geri alınmasının şartlarını, uygulamadaki önemini ve Yargıtay kararlarının getirdiği bakış açılarını ele alacağız. Günlük hayatta, davacı ve davalı arasındaki anlaşmazlıkların çözümünde bu hükmün nasıl işlediğini örneklerle açıklayacağız.
Davanın Geri Alınmasının Şartları ve Uygulaması
HMK 123’e göre, davacı davasını ancak davalının açık rızası ile ve hüküm kesinleşinceye kadar geri alabilir. Açık rıza, davalının bu konuda mahkemeye yazılı ya da sözlü beyanda bulunmasını gerektirir. Hakim, davalının gerçekten rızasının olup olmadığını sormak ve bu iradeyi tutanağa geçirmek zorundadır. Eğer davalı açıkça rıza göstermezse, davanın geri alınması mümkün olmaz ve yargılama devam eder.
Günlük hayatta, örneğin bir alacak davasında davacı borçlu ile anlaşmaya varırsa, davasını geri almak isteyebilir. Ancak borçlu, dava sürecinde itibarını korumak veya masrafların paylaşımı gibi gerekçelerle bu geri almaya rıza göstermeyebilir. Bu durumda dava devam eder ve mahkeme esas hakkında karar verir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2017/1129 Esas, 2018/5308 Karar sayılı kararında, davacının davayı geri alma talebinde bulunduğu ancak mahkemece davalının rızasının sorulmadığı tespit edilmiş ve karar bozulmuştur. Bu örnek, rıza prosedürünün ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Yine Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2017/3636 Esas, 2017/7077 Karar sayılı kararda, davacının bazı taleplerinden vazgeçmesi üzerine mahkemece davalının rızası alınmadan karar verilmiş ve bu durum usule aykırı bulunmuştur. Dolayısıyla, davanın geri alınmasında usule uygunluk, tarafların haklarının korunması açısından büyük önem taşır.
Davanın Açılmamış Sayılması ve Sonuçları
Davalının açık rızası ile davacı davasını geri aldığında, mahkeme davanın açılmamış sayılmasına karar verir. Bu durumda, dava hiç açılmamış gibi kabul edilir ve taraflar önceki haklarına geri döner. Davanın açılmamış sayılması, ileride aynı konuda yeniden dava açılmasına engel teşkil etmez. Ancak, davadan feragat edilmesi halinde durum farklıdır. Feragat kesin sonuç doğurur ve aynı konuda tekrar dava açılamaz.
Günlük bir örnek olarak, bir işçi işçilik alacakları için işverene dava açmış, sonrasında taraflar anlaşmış ve işçi davasını geri almak istemiştir. İşveren de bu geri almaya rıza göstermiştir. Mahkeme, davanın açılmamış sayılmasına karar verir. İşçi ileride benzer bir alacak için yeni bir dava açabilir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2015/10332 Esas, 2017/10006 Karar sayılı kararında, davacının bazı taleplerinden vazgeçmesi üzerine davalının rızasının gerekip gerekmediği tartışılmıştır. Mahkeme, davalı şirket yönünden davanın geri alınmasına açıkça rıza gösterilmediğinden, davanın açılmamış sayılması gerektiğini belirtmiştir. Bu karar, uygulamada davanın açılmamış sayılması ile feragat arasındaki farkı ortaya koyar. Ayrıca, Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2016/18093 Esas, 2017/3302 Karar sayılı kararında, temyiz aşamasında davanın geri alınması talebinin ortaya çıkması halinde, bu konuda karar verme yetkisinin yerel mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.
Yargıtay Kararlarıyla HMK 123’ün Pratikteki Rolü
Yargıtay kararları, HMK 123’ün uygulamasında önemli yol göstericidir. Kararlarda, özellikle davalı rızasının alınmasının zorunlu olduğu ve bu rızanın açıkça tutanağa geçirilmesi gerektiği vurgulanır. Ayrıca, davacının geri alma beyanının yanlışlıkla feragat olarak değerlendirilmesi de bozma sebebi sayılmıştır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2017/2909 Esas, 2018/3968 Karar sayılı kararında, davacının beyanı geri alma olarak değerlendirilmesi gerekirken, feragat olarak kabul edilmesi yanlış bulunmuş ve karar bozulmuştur.
Günlük hayatta, örneğin bir taşınmaz davasında davacı, davasından vazgeçmek isterse ve davalı da buna rıza gösterirse, mahkeme davanın açılmamış sayılmasına karar verir. Ancak bu süreçte tarafların irade beyanlarının net ve tutanakta açıkça yer alması gerekir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2017/605 Esas, 2017/1130 Karar sayılı kararda, davacı vekilinin geri alma talebine davalının rıza gösterdiği saptanmış, mahkemenin ise bu prosedürü uygulamaması nedeniyle karar bozulmuştur. Bu tür kararlar, HMK 123’ün sadece şekli bir usul kuralı olmadığını, taraflar arasında adil bir yargılama ve hak kaybının önlenmesi açısından hayati bir işlev gördüğünü ortaya koyar.
Sonuç: HMK 123 maddesi, davanın geri alınması konusunda taraf iradelerini ve yargılamanın adil yürütülmesini güvence altına alır. Davalının açık rızası olmadan davanın geri alınması mümkün değildir. Yargıtay kararları, uygulamada karşılaşılan hataların düzeltilmesinde yol gösterici olmuştur. Davanın açılmamış sayılması, taraflara ileride yeni dava açma hakkı tanırken, feragat ise kesin sonuç doğurur. Tüm bu süreçte, usule uygun hareket edilmesi, hak kayıplarının önlenmesi ve adil yargılamanın sağlanması açısından büyük önem taşır.