Kamulaştırmasız Elatma Nedeniyle Mülkiyet Hakkının Kısıtlanması Üzerine Danıştay Kararı

📜 Danıştay Karar Künyesi

İdare Dava Daireleri Kurulu – 2023/232 – 2023/1024 – 17.05.2023


🔎 Karar Özeti

Danıştay, mülkiyet hakkının Kısıtlanması nedeniyle açılan tazminat davasının yeniden adli yargı yerine yönlendirilmesi gerektiğine karar verdi.


Karar İçeriği

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/232 Karar No : 2023/1024 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı VEKİLLERİ : Av. …, Av. … KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1-… 2-… VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Diyarbakır ili, Kayapınar ilçesinde davacıların müşterek mülkiyeti altında bulunan … ada, … parsel numaralı taşınmazın imar planında çocuk bahçesi olarak düzenlenmesine rağmen uzun yıllardır kamulaştırılmayarak, mülkiyet hakkının kısıtlanması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 10.000,00-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava dosyasının ve mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan raporun birlikte değerlendirilmesinden; taşınmazdaki mülkiyet hakkı kısıtlandıktan sonraki beş yıllık süre içinde kamulaştırılmamak suretiyle mülkiyet hakkının süresi belirsiz bir zaman diliminde kısıtlanması durumunun davacılar açısından gerçekleştiği, taşınmaz malın değerinin hesaplanarak ilgilisine ödenmesi gerektiği gerekçesiyle tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 26/04/2017 tarih ve E:2016/11882, K:2017/2901 sayılı kararıyla; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na 20/08/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6745 sayılı Yatırımların Proje Bazında Desteklenmesi İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile eklenen hükümlere göre; uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılması ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazların ilgili idarelerce kamulaştırılması veya imar planı değişikliği yapılması/yaptırılması zorunluluğu getirilerek bu konuda vatandaşların karşılaştıkları mağduriyetlerin giderilmesi, bu kapsamda kalan taşınmazların bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç beş yıllık süre içerisinde bütçe imkanları dahilinde ilgili idarelerce kamulaştırılması veya taşınmazların mevcut imar planı bulunup bulunmadığı veya imar planı yapılabilecek yerlerden olup olmadığı durumununa göre imar planı/imar uygulaması/toplulaşma yapılmak/yaptırılmak suretiyle başka yerden mümkün ise müstakil, değilse hisseli parsel verilmesi veyahut taşınmazların tahliye edilerek kullanıma imkan verecek biçimde malikine iade edilmesinin amaçlandığı, Kanun’da düzenlenen 5 yıllık sürenin ek 1. madde kapsamında kalan ve bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önce tasarruf hakkı kısıtlanan taşınmazlar hakkında da bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlayacağı, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılan ancak henüz karara bağlanmayan veya kararı kesinleşmeyen davalara da bu madde hükümlerinin uygulanacağı sonucuna ulaşıldığı, Bu durumda, yeni yasal düzenleme uyarınca bu aşamada hukuken uyuşmazlığın esası hakkında karar verme olanağı bulunmadığından, İdare Mahkemesince bu hususlar göz önünde bulundurularak yeniden bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak .. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi ısrar kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; tazminat isteminin kabulü yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, idare mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan raporun eksik ve yanlış olduğu belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davacılar tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : 2942 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesine 26/11/2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7421 sayılı Kanun’un 3. maddesiyle eklenen hüküm ile hukuki el atma sebebiyle açılan bedele ilişkin davalarda adli yargının görevli olduğu düzenlenmiş olup, idari yargı yerlerinde görülen davalara ilişkin her hangi bir istisna hükmüne yer verilmemesi, görevin kamu düzeninden olması ve davanın her aşamasında gözetilmesi gerektiği hususları birlikte dikkate alındığında, imar planında çocuk bahçesi olarak düzenlenmesine rağmen uzun yıllardır kamulaştırılmaması nedeniyle mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin olan bu davanın da adli yargı yerince çözümlenmesi ve bu husus dikkate alınarak Mahkemesince yeniden karar verilmesi gerekeceğinden, temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Diyarbakır ili, Kayapınar ilçesinde davacıların müşterek mülkiyeti altında bulunan … ada, …parsel numaralı taşınmazın imar planında çocuk bahçesi olarak düzenlenmesine rağmen uzun yıllardır kamulaştırılmayarak, mülkiyet hakkının kısıtlanması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 10.000,00-TL tazminatın, dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açılmış, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, Danıştay Altıncı Dairesinin 26/04/2017 tarih ve E:2016/11882, K:2017/2901 sayılı bozma kararına uyulmayarak tazminat isteminin kabulü yolundaki ilk kararda ısrar edilmesi üzerine dosya temyiz incelemesi için Kurulumuza intikal etmiş, 26/11/2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7421 sayılı Kanun’la Kamulaştırma Kanunu’nun Ek 1. maddesine hukuki el atma sebebiyle açılan bedele ilişkin davalarda adli yargının görevli olduğuna ilişkin hüküm eklenmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun ilk inceleme konularının belirlendiği “Dilekçeler üzerine ilk inceleme” başlıklı 14. maddesinin 3/a bendinde dilekçenin görev yönünden de inceleneceği, 15. maddenin 1/a bendinde ise, bu hususta kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun Ek 1. maddesinde; “Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır. (İptal: Anayasa Mahkemesinin 20/12/2018 tarihli ve E.: 2016/181 K.: 2018/111 sayılı Kararı ile)” hükmü bulunmaktayken, 26/11/2022 tarih ve 32025 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 7421 sayılı Vergi Usul Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 3. maddesi ile anılan maddeye “Bu süre içinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar, adli yargıda görülür.” hükmü eklenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 26/11/2022 tarihinde yayımlanan 7124 sayılı Kanun’un 3. maddesi ile uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle kamulaştırmasız hukuki el atma nedeniyle açılacak tazminat davalarının adli yargı mercilerince görüleceği kabul edilerek anılan uyuşmazlıkların idari yargı kolundan çıkarılıp adli yargı kolunun içine dâhil edildiği görülmektedir. 7421 sayılı Kanun’a ait TBMM Komisyon raporunda anılan ek cümlenin getiriliş amacı “Uyuşmazlık Mahkemesi Kararları nedeniyle yargı yolundan kaynaklı uygulama sorunları giderilmesi; İdari Yargı tarafından verilen tazminat kararlarıyla birlikte taşınmazların el atmayı gerçekleştiren idare adına tescil edilememesi nedeniyle uygulamada meydana gelen sorunların çözümlenmesi amaçlanmıştır.” şeklinde belirtilmiştir. Anılan düzenleme ile 2942 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesi uyarınca açılacak olan davalarda açıkça adli yargı yerleri görevli kılınmış olup, ayrıca idari yargı yerlerinde ilk derece, istinaf ve temyiz aşamasında olan davalara devam edilmesi gerektiği yönünde de bir geçici hükme yer verilmemiş, anılan Kanun’un 24. maddesinde, Kanun’un yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği düzenleşmiştir. Yargılama usûlüne ilişkin bir konu olarak görevli yargı koluyla ilgili yapılan kanun değişiklikleri (kanunda açıkça aksine bir hüküm bulunmadıkça) “derhâl uygulama” ilkesi gereğince henüz kesinleşmeyen tüm davalara uygulanır. Mahkemelerin görevlerine ilişkin olarak kanunlarla getirilen kurallar, kamu düzeninden olduğundan, 26/11/2022 tarih ve 32025 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 7421 sayılı Kanun’la getirilen göreve ilişkin hükmün görülmekte olan bu davada da uygulanması gerekmektedir. Buna göre, 7421 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik sonrasında uyuşmazlık konusu edilen davalarda açıkça adli yargı yerlerinin görevli görülmesi, mevcut idari yargı yerlerinde görülen davalara ilişkin herhangi bir istisna hükmüne yer verilmemesi, görevin kamu düzeninden olması ve davanın her aşamasında gözetilmesi gerektiği hususları birlikte dikkate alındığında taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin olan bu davanın da adli yargı yerlerinin görev alanına girdiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu durumda, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargı mercileri görevli olduğundan davanın esasa girilmeksizin görev yönünden reddi gerekmekte olup, belirtilen hususlar doğrultusunda yeniden karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin … İdare Mahkemesinin temyize konu … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının BOZULMASINA, 2.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 3.Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davalı idareye iadesine, 4.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/05/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir