📜 Danıştay Karar Künyesi
12. Daire – 2021/3644 – 2023/562 – 14.02.2023
🔎 Karar Özeti
Danıştay, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu tarafından yayımlanan 23/06/2014 tarihli Genel Yazı’nın, röntgen ve laboratuvar teknisyenlerinin nöbet ücretleri ile ilgili düzenlemesinin hukuka uygun olduğuna karar verirken, fazla ve yersiz ödemelerin geri alınmasına yönelik maddede hukuka aykırılık bulunmadığına hükmetmiştir.
Karar İçeriği
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/3644
Karar No : 2023/562
DAVACI : … Sendikası
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Av. …
DAVANIN KONUSU : Davacı Sendika tarafından, Türkiye Kamu Hastaneleri
Kurumunun 23/06/2014 tarih ve 869 sayılı “Nöbet Ücretleri” konulu Genel Yazısı’nın “Özellik Arz Eden Birimlere Hizmet Verenlerin Nöbet Ücretİ” başlıklı 2. maddesinde yer alan “Ancak, bu hüküm sadece ek ödemeye ilişkin olup nöbet ücreti ödemesi ile ilişkilendirilememektedir. Dolayısıyla ek ödeme için konulmuş bir kuralın benzerlik iddiasıyla kıyas yoluna gidilerek nöbet için de uygulanmasına imkan bulunmamaktadır. Yapılan açıklamalar doğrultusunda, röntgen ve laboratuvar teknisyenlerinin mesai saatleri dışında yoğun bakım, acil servis, diyaliz ve ameliyathane birimlerine hizmet vermeleri halinde bu birimler için öngörülen katsayılardan yararlandırılması mümkün bulunmamaktadır.” ibaresi ve devamındaki “..acil servis bünyesinde ve sadece bu birime münhasır…” ibareleri ile 3. maddesinin “Fazla ve Yersiz Ödemelerin Geri Alınması” başlıklı (b) bendinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Davacı sendika tarafından, röntgen ve laboratuvar
personelinin özellik arz eden riskli birimlere verdikleri kısmi süreli hizmetler için, riskli birim katsayısından yararlanması gerektiği, Sağlık Bakanlığı Yönetmeliği ve Kamu Hastaneleri Yönetmeliği’nde bu durumu engelleyici bir kuralın bulunmadığı, her ne kadar toplu sözleşmede nöbet ücretlerinin artırımlı ödeneceği birimler sayma yoluyla belirlenmiş olsa da, sayılan bu birimlere kısmi süreli olarak hizmet verenlerin, verdikleri hizmet süreleri oranında nöbet ücretlerinin de % 50 artırımlı ödenmesi gerektiği, Genel Yazı’nın fazla ve yersiz ödemelerin geri alınması yönündeki dava konusu bölümünde de hataen yapıldığı ileri sürülen ödemelerin, ödendiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde geri alınması mümkün iken, bu süre geçirildikten sonra geri istenmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı, bu nedenle, yapılan ödemelerin toplu olarak tüm çalışanlardan geri istenmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
DAVALININ SAVUNMASI : 23/06/2014 tarih ve 869 sayılı “Nöbet Ücretleri”
konulu Genel Yazı’nın; “Özellik Arz Eden Birimlere Hizmet Verenlerin Nöbet Ücreti” başlıklı 2. maddesinde yer alan ibareler ile ilgili olarak; röntgen ve laboratuvar birimlerinin riskli birimler arasında sayılmadığı, 2014-2015 Yıllarını Kapsayan 2. Dönem Toplu Sözleşme’de röntgen ve laboratuvar birimlerinde çalışan personele, mesai saatleri dışında acil servise hizmet verilen süreler için ek ödemenin özellik arz eden birimlerin katsayısından ödeneceğine ilişkin düzenleme yapılmış iken nöbet ücretleri için böyle bir düzenleme yapılmadığı, röntgen ve laboratuvar birimlerinde görev yapan personelin mesai saatleri dışında özellik arz eden birimlere hizmet verdikleri sırada olağan işlerini yaptığı, mesai saati içinde verilen hizmet yönünden aynı birimler özellikli birim sayılmaz iken mesai sonrası verilen hizmet sebebiyle özellikli birim sayılması mümkün bulunmadığından, dava konusu Genel Yazı’da hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı, 3. maddesinin “Fazla ve Yersiz Ödemelerin Geri Alınması” başlıklı (b) bendinin iptali istemi ile ilgili olarak; personele fazla ve yersiz ödenen nöbet ücretleri sebebiyle oluşan zararın 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na göre tahsil edilmesini bildiren dava konusu düzenlemenin icrai niteliği olmadığı ve rızaen ödemeye davet şeklinde hazırlayıcı bir işlem olduğundan bahisle dava konusu düzenlemede hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması durumunda ısrar olanağı tanınmadığından, bozma kararına uyularak bozma kararında yer verilen gerekçe doğrultusunda, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumunun 23/06/2014 tarih ve 869 sayılı “Nöbet Ücretleri” konulu Genel Yazısının “Özellik Arz Eden Birimlere Hizmet Verenlerin Nöbet Ücret” başlıklı 2. maddesinde yer alan “Ancak bu hüküm sadece ek ödemeye ilişkin olup nöbet ücreti ödemesi ile ilişkilendirilememektedir. Dolayısıyla ek ödeme için konulmuş bir kuralın benzerlik iddiasıyla kıyas yoluna gidilerek nöbet için de uygulanmasına imkan bulunmamaktadır. Yapılan açıklamalar doğrultusunda, röntgen ve labaratuar teknisyenlerinin mesai saatleri dışında yoğun bakım, acil servis, diyaliz ve ameliyathane birimlerine hizmet vermeleri halinde bu birimler için öngörülen katsayılardan yararlandırılması mümkün bulunmamaktadır.” ibaresi ve devamındaki “..acil servis bünyesinde ve sadece bu birime münhasır…” ibareleri ile 3. maddesinin “Fazla ve Yersiz Ödemelerin Geri Alınması” başlıklı (b) bendinin iptali istemiyle açılan davada, dava konusu düzenlemelerin iptali yolunda Danıştay Onikinci Dairesinin 18/04/2019 tarih ve E:2018/3937, K:2019/2961 sayılı kararı, temyiz incelemesi sonucunda, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 08/10/2020 tarih ve E:2019/2897, K:2020/1771 sayılı kararıyla dava konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 38. maddesinde, İdari Dava Daireleri Kurulunun, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararları temyizen inceleyeceği, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesinin birinci fıkrasında, Danıştay Dava Dairelerinin nihai kararlarının Danıştay’da temyiz edilebileceği, 49. maddesinin dördüncü fıkrasında ise Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50’nci madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı öngörülmüştür. 2577 sayılı Yasanın 49. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan düzenleme ile Danıştay Dava Dairelerine, ilk derecede bakılan davalarla ilgili bozma kararlarına karşı eski kararlarında ısrar edebilme yetkisi tanınmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Dairemizin dava konusu düzenlemelerin iptaline ilişkin 18/04/2019 tarih ve E:2018/3937, K:2019/2961 sayılı kararının, davalı idarece temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 08/10/2020 tarih ve E:2019/2897, K:2020/1771 sayılı kararı ile bozulması üzerine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca bozma kararına uyularak, gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
14/08/2013 tarih ve 28735 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2014 ve 2015 Yıllarını Kapsayan 2. Dönem Toplu Sözleşme’nin Üçüncü Kısmının, “Sağlık ve Sosyal Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme” başlıklı Üçüncü Bölümünün 7. maddesinde, “657 sayılı Kanunun Ek 33 üncü maddesi uyarınca ödenen nöbet ücretleri dini bayram günleri için %20 artırımlı ödenir. Ayrıca yoğun bakım, diyaliz, ameliyathane, acil servis ve 112 acil sağlık hizmetlerinde tutulan nöbetler için ödenen nöbet ücretleri de %50 artırımlı ödenir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
18/01/2014 tarih ve 28886 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6514 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Ek 33. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinden sonra gelmek üzere “Bu ücret yoğun bakım, acil servis ve 112 acil sağlık hizmetlerinde tutulan söz konusu nöbetler için yüzde elli oranında artırımlı ödenir.” kuralı düzenlenmiştir.
Bu düzenlemelerin uygulanmasına yönelik tereddütlerin giderilmesi ve uygulama birliğinin sağlanması amacıyla düzenlenen davalı idarenin 23/06/2014 tarih ve 869 sayılı Genel Yazısı, ülke genelindeki tüm kamu hastaneleri birliği genel sekreterliklerine gönderilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Ek 33. maddesinde, “Yataklı tedavi kurumları, seyyar hastaneler, ağız ve diş sağlığı merkezleri, aile sağlığı merkezleri, toplum sağlığı merkezleri ve 112 acil sağlık hizmetlerinde haftalık çalışma süresi dışında normal, acil veya branş nöbeti tutarak, bu nöbet karşılığında kurumunca izin kullanmasına müsaade edilmeyen memurlar ile sözleşmeli personele, izin suretiyle karşılanamayan her bir nöbet saati için (nöbet süresi kesintisiz 6 saatten az olmamak üzere), aşağıda gösterilen gösterge rakamlarının aylık katsayısı ile çarpılması sonucu hesaplanacak tutarda nöbet ücreti ödenir. Bu ücret yoğun bakım, acil servis ve 112 acil sağlık hizmetlerinde tutulan söz konusu nöbetler için yüzde elli oranında artırımlı ödenir. Ancak ayda aile sağlığı ve toplum sağlığı merkezlerinde 60 saatten, diğer yerlerde ve hiçbir şekilde 130 saatten fazlası için ödeme yapılmaz.” kuralına yer verilmiştir.
14/08/2013 tarih ve 28735 Resmi Gazete’de yayımlanan “Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2014-2015 Yıllarını Kapsayan 2. Dönem Toplu Sözleşme”nin “Sağlık ve Sosyal Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme” başlığı altındaki Üçüncü Bölümü’nün “Nöbet ücreti” alt başlıklı 7. maddesinde de, “657 sayılı Kanunun ek 33. maddesi uyarınca ödenen nöbet ücretleri dini bayram günleri için %20 artırımlı ödenir. Ayrıca yoğun bakım, diyaliz, ameliyathane, acil servis ve 112 acil sağlık hizmetlerinde tutulan nöbetler için ödenen nöbet ücretleri de %50 artırımlı ödenir.” şeklinde benzer bir düzenleme yer almıştır.
Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumunun “Nöbet Ücretleri” konulu 23/06/2014 tarih ve 869 sayılı Genel Yazısı’nda; 18/01/2014 tarih ve 28886 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6514 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Ek 33. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinden sonra gelmek üzere ‘Bu ücret yoğun bakım, acil servis ve 112 acil sağlık hizmetlerinde tutulan söz konusu nöbetler için yüzde elli oranında artırımlı ödenir.’ kuralının eklendiği, 14/08/2013 tarih ve 28735 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2014 ve 2015 Yıllarını Kapsayan 2. Dönem Toplu Sözleşme’nin Üçüncü Kısmının, ‘Sağlık ve Sosyal Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme’ başlıklı Üçüncü Bölümünün 7. maddesinde,’657 sayılı Kanunun ek 33 üncü maddesi uyarınca ödenen nöbet ücretleri dini bayram günleri için %20 artırımlı ödenir. Ayrıca yoğun bakım, diyaliz, ameliyathane, acil servis ve 112 acil sağlık hizmetlerinde tutulan nöbetler için ödenen nöbet ücretleri de %50 artırımlı ödenir.’ düzenlemesine yer verildiği belirtilerek, bu kuralların uygulanmasına ilişkin tereddütlerin giderilmesi ve birliğin sağlanması amacına yönelik açıklamalara yer verilmiş;
Anılan Genel Yazı’nın “Özellik Arz Eden Birimlere Hizmet Verenlerin Nöbet Ücreti” başlıklı 2. maddesinde, 2014 ve 2015 Yıllarını Kapsayan 2. Dönem Toplu Sözleşme’de ve 657 sayılı Kanun’un Ek 33. maddesinde veya başka düzenlemelerde, özellik arz eden birimlere hizmet veren röntgen ve laboratuvarda çalışan personele farklı bir nöbet ücreti katsayısı ödeneceğine ilişkin düzenleme bulunmadığı, 657 sayılı Kanun’da ve ilgili Toplu Sözleşme’de, nöbet ücretlerinin %50 artırımlı ödeneceği birimlerin sayma yoluyla belirlendiği, Toplu Sözleşme’nin 12. maddesinin ise ek ödemeye ilişkin olduğu ve nöbet ücretini kapsamadığı, ek ödeme için getirilen bu düzenlemenin kıyas yoluyla nöbet ücreti için de uygulanmasına imkan bulunmadığı, röntgen ve laboratuvar teknisyenlerinin mesai saatleri dışında yoğun bakım, acil servis, diyaliz ve ameliyathane birimlerine hizmet vermeleri halinde bu birimler için öngörülen katsayılardan yararlandırılamayacağı, ancak laboratuvar veya röntgen ünitesi acil servis bünyesinde ve sadece bu birime münhasır hizmet veriyorsa %50 artırımlı katsayıdan yararlandırılacağı belirtilmiştir.
23/06/2014 tarih ve 869 sayılı “Nöbet Ücretleri” konulu Genel Yazı’nın iptali istenilen “Geriye Dönük Yapılacak İşlemler” başlıklı 3. maddesinin “Fazla ve Yersiz Ödemelerin Geri Alınması” başlıklı (b) bendinde ise, mevzuata aykırı olarak personele yapılan fazla ve yersiz ödemenin tespiti halinde Kamu Zararlarının Tahsiline ilişkin Usul ve Esaslar Yönetmeliği’ne göre ilgiliden rızaen tahsil edilmesi, rızaen tahsilat yapılmaması halinde bu meblağın mahsuben tahsili yoluna gidilmeyeceği, genel hükümler çerçevesinde adli yargı yolunda takip edileceğinin tebligatta belirtilmesi gerektiği düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin, idarenin mevzuata aykırı olarak personele yersiz ve fazla yaptığı ödemelerin, 5018 sayılı Kanun’un 71. maddesi uyarınca çıkarılan Yönetmelik kuralları uygulanmak suretiyle ilgiliden tahsiline ilişkin olduğu görülmektedir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 1. maddesinde, Kanun’un amacının; kalkınma planları ve programlarda yer alan politika ve hedefler doğrultusunda kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde elde edilmesi ve kullanılmasını, hesap verebilirliği ve mali saydamlığı sağlamak üzere kamu mali yönetiminin yapısını ve işleyişini, kamu bütçelerinin hazırlanmasını, uygulanmasını, tüm mali işlemlerin muhasebeleştirilmesini, raporlanmasını ve mali kontrolü düzenlemek olduğu belirtilmiş;anılan Kanun’un “Kamu zararı” başlıklı 71. maddesinde, “Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem, eylem veya ihmal sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.
Kamu zararının belirlenmesinde;
a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,
b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,
c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,
d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,
e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
f) (Mülga: 22/12/2005-5436/10 md.)
g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması, esas alınır.
Kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararı, zararın oluştuğu tarihten itibaren ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faiziyle birlikte ilgililerden tahsil edilir.
Alınmamış para, mal ve değerleri alınmış; sağlanmamış hizmetleri sağlanmış; yapılmamış inşaat, onarım ve üretimi yapılmış veya bitmiş gibi gösteren gerçek dışı belge düzenlemek suretiyle kamu kaynağında bir artışa engel veya bir eksilmeye neden olanlar ile bu gibi kanıtlayıcı belgeleri bilerek düzenlemiş, imzalamış veya onaylamış bulunanlar hakkında Türk Ceza Kanunu veya diğer kanunların bu fiillere ilişkin hükümleri uygulanır. Ayrıca, bu fiilleri işleyenlere her türlü aylık, ödenek, zam, tazminat dahil yapılan bir aylık net ödemelerin iki katı tutarına kadar para cezası verilir.
Kamu zararının, bu zarara neden olan kamu görevlisinden veya diğer gerçek ve tüzel kişilerden tahsiline ilişkin usûl ve esaslar, Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” kuralına yer verilmiştir.
Anılan Kanun hükmüne dayanılarak yürürlüğe konulan Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinin birinci fıkrasında, kamu zararlarının 6. maddede belirtilen hususlar göz önünde bulundurulmak suretiyle a) Kontrol, denetim veya inceleme, b) Sayıştayca kesin hükme bağlama, c) Adlî, idarî veya askerî yargılama sonucunda tespit edileceği; dördüncü fıkrasında yargı kararları ve Sayıştay ilâmlarıyla tespit edilen kamu zararı alacakları ile değerlendirme sonucunda takip ve tahsiline karar verilen alacakların, merkezde strateji geliştirme birimlerince, taşrada ise takibe yetkili idare birimince takip edileceği; aynı Yönetmeliğin 12. maddesinde de kamu zararından doğan alacakların, sorumlulardan ve/veya ilgililerden, zararın oluştuğu tarihten itibaren ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faiziyle birlikte tahsil edileceği, tespit edilen kamu zararlarının a) Rızaen ve sulh yolu ile ödenmek, b) 22/4/1926 tarih ve 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümlerine göre takas yapılmak, c) 2004 sayılı Kanun hükümleri uygulanmak suretiyle tahsil edileceği düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumunun 23/06/2014 tarih ve 869 sayılı “Nöbet Ücretleri” konulu Genel Yazısının; “Özellik Arz Eden Birimlere Hizmet Verenlerin Nöbet Ücreti” başlıklı 2. maddesinde yer alan dava konusu ibareler yönünden incelendiğinde;
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Ek 33. maddesinde işin niteliği ve hizmetin özelliği dikkate alınarak sayma yolu ile belirlenen birimlerde çalışan personele, diğer birimlerdeki personele ödenen nöbet ücretinin %50 oranında artırılmış olarak ödeneceği kurala bağlanmış olup; anılan maddede sayılan birimlerde personelin iş yoğunluğunun daha fazla olduğu, sayılan birimlerin ek çaba ve performans gerektiren birimler olduğu gözetilerek, tutulan nöbetler sırasında da bu birimlerde görev yapan personele daha fazla sorumluluk yüklendiği dikkate alınarak nöbet ücretinin oranı daha yüksek belirlenmiştir.
Söz konusu düzenleme hizmet bazında değil birim bazında yapıldığından, personelin bu birimler için öngörülen katsayıdan faydalanabilmesi için görev yapılan kurumda bu birimin bulunması ve hizmetin fiilen bu birimde verilmiş olması gerekmektedir.
Bu nedenle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Ek 33. maddesi ve yukarıda anılan Toplu Sözleşme hükümlerinde tahdidi olarak sayılan diyaliz, ameliyathane, yoğun bakım, acil servis ve 112 acil sağlık hizmetleri birimlerinde çalışan personelin görevinin sürekli özen ve dikkat gerektirmesi, öte yandan bu birimlerde görevli personelin daha fazla sorumluluk üstlenmesi gibi hususlar dikkate alındığında, %50 artırımlı nöbet ücretinden yararlanma koşulunun hizmet değil birim bazında değerlendirilmesi gerektiği ve bahsi geçen birimlerde görev yapmayan personele nöbet ücretinin %50 artırımlı ödenmesine hukuken imkan bulunmadığı görülmektedir.
Bu durumda, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumunun 23/06/2014 tarih ve 869 sayılı “Nöbet Ücretleri” konulu Genel Yazısı’nın “Özellik Arz Eden Birimlere Hizmet Verenlerin Nöbet Ücreti” başlıklı 2. maddesinde yer alan “Ancak bu hüküm sadece ek ödemeye ilişkin olup nöbet ücreti ödemesi ile ilişkilendirilememektedir. Dolayısıyla ek ödeme için konulmuş bir kuralın benzerlik iddiasıyla kıyas yoluna gidilerek nöbet için de uygulanmasına imkan bulunmamaktadır. Yapılan açıklamalar doğrultusunda, röntgen ve labaratuar teknisyenlerinin mesai saatleri dışında yoğun bakım, acil servis, diyaliz ve ameliyathane birimlerine hizmet vermeleri halinde bu birimler için öngörülen katsayılardan yararlandırılması mümkün bulunmamaktadır.” ibaresi ve devamındaki “..acil servis bünyesinde ve sadece bu birime münhasır…” ibarelerinde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Dava, 23/06/2014 tarih ve 869 sayılı “Nöbet Ücretleri” konulu Genel Yazı’nın 3. maddesinin “Fazla ve Yersiz Ödemelerin Geri Alınması” başlıklı (b) bendi yönünden incelendiğinde;
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71. maddesinde, mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması halinin de kamu zararı kapsamında olduğu açıkça belirtildiğinden, bir kamu görevlisine mevzuata göre yapılmaması gereken bir ödemenin yapılmış olduğunun anlaşılması halinde de, ilgili idare tarafından söz konusu meblağın ilgilinin maaşından cebren kesinti yapılmak suretiyle istirdat edilemeyeceği, fazladan ve yersiz ödendiği iddia edilerek davacı adına borç çıkarılan tutarların rızaen geri ödenmemesi durumunda Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik uyarınca işlem tesis edilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu Genel Yazı’nın 3. maddesinin, personele yapılan fazla ve yersiz ödemenin Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğe göre tahsil edileceğine ilişkin “Fazla ve Yersiz Ödemelerin Geri Alınması” başlıklı (b) bendinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumunun 23/06/2014 tarih ve 869 sayılı ve “Nöbet Ücretleri” konulu Genel Yazısı’nın “Özellik Arz Eden Birimlere Hizmet Verenlerin Nöbet Ücreti” başlıklı 2. maddesinde yer alan “Ancak bu hüküm sadece ek ödemeye ilişkin olup nöbet ücreti ödemesi ile ilişkilendirilememektedir. Dolayısıyla ek ödeme için konulmuş bir kuralın benzerlik iddiasıyla kıyas yoluna gidilerek nöbet için de uygulanmasına imkan bulunmamaktadır. Yapılan açıklamalar doğrultusunda, röntgen ve laboratuvar teknisyenlerinin mesai saatleri dışında yoğun bakım, acil servis, diyaliz ve ameliyathane birimlerine hizmet vermeleri halinde bu birimler için öngörülen katsayılardan yararlandırılması mümkün bulunmamaktadır.” ibaresi ile devamındaki “…acil servis bünyesinde ve sadece bu birime münhasır…” ibaresi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. Aynı Genel Yazı’nın 3. maddesinin “Fazla ve Yersiz Ödemelerin Geri Alınması” başlıklı (b) bendi yönünden DAVANIN REDDİNE,
3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen …-TL vekâlet ücreti ile …-TL temyiz yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5. Posta gideri avanslarından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 14/02/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.