Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Davasında Faiz Başlangıç Tarihi Hakkında Yargıtay Kararı

📜 Yargıtay Karar Künyesi

4. Hukuk Dairesi – 2021/21561 – 2023/5744 – 27.04.2023


🔎 Karar Özeti

Yargıtay, trafik kazası sonucu destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunan davalılar lehine ilk kararın bozulmasının ardından yapılan yargılama sonuçlandırılarak, tazminata faiz başlangıç tarihi olarak 25.11.2015 tarihine karar vermiştir.


Karar İçeriği

4. Hukuk Dairesi         2021/21561 E.  ,  2023/5744 K.


    İçtihat Metni

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2020/489 E., 2021/299 K.HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulüTaraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; 30.06.2015 tarihinde, davalının trafik sigortacısı olduğu aracın, davacıların oğlunun yolcu olarak bulunduğu motosiklete çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazası sonucu yolcunun vefat ettiğini belirterek belirsiz alacak davası olarak her bir davacı için 500,00’er TL destekten yoksun kalma tazminatınin davalıdan tahsilini istemiş, 25.12.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini davacı anne Sibel için 77.441,23 TL’ye, baba Hüseyin için 66.338,63 TL’ye artırmış, tazminatlara kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEMENİN İLK KARARIMahkemenin 14.05.2018 tarih ve 2015/929 – 2018/438 sayılı kararı ile; 143.839,86 TL’nin dava dilekçesinin tebliğinden 1 hafta sonrasından (25.11.2015) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. Gerekçe ve Sonuç Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi’nin 17. Hukuk Dairesi’nin 04.02.2019 tarih ve 2018/1562 – 2019/187 sayılı kararıyla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 23.06.2020 tarih ve 2019/1745- 2020/3824 sayılı kararı ile; desteğin gelirinin net bir şekilde tespiti gerektiği, desteğin müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının tartışılması, müterafik kusuru var ise tazminattan %20 oranında indirim yapılması gereğine değinilerek hükmün davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Kararİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulü ile 127.559,61 TL alacağın ıslah tarihi olan 25.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde; hesap raporunda desteğin işe başlama süresinin hatalı yapıldığını, tazminmattan indirimlerin yapılmaması gerektiğini, kök rapora davalının itiraz etmediğini, müterafik kusuru indirimi yapılmaması gerektiğini, ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmemesi gerektiğini belirterek kararının bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili; usule uygun başvurusu bulunmadığı için davanın usulden reddi gerektiğini, sözlü yargılama aşamasının da usule uygun yapılmadığını, usule müktesep haklara dikkat edilmeden rapor alındığını, gelirin hatalı tespit edildiğini, yetiştirme gideri indirimi yapılmadığını, payların hatalı hesaplandığını belirterek kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeDosya içeriğine, bozmanın mahiyetine ve kapsamına göre uyuşmazlık; davalı … şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu sigortalı araçta bulunan yolcunun vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49 uncu ve devamı maddeleri.3. Değerlendirme1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı; bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazları ile davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Mahkemece verilen ilk kararda faiz başlangıç tarihi olarak 25.11.2015 tarihi esas alınmış olup, bozma ilamında bu hususta bozma yapılmadığı görülmektedir. Bu durumda mahkemece bozma sonrası verilen kararda kesinleşen hususlar dikkate alınarak hükmedilen tazminata 25.11.2015 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken ıslah tarihi olan 25.12.2017 tarihininden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazları ile davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının l.bendindeki “25.12.2017” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine ” 25.11.2015″ ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılara iadesine,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,27.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Paylaş:

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir