Tapu İptali ve Tazminat Talepleri Üzerine Yargıtay Kararı
📜 Yargıtay Karar Künyesi
7. Hukuk Dairesi – 2022/6420 – 2023/978 – 20.02.2023
🔎 Karar Özeti
Yargıtay, tapu iptali ve tescil ile tazminat taleplerinin reddedildiği ilk derece mahkemesi kararını onaylayarak, müvekkilinin muvazaalı satış iddiasını kabul etmemiştir.
Karar İçeriği
7. Hukuk Dairesi 2022/6420 E. , 2023/978 K.İçtihat Metni
İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen dava açısından tapu iptali ve tescil talebi ile tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 02.12.1996 tarihli “Tarla Satış Senedi” başlıklı adi yazılı belgeye göre parasını peşin vermek suretiyle 83 parseldeki 8 dönüm hisseyi satın aldığını ve zilyetliğin müvekkiline teslim edildiğini, 83 parselin ifraz görerek iki ayrı parsel hâline geldiğini, davalı halası Hüsne’nin 16.07.2012 tarihli resmî senet ile dava konusu parsellerdeki hisselerini diğer davalı …’e devrettiğini ancak, bu satış işleminin muvazaalı olduğunu, bu nedenle öncelikle davalı … üzerinde kayıtlı hissenin iptali ile adına tescilini, kabul edilmez ise şimdilik 30.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAP Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davacının muvazaa iddiasının üçüncü kişi konumundaki müvekkilini bağlamayacağını, davacının dava konusu taşınmazda başka hissesinin de olduğunu, bu nedenle hangisine tekabül eden yeri kullandığının belli olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.05.2015 tarih ve 2012/287 Esas, 2015/325 Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazların 17.06.1960 tarihinde tapulu hâle geldiği, 02.12.1996 tarihli harici senetle tapuda resmî işlem yapılmadan davalıya devredildiği, dava konusu senette yer alan parmak izinin Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Başkanlığınca yapılan incelemeye göre Hüsne’ye ait olup olmadığının tespit edilemediği, davalı …’in kötü niyetli olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Birinci Bozma Kararı1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 24.09.2018 tarih ve 2016/2026 Esas, 2018/5861 Karar sayılı ilâmında; davaya dayanak teşkil eden adi senetteki parmak izinin Hüsne’ye ait olup olmadığının saptanamadığı ve davalı … tarafından resmî senet ile dava konusu taşınmazlarda bulunan hissesinin kötü niyetli olduğu ispatlanmayan diğer davalı …’e satıldığı; tapu iptali ve tescil talebi yönünden davanın reddinin doğru olduğu ancak, davalı tarafça ikinci kademede tazminat isteminde bulunulmuş olduğu ayrıca sözleşmede satımı yapılan miktarın önce 10 dönüm daha sonra üstü çizilerek 8 dönüm olarak değiştirildiği de gözetildiğinde; 02.12.1996 tarihli adi senet üzerinde imzası bulunan senet tanıklarının bu hususlarda dinlenerek; adi senette satımı yapılan tarlanın miktarı ve bedelin ödenip ödenmediği hususları net olarak saptanıp, sonucuna göre rayiç değer üzerinden tazminat talebinin kabulüne veya reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece, 06.01.2020 tarihli duruşmada tazminat talebi yönünden dosya tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmiş ve davacının tapu iptali ve tescil isteği bakımından davanın reddine karar verilmiştir.C. İkinci Bozma Kararı1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi 19.11.2020 tarih ve 2020/1618 Esas, 2020/7497 Karar sayılı ilâmında; davacı vekili, tapu iptali ve tescil talepleri kabul edilmediği takdirde tazminat isteklerini içeren tek bir dava açmıştır. Bu nedenle terditli taleplerin aynı davada birlikte görülmesi ve ilk talep kabul edilmediği takdirde terditli talebin incelenmesi gerekirken tazminat talebi yönünden tefrik kararı verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.D. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece daha önce tefrik edilen Kadirli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/73 Esas sayılı dosyası tekrar eldeki dava ile birleştirilerek asıl ve birleştirilen dava açısından tapu iptali ve tescil talebi ile tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; senet üzerindeki tanıkların Mahkemece dinlenmesinin tamamlanmadığını, yazılı belgeye itibar edilmesi gerektiğini, keşifte dinlenen tanıkların beyanlarının da yazılı belgenin içeriğini doğruladığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, aleyhe vekâlet ücreti takdirinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, harici satış senedine dayalı dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 706 ncı maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 213 üncü maddesi, 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26 ncı maddesi, 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 60 ve 89 uncu maddeleri.3. Değerlendirme Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
