Tahkimde Görevli ve Yetkili Mahkeme HMK 410 Kapsamında Açıklama
Tahkim, tarafların uyuşmazlıklarını devlet mahkemeleri yerine özel hakemler aracılığıyla çözmesini sağlayan alternatif bir yargı yoludur. Türkiye’de tahkim yargılamasında görevli ve yetkili mahkemenin belirlenmesi, uygulamada sıkça karşılaşılan hukuki sorunlardan biridir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 410. maddesi, tahkim yargılamasında mahkeme tarafından yapılacak işlemlerde görevli ve yetkili mahkemeyi düzenler. Bu düzenleme, özellikle hakem kararının iptali davalarında hangi mahkemenin yetkili olacağı konusunda farklı yorumlara yol açmıştır. Uygulamada, tahkim yeri asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemesi görevli ve yetkili kabul edilmekle birlikte, kanun değişiklikleri ve Yargıtay kararları ile bu konuda netlik sağlanmaya çalışılmıştır. HMK 410. madde ve emsal Yargıtay kararları ışığında tahkimde görevli ve yetkili mahkemenin nasıl belirlendiğini anlamak, tahkim yolunu tercih eden taraflar için büyük önem taşır. Bu yazıda, tahkimde görevli ve yetkili mahkemenin belirlenmesinde dikkate alınan kriterler, güncel yargı uygulamaları ve pratik örneklerle konunun detayları açıklanacaktır.
Tahkimde Görevli Mahkemenin Belirlenmesi
HMK 410. maddeye göre, tahkim yargılamasında mahkeme tarafından yapılacak işlemler için görevli mahkeme, tahkim yeri asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemesidir. Tahkim yeri belirlenmemişse, görevli mahkeme yine konusuna göre asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemesi olarak kabul edilir. Yetkili mahkeme ise davalının Türkiye’deki yerleşim yeri, oturduğu yer veya işyeri mahkemesidir. Bu düzenleme, tahkim yargılamasında hız ve uzmanlık sağlamak amacıyla yapılmıştır. Kanun değişiklikleri öncesinde, bölge adliye mahkemelerinin görevli olacağı yönünde görüşler bulunsa da, 6545 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikle asliye ticaret mahkemeleri görevli hale gelmiştir. Bu noktada, hakem kararlarının iptali davalarında da asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğu kabul edilmektedir. Örneğin, iki şirket arasında ticari bir sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıkta hakem kararı verilmişse, bu kararın iptali için dava açmak isteyen taraf, tahkim yerindeki asliye ticaret mahkemesine başvurmalıdır. Böylece hem uzmanlık hem de süratli yargılama sağlanır.
Yargıtay Kararları ve Uygulamadaki Yorumlar
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin 2017/1666 Esas, 2017/2907 Karar ve 2017/745 Esas, 2017/2355 Karar sayılı kararlarında, tahkimde görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda önemli açıklamalar yapılmıştır. Bu kararlarda, hakem kararının iptali davalarında görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu vurgulanmıştır. Yargıtay, 6545 sayılı Kanun değişikliğinden sonra, tahkimle ilgili işlemlerde bölge adliye mahkemelerinin görevli olmadığına ve asliye ticaret mahkemelerinin görevli hale geldiğine dikkat çekmiştir. Ayrıca, hakem kararının iptali davalarında ilk derece mahkemesinden verilen kararlara karşı istinaf yolu kapalı olup, doğrudan temyiz yoluna başvurulabileceği belirtilmiştir. Uygulamada, bir belediye ile şirket arasında yapılan sözleşmeden doğan uyuşmazlıkta hakem kararı verilmiş ve bu kararın iptali için asliye ticaret mahkemesinde dava açılmıştır. Mahkeme yanlışlıkla görevsizlik kararı verip dosyayı bölge adliye mahkemesine göndermiş; Yargıtay bu kararı bozarak görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu açıkça ortaya koymuştur. Bu örnek, yargı uygulamasında görevli mahkemenin doğru belirlenmesinin önemini gösterir.
Tahkimde Yetkili Mahkemenin Tespiti ve Pratik Yaklaşım
Tahkim yeri belirlenmişse, asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemesi yetkilidir. Tahkim yeri belirlenmemişse, davalının Türkiye’deki yerleşim yeri, oturduğu yer veya işyeri mahkemesi yetkili olur. Bu yetki kuralı, tarafların adil ve hızlı bir yargılamadan yararlanmasını sağlar. Hakem kararlarının iptali, hakemlerin seçimi veya reddi gibi işlemler, tahkim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde yapılır. Yargıtay kararlarında da bu yetki kuralı teyit edilmiştir. Pratikte, örneğin iki farklı şehirde faaliyet gösteren şirketler arasında tahkim şartı içeren bir sözleşme yapılmışsa ve tahkim yeri belirtilmemişse, davalının işyeri mahkemesi yetkili olur. Böylece, davacı tarafın hangi mahkemeye başvuracağı konusunda tereddüt yaşanmaz. Yetki kuralının açık ve uygulanabilir olması, tahkim yargılamasında tarafların haklarının korunmasına katkı sağlar.
Sonuç: Tahkimde görevli ve yetkili mahkemenin doğru belirlenmesi, yargılamanın süratli ve etkin şekilde yürütülmesi için gereklidir. HMK 410. madde ve Yargıtay kararları uyarınca, hakem kararının iptali ve benzeri işlemlerde asliye ticaret mahkemesi görevli ve yetkilidir. Bölge adliye mahkemelerinin bu davalarda görevli olmadığı, doğrudan temyiz yoluna başvurulabileceği açıkça ortaya konmuştur. Uygulamada, yetki ve görev kurallarının dikkatle uygulanması, tahkim yargılamasının avantajlarından tam anlamıyla yararlanılmasını sağlar.