HMK Madde 7: Birden Fazla Davalıda Mahkeme Yetkisi ve Uygulama

Davalıların birden fazla olduğu davalarda hangi mahkemenin yetkili olduğu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 7. maddesiyle düzenlenmiştir. Bu madde, davanın hangi mahkemede açılabileceği konusunda hem davacılara hem de davalılara yol gösterir. Özellikle taraflar arasında yetki konusunda çıkan anlaşmazlıklar, dava sürecini doğrudan etkiler. HMK m.7, davalılardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde dava açılmasına izin verirken, bazı özel durumlarda ortak yetkili mahkemeyi zorunlu kılar. Bu düzenleme, davaların adil ve hızlı şekilde görülmesini sağlamak için önemlidir. Yargıtay kararları ise bu maddenin uygulamasına dair yol gösterici örnekler sunar. Günlük hayatta birden fazla kişiye karşı dava açmak isteyenler veya birden çok davalı olarak bir davada yer alanlar için bu kurallar, hangi mahkemeye başvurulacağı ve yetki itirazlarının nasıl ele alınacağı konusunda kritik bilgiler içerir.

Birden Fazla Davalıda Mahkeme Seçimi

HMK’nın 7. maddesi, davalı birden fazla ise davanın bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceğini belirtir. Ancak, eğer kanunda tüm davalılar için ortak yetkili bir mahkeme öngörülmüşse, dava yalnızca bu mahkemede açılabilir. Bu durumda ortak yetkili mahkeme, kesin yetkili mahkeme olarak kabul edilir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 2018/3083 E., 2018/5292 K. sayılı kararında, kurum zararına ilişkin bir tazminat davasında, davalıların bir kısmı süresinde yetki itirazında bulunmadığı için davanın açıldığı mahkemenin yetkili hale geldiği belirtilmiştir. Yani, davalılar yetki itirazını usulüne uygun ve süresinde yapmazsa, açılan mahkeme yetkili olur. Pratik bir örnek olarak, birden fazla ortaklı bir şirkete karşı açılan alacak davasında, ortaklardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde dava açılabilir. Ancak şirketin merkezinin bulunduğu yerde ortak yetkili mahkeme öngörülmüşse, dava yalnızca burada açılmalıdır. Bu durum, davacıya mahkeme seçme hakkı tanırken, kanuni sınırlar da dikkate alınmalıdır.

Yetki İtirazı ve Davanın Ayrılması

Birden fazla davalı olduğunda, davanın yalnızca bir davalının yerleşim yeri dışındaki bir mahkemeye getirilmesi amacıyla açıldığı delillerle anlaşılırsa, ilgili davalının itirazı üzerine mahkeme, onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 2016/16563 E., 2017/8619 K. sayılı kararında, birden fazla borçluya karşı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte, borçlulardan biri yetki itirazında bulunmadığı için, diğer borçluların daha sonra yaptığı yetki itirazı dikkate alınmamıştır. Bu yaklaşım, yetki itirazının süresinde ve usulüne uygun olarak yapılmasının önemini ortaya koyar. Günlük bir örnekle açıklamak gerekirse, iki kardeşe karşı açılan bir miras davasında, davacının ikamet ettiği yerde dava açılırsa ve kardeşlerden biri süresinde yetki itirazı yapmazsa, mahkeme yetkili hale gelir. Ancak davanın yalnızca bir davalıyı kendi mahkemesinden çıkarmak amacıyla açıldığı anlaşılırsa, mahkeme davayı ayırıp yetkisizlik kararı verebilir.

Haksız Fiil ve Seçimlik Yetki

Haksız fiilden doğan davalarda, HMK’nın 16. maddesiyle birlikte 7. maddesi de dikkate alınır. Bu tür davalarda, haksız fiilin işlendiği, zararın meydana geldiği veya zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi’nin 2017/7687 E., 2017/6212 K. sayılı kararında, davacının birden çok yetkili mahkemeden birini seçme hakkı olduğu, bu hakkın kullanılmaması halinde ise seçme hakkının davalılara geçtiği belirtilmiştir. Böylece davacı, haksız fiilden kaynaklanan davalarda kendisi için en uygun mahkemeyi seçebilir. Pratik bir örnek olarak, bir trafik kazasında birden fazla sorumluya karşı açılan tazminat davasında, kazanın meydana geldiği yer mahkemesi, zararın oluştuğu yer mahkemesi veya zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi arasında seçim yapılabilir. Davacı bu seçeneklerden birinde dava açabilir ve mahkeme yetkili olur.

Sonuç: HMK m.7, birden fazla davalının bulunduğu davalarda mahkeme yetkisini düzenleyerek taraflara önemli haklar tanır. Yetki itirazlarının usulüne uygun yapılması, davanın hangi mahkemede görüleceği açısından belirleyicidir. Haksız fiil ve özel yetki hallerinde ise davacıya seçimlik yetki tanınır. Yargıtay kararları, bu kuralların uygulamada nasıl işletileceğine dair önemli örnekler sunar. Sonuç olarak, davalıların birden fazla olduğu davalarda yetki kuralları, adil ve etkin bir yargılama için büyük önem taşır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir