Rücuan Tazminat Davasında Zamanaşımı ve Kusur İddiaları Üzerine Yargıtay Kararı
📜 Yargıtay Karar Künyesi
10. Hukuk Dairesi – 2022/14585 – 2023/7307 – 22.06.2023
🔎 Karar Özeti
Yargıtay, İş Mahkemesi’nde görülen rücuan tazminat davasında, davalıların zamanaşımı ve kusur iddialarını reddederek davanın kabulüne yönelik ilk derece mahkemesi kararını onamıştır.
Karar İçeriği
10. Hukuk Dairesi 2022/14585 E. , 2023/7307 K.İçtihat Metni
MAHKEMESİ :İş MahkemesiSAYISI : 2021/104 E., 2022/462 K.HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulüTaraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili ve davalılar … ve … vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bağcılar SGM de işlem gören davalı …’ya ait iş yeri sigortalılarından 3402200602796 sigorta sicil numaralı işçinin 31.01.2008 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu maluliyetinin oluştuğunu, kurum sigortalısına 27.997,55 TL miktarlı ilk peşin sermayeli gelir bağlandığını ve kurum zararının oluştuğunu, 31.01.2008 tarihinde basında Davutpaşa Patlaması olarak bilinen ve …’a ait yanıcı, patlayıcı, parlayıcı madde üretimi yapılan iş yerinde patlama meydana geldiğini, komşu ve davalı işverene ait iş yerinde çalışan kurum sigortalısının …’a ait iş yerinde meydana gelen patlama sonucu yaralanması biçiminde gerçekleştiğini, 31.01.2008 tarihinde gerçekleşen iş kazası sebebiyle sorumlular hakkında … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/397 esas sayılı dava dosyası ile kamu davası açıldığını ve yargılamanın halen devam ettiğini, davalıların kusurlu olduklarını, …’nun 506 sayılı Kanun’un 10.maddesi uyarınca sorumlu olduğunu, diğer davalıların da iş kazasının meydana gelmesinde gerekli önlem ve tedbirleri almamaktan kaynaklı kusurlarının bulunduğunu belirterek şimdilik kurum zararının 8.699,26 TL miktarlı ilk peşin değerli gelirin gelir bağlama onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAPDavalı … vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde, idare mahkemelerinde açılan davalarda … Büyükşehir Belediyesinin doğrudan denetleme yapmasının söz konusu olmadığından, belde sınırları içerisinde bu görev ve yetkinin ilçe belediye başkanlıklarına ait olduğundan müvekkili belediyenin olayda doğrudan ve kabul edilebilir bir hizmet kusuru bulunmadığı sonucuna varıldığını, oluşan kurum zararından müvekkili belediye başkanlığının sorumlu tutulamayacağını belirterek öncelikle belediye başkanlığı aleyhine açılan davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini, müvekkili belediyenin patlamanın meydana gelmesinde doğrudan veya dolaylı bir kusurunun bulunmadığından esas yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, zaman aşımı definde bulunmuştur. Davalı … vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde, öncelikle zaman aşımı defi sebebiyle davanın reddini talep ettiklerini, kurum sigortalısının ölümüne neden olan iş kazasının meydana gelmesinde dava dışı …’ın kusurlu olduğunu, müvekkili Zeytinburnu Belediye Başkanlığına yüklenebilecek kusur ve sorumluluğun bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur. Dava dilekçesi ve duruşma günü davalı …’ya tebliğ edilmiş, … davaya cevap vermemiştir. Yargılama aşamasında dosyaya vekaletini sunarak … vekili olarak duruşmaya katılan Av. … bilirkişi raporuna karşı beyanlarını içeren 14.11.2014 tarihli dilekçesinde müvekkilinin olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, müvekkili hakkında açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIAçılan davanın kabulüne, bu itibarla; 28.997,55 TL kurum alacağından 8.699,26 TL’sinin 29.04.2009 onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılar …, … ve …’dan müştereken ve müteselsilen alınıp davacı kuruma verilmesine, bakiye 20.298,29 TL kurum alacağının ise 29.04.2009 onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’dan alınıp davacı kuruma verilmesine, Islah tarihi itibariyle üçüncü kişi konumunda bulunan … ve … yönünden zaman aşımı oluştuğu anlaşıldığından, zaman aşımı defi sebebiyle ıslah edilen miktarlar bakımından … ve … aleyhine açılan davanın reddine, şeklinde karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı1.Mahkeme kararına karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.2.Dairemizin 25.05.2017 tarihli ve 2015/9494 E. 2017/4475 K. sayılı ilamında; ceza dosyasının sonucunun bekletilmesi, zamanaşımının ve 506 sayılı Kanun’un 26/2 inci Maddesi yönünden irdelenmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili ve davalılar … ve … vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı kurum vekili: kusur ve zamanaşımı yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı … Beledeyi Başkanlığı;idare mahkemelerinde açılan davalarda … Büyükşehir Belediyesinin doğrudan denetleme yapmasının söz konusu olmadığından, belde sınırları içerisinde bu görev ve yetkinin ilçe belediye başkanlıklarına ait olduğundan müvekkili belediyenin olayda doğrudan ve kabul edilebilir bir hizmet kusuru bulunmadığı sonucuna varıldığını, kusursuz olduklarını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı … Beledeyi Başkanlığı vekili; zaman aşımına uğradığını, kurum sigortalısının ölümüne neden olan iş kazasının meydana gelmesinde dava dışı …’ın kusurlu olduğunu, müvekkili Zeytinburnu Belediye Başkanlığına yüklenebilecek kusur ve sorumluluğun bulunmadığını beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.2. İlgili HukukDavanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun’un 9,10 ve 26 ıncı maddeleri3. Değerlendirme1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri kanunu maddelerinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen ilk derece mahkemesi kararı bozmaya uygun olduğu, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı Kurum vekili ve davalılar … ve … vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı Kurum vekili ve davalılar … ve … vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.