Yargıtay Kararları
Yargıtay, 5728 Sayılı Kanun'un 562. maddesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ceza sınırının iki yıla çıkarılması ve şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılmasını göz önünde bulundurarak, mahkemece değerlendirme yapılması gerektiğine karar vermiştir.
Yargıtay Kararları
Davacı, 22.09.2014 tarihinde temyiz dilekçesiyle davadan feragat ettiğini belirtmiş, bu nedenle mahkemece hükmün bozulmasına ve temyiz harcının iadesine karar verilmiştir.
Yargıtay Kararları
Yargıtay, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkum edilen sanık hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile ilgili zorunluluğun dikkate alınmadığı gerekçesiyle kararı bozmuştur.
Hukuk Muhakemesi ve Usul
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 295. maddesi, hüküm verilme sürecinin nasıl işleyeceğini düzenler. Bu madde, hükmün gizli müzakere edilmesi ve alenen tefhim olunmasını şart koşar. Yargı süreçlerinde, hüküm verilirken adaletin sağlanması, tarafların haklarının korunması ve hukuki süreçlerin şeffaf bir şekilde işlemesi büyük önem taşır.
Yargıtay Kararları
Yargıtay, elektrik hırsızlığı suçuna ilişkin verilen cezanın hükmünün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunu, 5728 sayılı Yasa'nın 562. maddesi gereğince değerlendirmenin zorunlu olduğu sonucuna vararak, yerel mahkeme kararını bozmuştur.
Yargıtay Kararları
Yargıtay, güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyet hükmünde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile ilgili CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasının zorunlu olduğunu belirterek kararı bozmuştur.
Yargıtay Kararları
Sanığın kasten yaralama suçundan verilen cezanın hükmünün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının değerlendirilmesi gerektiğine dair Yargıtay kararıyla, hüküm bozulmuştur.
Yargıtay Kararları
Yargıtay, elektrik hırsızlığı suçuna yönelik verilen cezanın hükmünün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı konusundaki değerlendirmenin zorunlu olduğuna hükmederek, sanığın temyiz itirazlarını kabul etmiş ve ilgili hükmü bozmuştur.
Yargıtay Kararları
Sanığın, başka suçtan tutuklu olduğu halde yargılama sürecinde son oturumda hazır bulundurulmaması nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığına yönelik kararda, CMK'nın 196. maddesine aykırı hareket edilmiştir. Bu durum, hırsızlık suçuna ilişkin verilen hükmün bozulmasını gerektirmiştir.